banner114

Ulan bu nasıl kafa?

Ulan bu neyin kafasıdır?

Yemin billah akıl tutulması yaşıyoruz!

Devlet erkanı başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere koronavirüs salgınından dolayı adeta yalvarırcasına! “Aman evlerinizden çıkmayın“ diyorlar..

Bu feryat figanı!

Dinleyen kim?

Kimler dinler?

Nasıl bir milletiz?

Neyin kafası yaşanıyor?

Önceki gün ihtiyaçtan dolayı, Meydan tarafına geçtim.

Oooooo ne göreyim?

Sanki koronavirüs bizim memlekete uğramamış?

Sanki bu salgın hastalıkla bizim ülke dahil, bütün dünya uğraşmıyor?

Bu kadar vurdumduymazlık olur mu arkadaş.

Hadi kendinizi düşünmüyorsunuz! Soruyorum size evdeki çoluk-çocuğunuzun suçu ne?

Ne bileyim ki ülkemiz bu kafalar sayesinde bu virüs sorununu az bir hasarla geçirir.

ALLAH SONUMUZU HAYREDER İNŞALLAH…

NEDİR BU VURDUM DUYMAZLIK?

Bilim insanları.

İlim adamları…

İşin profesörü olanlar.

Hepsi topyekü diyor ki, “Koronavirüs salgını en çok yaşlı kesimi vuruyor”

Ve yaş olarak da, ”60 yaş ve üstündeki yaşlar” diye de uyarı yapıyorlar.

Abi Atatürk Alanı Meydanı şurada.

Gidin bakın caddelerde parklarda kimler cirit atıyor?

Allaha aşkına bu yaşlı insanlarımıza ne oluyor?

Hadi bunlar işin vahametinin farkında değiller.

Yahu be yaşı kemale eren insanlarımızın yanında, onları uyaracak, onların dışarı çıkmasını engelleyecek, çevrelerinde bir Allah’ın kulu da mı yok?

Nasıl bir vurdumduymazlıktır bu?

UMUTLU DEĞİLİM AMA

Ben şahsen gördüğüm bu manzaralar karşısında bu salgının çok kolay atlatılacağından pek de umutlu değilim!

Nasıl umutlu olayım ki?

Bilinçli ve virüsün vahametini anlayıp. evlerinde oturan insanları tenzih ediyorum.

Bu kadar cahil bir toplulukla biz bu salgını nasıl yenelim?

Bu salgından nasıl kaçınıp korunalım?

Sokak ve caddelerde gezen, dolaşan insanları görünce eyvah ki ne eyvah dememek mümkün mü?

Diyeceksiniz ki bu işin üstesinden nasıl gelinmeli?

Ben de size diyeceğim ki ”Tek çözüm sokağa çıkma yasağının uygulanmasıdır”

Bakınız ki yetersizliği yüzünden az test yapılıyordu.

Şimdi  ise devletimiz kit yetersizliğini aşıp, daha çok testin yapılmasını sağladı.

İnsanlara test yapılınca. virüse yakalanan insanların sayısı her gecen gün kat be kart artıyor.

Daha da artacağı görülüyor.

Buna mukabil ölümler de başladı.

O nedenle diyorum ki salgını kontrol altına almak için “sokağa çıkma yasağı” konulmalıdır.

Kiminle konuşuyorsam da, herkesin beklentisi bu doğrultuda.

Salgını önleyen ülkeler bu tip radikal kararalar alarak bunun önüne geçtiler.

Aksi takdirde, insanlarımızı evlerde tutmak inanın çok zor olacak.

KÜÇÜK BİR HESAP YAPIN

Yurt dışından buna umreden gelenleri de dahil edersek 377 bin civarında vatandaşımız geldi.

Soruyorum;  bunların kaçı karantinada.

Soruyorum; bunların kaçına test yapıldı.

Soruyorum; bunların kaçı kontrol altında ?

Rakamları verip soruları neden sordum biliyor musunuz?

Olayın vahametinin boyutunun şöyle küçük bir hesapla nereye gelebileceğini görün ve anlayın diye.

Evet arkadaşlar tablo bu kadar vahim gibi gözüküyor.

Diyorum ki. devlet erkanın isteklerine ve söylediklerine mutlaka itibar edin.

Çünkü bunun başka bir yolu yok.

ŞEFFAF YÖNETİLDİĞİNE İNANMAK İSTİYORUZ

Yaşanan bu korkunç süreci mutlaka şeffaf yürütmeliyiz.

Trabzon’da vaka var dendi.

Yetkili kişiler ‘Bu söylenenlere itibar etmeyiniz’ diyerek haberi çok çabuk yalanladılar.

Şu an gelinen noktaya bakıyoruz.

Vakfıkebir İlçemizde  koronavirüsü taşıyan Fransa’dan gelen bir vatandaşımız olduğu söylentileri var.

Fransa’dan gelen bu vatandaşımızın yakınlarının karantinaya alındığı da yapılan söylentiler içerisinde.

Ayrıca Of ilçemizde umreden gelen bir vatandaşımız da  koronovirüsü taşıdığı bu nedenle garanti altına alındığı bilgisi de dilden dile dolaşıyor.

Bir vatandaşımızın da hayatını kaybettiği belirtiliyor.

Ne var ki bu kadar söylentilere karşın, yetkililer hala ‘Bir vaka yok’ diyorsa.

Bizlerin yapacak olduğu bir şey yok.

Ha vaka var da yetkiler bunu saklıyorsa da buna diyeceğimiz çok şeyler olur.

Ben yine de yetkili kişilerin bu süreci şeffaf bir şekilde yürüttüklerine inanmak istiyorum.

Çünkü bu işin gizliliği-mizliliği asla olamaz.

Sonuçta ortada hepimizi ilgilendiren sağlık sorunumuz daha doğrusu yaşam sorunumuz var.

AYIP YAHU!

Ne yapılacaktı?

Veya sizse göre ne yapılmalıydı?

Aslında yapılması düşünenler sizler için sadece siyasi malzeme olacağını da biliyoruz.

Virüs salgını din, ırk. millet, bayrak, vatan hiçbir şey gözetmeden insanlığı tehdit altına almış.

Bu tehdide ülkemiz insanı da şu sıralar karşı koymaya çalışıyor.

O nedenle bir dizi radikal önlemler alıyor devletimiz.

Bu önlemler arasında en çok tartışmaya açık olan ibadethanelerimiz de vardı.

Sonunda camilerin salgının önüne geçmek için kapatılmasına karar verldi.

Doğrusu da yapıldı.

‘Vay efendim siz misiniz camileri kapatan’ diyerek iktidara din üzerinden bel altı vurmaya çalışıyor bazı aklını yitiren ahmaklar.

Ayıptır. yazıktır, günahtır ya!

Bari şu süreçte dinimiz üzerinden siyaset yapmayı bırakın.

İnanın Allah çarpacak sizi.

Tabi inancınız varsa!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.