banner114
banner146
banner122

Güzide şehir Gümüşhane neden hep hak etmediklerini yaşıyor ve hak etmeyenleri içinde barındırıyor.
Oturup dışarıdan seyrettiğinizde içinde öyle çok yorucu, boş ve çıkarcı işler oluyor ki.
Oysa bunların hiç birini hak etmiyor. Tarihi dokusu öyle hoyrat kullanılmış ki. Bir o kadar da hala
yardım bekleyen ve mini bir dokunuş ile ihtişamı gel diyecek yapıtları var.
Fakat kimse önce tarih demiyor herkes önce çıkarım dediği ve hiç çekinmeden önce çıkarını
önemsediği bir şehir. Siz kalkıp uyarırsanız bu sefer de önce seni bölüp parçalayıp sindirirler. Sonra
yine bildiklerini okurlar.
Kendi insanı da dışarıdan ekmeği için gelenide aynı düşünce yapısında. Aradan birileri güzel bir iş
yapmış olsa beğenilse dahi önce eleştirilir sonra didiklenir ve mutlaka kopyalama yapılır.
Çaktırmadan, bu sefer de çaktırmadan sadece görsel kopyalanır ise sonuç alakasız ve temelsiz kalır.
Bu memlekette öncelikle yapılması gereken, doğası ve tarihi bilinçli ve projeli bir şekilde koruma ve
düzenlenmeye alınmalı. Sonra ise kalkınması için esnaf-halk barışı sağlanmalı. Herkes çalıştığı
kurumu, sektörü övmeden haklı çıkarmaya çalışmadan doğruları söylemeli. Bu doğrular ile de
yarınlara adım atılmalı.
Ayakta durmak için canhıraş çabalayan birkaç sektör, şirket ve birey ile koca tarih ayakta duramaz.
Her şey devletten beklenmez, yine her şey bireyden de beklenmez. Gereken ne varsa yapılmalı
mutlaka uzun vadeli projeler hazırlanmalı.
Yapılacaklar mutlaka bir komisyon gözetiminde olmalı. Bu komisyonda ise kesinlikle halk, esnaf,
memur ve yatırımcı komisyonlarından temsilciler ile yapılmalı. Eğer böyle olmaz ise mutlaka yine
birilerine altın tepsilerde sunumlar yapılacaktır.
Karaca mağarası, krom vadisi, eski şehir ve bunun gibi neredeyse her köyde tarih ve doğa koruma
altına alınmalı fakat koruma altına almak demek kimse girmesin, kimse çivi çakmasın demek değildir.
Çünkü şehrin bir o kadarda ekonomik kalkınmaya ihtiyacı var.
Bu sebeple kesinlikle seminer ve eğitimler ile halk, esnaf, memur, yatırımcı bilinçlendirilip proje ve
düşüncelerde bire bir olmalı.
Bu gün bu şehrin geleceği için uyanmaz ya da uyandık gibi yaparak uyduruk işler ile zamanı harcar
isek yarın kayıp şehir olarak anılacak bir şehrimiz olacak.
Her dağın tepesinde, her yolun kenarında, her köyün yamacında tarih ve doğa ağlamakta. Birileri de
farkında olup güle oynaya çaktırmadan yada belli güçlerin inisiyatifinde saklı kalıp diledikleri gibi
bilinçsiz yada bilinçli şehri daha çok ağlatmakta.
Ülkemizde hiçbir şehir diğer şehir sınırlarına kopyalanıp yapıştırılamaz. Her şehrin kendine özgü
doğası, insanı, dünü ve yarını vardır. Bir o kadar da maddi gelir kaynakları beklemektedir.
Şehre göre kalkınma ve yapılanma yapılırsa çok değil en fazla on yıllık bir süre sonrasında altın şehir
olarak anılacak bir şehirdir Gümüşhane.
Tarihi, doğası ve madenleri ile ekonomik, turistik ve bir o kadar da maden şehri olacaktır. Kendi
yatırımcısı daha çok artacak belki de dışarıdan yatırımcı daha az gelecektir. Belki de bütün
üretimlerini iç piyasa yanında dış piyasalara da ulaştıracaktır.

Fakat öncelikle toplumsal eğitim şart. Tarih nasıl korunur, tarih ve doğa nasıl yok olmadan maden
üretimi yapılır. Bunlar mutlaka araştırıp incelenmeli ve şehre en uygun olan yöntemler seçilmelidir.
Halk öncelikle koruyarak sonra da çalışarak nasıl kazanılır ve nasıl katkıda bulunulur bilincine varmalı.
Bizim oradan geçiyorsun, penceren bizim tarafa bakıyor diye koruma adına, buradayız demek adına
kimse kimseyi hesaba çekmemeli. Yerli, yabancı, esnaf ve yatırımcı aynı dili konuşabilmeli. Bu
memleket bizim. Nüfus kağıdımızda hangi il, ilçe yazarsa yazsın mutlaka bu şehri kazanmalıyız.
Bu aksamalar, siyasi güçler sebebi ile kendi içindeki yarıştan kurtarılmalı ve altın şehir Gümüşhane
adına yakışır konuma varmalıdır.
Sevgi, saygı ve sağlık ile güzel ülkemizde güzel şehirlerin geleceği adına selamlar….

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.