banner114
banner146

Öldü mü öldürüldü mü?

Trabzonlu Serdar Zihni, 5 yıl önce alkol komasına girerek öldüğü ileri sürülen babası Ahmet Soner Zihni’nin sır ölümünü araştırıyor.

Trabzonlu Serdar Zihni, 5 yıl önce alkol komasına girerek can veren babası Ahmet Soner Zihni’nin şüpheli ölümünün aydınlatılması için hukuk savaşı veriyor. Çelişkili ifadeler yüzünden şüpheye düşen Serdar Zihni, vefatın üzerinden 1.5 yıl sonra Vakfıkebir Adliyesine suç duyurusunda bulundu ancak 1 ay sonra takipsizlik kararı çıktı. Babası komadayken miras davası açıldığını ve babasının maaşının başkaları tarafından çekildiğini öğrenen Serdar Zihni ise ikinci kez hukuk mücadelesi başlattı.

5 yılı aşkın bir süredir şüphe içinde yaşadıklarını anlatan Serdar Zihni, “Babam Ahmet Soner Zihni’yi biz İstanbul’dayken arkadaş ortamında başka bir mahallede içki içerken bizim eve götürmüşler. Söylediklerini aktarıyorum. Kesin olarak bilmiyorum. 2 Şubat 2016’da gündüz saat 10.00’da doğru komaya düşüyor.112 Acil Sağlık ekipleri geldiği zaman bilinci kapalıymış. O şekilde alıp hastaneye götürüyorlar. Önce Vakfıkebir Devlet Hastanesine daha sonra Fatih Devlet Hastanesine sevk ediyorlar. 45 gün yoğun bakımda kaldı. 24 Mart 2016’da yaşamını yitirdi. Biz o dönem İstanbul’da ablamın doğumu için bulunmaktaydık. Babam yoğun bakıma düştüğünde 1 hafta boyunca bize bir şey demediler. Amcamlar, yengemler bir şey söylemedi. Annemin mahalleden arkadaşı telefon açarak haber verdi. Bunun üzerine o dönem Trabzon’a döndük. Amcalarım bize duvar oldular. Ben sağdan soldan ne öğrenmeye çalıştıysam onlar var elimde bilgi olarak. 4-5 kişi aynı masada içmişler. İçki içinler arasında da tek babam fenalaşmış. Ölümden ilk önce benden uzak durmaya çalışan kişilerin hal ve tavırlarından şüphelendim. Çelişkili söylemlerden şüphelenmeye başladım. Kimisi çarşıda, kimisi mahallede, kimisi evde içki içtiğini söyledi. Bir türlü bu adamın nerde içki içtiğini doğru dürüst söyleyen olmadı. Cenazede bile bize saldırdılar, bizi darp ettiler.  20 yaşındaki kız kardeşimin çenesini patlatan sabıkalı bir kişi var onlarda. Üvey amcam olur. Kardeşimin çenesine 4 dikiş atıldı. Cenazede ahlar vahlar ederek konuyu farklı bir yere getirmeye çalıştı halam. Karşılık göremeyince de onun küçük kızı ‘Nerede?’ diye hedef göstermeye başladı. Kızı cenazenin başında ı görünce de tokat attı.  Üvey amcam erkek adama vurur gibi vurdu. Öyle de kavga başladı. Ben kurtarmaya çalışırken, karşı karşıya geldim. Mücadele ettim. Mahkemede haksız görüldük. Davada Skolyoz hastası kardeşim güya sandalye kaldırıp amcamın başına vurmuş. Birincisi böyle bir adam başına vurdurmaz, ikincisi kardeşim enseden bele kadar platin takılı. Ani hareket yapamıyor. Bir de sandalyeyi kaldırıp vuracak. Olay yerinde sandalye bile yoktu. Yersiz ifadelerle kendilerini kurtarmaya çalıştılar, mahkemede onları ölümlü gördü.” ifadelerini kullandı.

ADLİ TIP’A GİTSEYDİ BABAMIN ÖLDÜRÜLDÜĞÜ KESİNLİKLE  ORTAYA ÇIKACAKTI

Babalarının ölümünden neden akrabalarını sorumlu tuttuğunu da anlatan Serdar Zihni, “Babamla amcam, babaannem, üvey kardeşleri anlaşamazdı. Yer yer ağız dalaşı ederlerdi. Babam öldüğü zamanda amcamla konuşmuyorlardı. Toprak husumeti babaannemden kaynaklanıyordu. Bizden alıp üvey çocuklarına verecekmiş. Bir de babamın amcasının çocukları babamı istemiyordu. Zaten onlarla beraber içki içerken oldu bu olay. Orada gizli bir azmettirici var. Bir kız davası atmışlar ortaya. Babama kız yapmaya çalışıyorlar. Evli babamı birkaç defa evlendirmeye çalıştılar, olmadı. Annem hiçbir zaman boşanmadı. Adama ‘O senin kızın kız mı?’ demişler içki masasında. Oradan herhalde işi yıktılar babama. Babama azmettirdiler. Amcamda aralarındaydı çünkü ölüm belgesini alırken, ben de oradaydım bana bir şey soran olmadı. Cenazenin Adli Tıp’a yönlendirilmesini engellediler diye düşünüyorum. Adli Tıp’a gitseydi babamın öldürüldüğü kesinlikle ortaya çıkacaktı, diye düşünüyorum.  Cenazeden 1.5-2 yıl sonra savcılığa bir dilekçe verdim. Savcı pek de olumlu bakmadı. ‘Bu bulunamaz. Nasıl bulacağız’ dedi. Kendimce öneriler sıraladım. Savcım bir ay sonra bana takipsizlik gönderdi. Araştırmaya devam ettim. Adli Tıp’a gittim. Karakola gittim. Mahalle halkından da bilgi almaya başladım. Zaman geçtikçe milletin çenesi açılmaya başladı. İkinci bir dilekçeyle yeniden olayın soruşturulmasını istedim. 1.5 yıldır bekliyorum. Yine olayları anlattım ve bu sefer ilaveten hastaneden şikayetçi oldum. Kim ne derse desin hastane, kendi belirlemedikten sonra cenazeyi teslim etmemek zorundaydı. Çünkü masada olan bir şey. Amcam yalan söyleyebilir veya oğlu olarak ben yalan söyleyebilirim. Kendi tetkiklerini yaptırıp prosedürü uygulayıp cenazeyi öyle teslim etmek zorundaydılar. Cenazeyi Adli Tıp’a göndermediler. Hastaneden de şikayetçi oldum. Dosya şu anda açık durumda beklemede. Benim bildiğim 4 kişi var içki masasında. Lütfü Z., vefat etti. Sezai Z., Birol K., Sedat Z. ve Oktay Z.’den şikayetçi oldum.” diye konuştu.

SUÇLULARIN ORTAYA  ÇIKARILMASINI İSTİYORUM

Babasının mezarının açılmasını istediğini kaydeden Serdar Zihni, “Biz İstanbul’dan Trabzon’a döndüğümüzde babamın çeşitli kartları vardı ama hangisi maaş kartlarıydı bilmiyorduk. Ben cenazeyi defettikten sonra anneme babamın içerde biraz maaşı olduğunu söyledim. Alalım dedim. Bankaya gittiğimizde ‘Dün çekmişsiniz’ dediler. Biz bir şey çekmedik dedik. Öldükten, defnedildikten sonra maaş çekilmiş. Biz şikayetçi olduk. Parayı çeken de Birol K. Birol K. ile birlikte Oktay Z. Varmış bunu da saklıyorlar bizden.  Ben babamın mezarının açılmasını, ölüm sebebinin ortaya çıkarılmasını, suçlularının ortaya çıkarılmasını ve misliyle cezalandırılmasını istiyorum. Babam ölmeden daha komadayken miras davası açtılar.  Bu dava da Yargıtay’da. Soruşturma başlatılsa bu işin ortaya çıkacağını düşünüyorum.”  seklinde konuştu.

Haber:Songül MAZLUM

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.