banner114
banner146

Trabzon turizminin kendisiyle sınavı olduğunu söyleyebiliriz. Bir diğer ifadeyle “Trabzon, turizm sınavı veriyor” diyebiliriz. Trabzon’da Arap turizmine karşı oluşan ciddi bir tepki var. Tepkinin altyapısını her ne kadar bazı esnafların kendi halkına karşı şımarık tutumu beslese de biz özünde ırkçı bir yaklaşım olduğunu düşünüyoruz. Irkçı yaklaşımı siyasi olarak yorumluyoruz. İddia ediyor ve diyoruz ki hani bizim Batı hayranlığımız var ya!.. İngiliz ya da Almanlar olsa bu tepki oluşmazdı. “Hiç kimse onlara pis diyemezdi. Zira bugün Araplara ‘Pis Araplar’ diyenlerin medeniyet dağarcığında Avrupalı yatar.” Bu çerçeveyi oluşturduktan sonra şimdi yeni gelişmeye geçelim.

Dün İYİ Parti Trabzon teşkilatının basın toplantısına katıldık. Milletvekili Hüseyin Örs ve İl Başkanı Azmi Kuvvetli birlikte basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısının son bölümünde gerek Milletvekili Örs ve gerekse İl Başkanı Kuvvetli tartışılan Arap turizmine değindi. Her ikisi de topu Vali ve Belediye Başkanlarına atarak “Bu noktada şehrimizin idarecileri, siyasi parti temsilcileri ve STK’lar sorumluluk alarak ortak bir biçimde bu sorunun üzerine gitmelidir” dediler. Kendilerine şu soruyu yönelttik. “Hem Milletvekili hem İl Başkanı olarak yetkili makamlara çağrı yapıyorsunuz. Doğrudan sorumluluk alıp yönetim kurulu olarak Arap turistlere gül ya da çikolata dağıtarak Arap düşmanlığına karşı parti olarak siz tepki koyamaz mısınız? Yani Vali ve Belediye Başkanından beklemeden bu söyleminizi eyleme geçiremez misiniz?” Gerek Milletvekili Örs gerekse İl Başkanı Kuvvetli bu konuda hassasiyetlerini ortaya koyduklarını belirterek topu yine Vali ve Belediye Başkanlarına attı. “Öncülüğünü Vali ve Belediye Başkanı yapmalı” dediler. “Onlar sorumluluklarını yerine getirirlerse biz de üzerimize düşeni yaparız” cevabını verdiler.

Günebakış olarak bu cevaptan tatmin olmadık. Üsteledik. “Neden hep belediye Başkanı ve Vali’den bekliyorsunuz. Siz kendi sorumluluğunuz çerçevesinde sokağa çıkıp misafir dediğiniz turistlere gül veya çikolata dağıtabilirsiniz” dedik. Bu yaklaşımımıza şu cevabı verdiler. İl Başkanı Kuvvetli, “Biz bunu yaparız. Ben akşam Ankara’ya gideceğim. Perşembe günü döneceğim. Muhtemelen bunu yaparız. En azından diğer siyasi partilere de devleti yönetenlere de örnek olur.” Milletvekili Örs, “Şehirdeki tüm bileşenler ortak bir açıklama da yapılabilir. Bu çok önemli. Buradaki tüm il başkanları, belediye başkanı, vali bir araya gelerek böyle bir organizasyon yapabilir. Bu noktada halkımıza ortak fikirde olduğumuzun mesajı verilebilir. Dün sıra mağazalarda esnafı ziyaret ettik. Hepsi sosyal medya da yapılan paylaşımlardan rahatsız olduğunu söyledi. O twiti atan arkadaş sosyal medyada açıklama yapmış. Ben sanatçıyım, mizah yaptım diyor. Aslında o da kötü niyeti olmadığını ifade etti. Onun üzerinden bir algı yapılmaya çalışıldı. Trabzon’la ilgili birtakım algılar yapılıyor. Büyümesi, gelişmesinin önüne geçilmesi ile ilgili algılar var. Buna karşı hepimizin aynı ortak dille cevap vermesi gerekir” dedi.

Karşılıklı bu diyalogun sonunda, bu ısrarımızdan rahatsız olan bir partili bizi Arap seviciliğiyle itham etti. Trabzon’un çıkarları için turizmi savunmak bir anda Arap seviciliğe dönüştü. Aslında galiba bu gül veya çikolata dağıtma işine İYİ Parti önce kendi partisinden başlamalıydı. İl Başkanı Kuvvetli’ye dönerek şunları söyledik. “Sayın Başkan, neden özellikle İYİ Parti’nin sokağa çıkarak Arap turistlere gül veya çikolata dağıtması konusunda ısrarcı olduğumuzu şimdi daha iyi anladınız mı?”

****

Gelelim son bölüme… Bize göre İYİ Parti teşkilatı AK Parti Ortahisar İlçe Teşkilatının yaptığının bir benzerini çok kolay yapamaz. Kuvvetli’nin ilkesel duruşu bunu gerçekleştirebilir mi şüpheliyiz. Zira kendi tabanından bile tepki alabilir. Çünkü Arap turistlere karşı duruş Trabzon’da siyasallaştı. Yüzde50 civarında bir kitle kendilerince farklı sebepler göstererek tepkilerini siyasallaştırdı. Arap turistleri dövmeyi (sözle ve eleştiriyle) Recep Tayyip Erdoğan’ı dövmek olarak yorumluyorlar. Tepkinin kaynağında bu yatıyor. Geri kalan bahanelerin hepsi bu gerçeğe kuyrukçuluk yapıyor. Bu kanaatimizi net olarak paylaştıktan sonra şu soruya cevap arayabiliriz; Madem öyle! İYİ Parti ve CHP Trabzon teşkilatları toplu bir basın toplantısında ortak tepkinin içinde olsalar, karşı duruş içindeolanlar etkilenmez mi? Cevap; “Hayır etkilenmeyecektir.” Ta ki sokağa çıkıp Arap turistlerle el sıkışana kadar. hem Trabzon’u hem Türkiye’yi hem de Arap alemini ancak böyle bir tablo etkileyebilir. Siyasi karşı duruşu siyasiler yıkabilir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.