banner114

Belli ki süreç Newton ile vedalaşmaya gidiyor.

Veda bu hafta da olabilir.

Fenerbahçe maçından sonra da olabilir.

Peki Newton giderse!

Newton ile vedalaşılırsa!

Newton gönderilir ise!

Yerine kim gelebilir?

Yâda kim getirilir?

Sezon başı olsaydı, hatta o zaman teknik direktörlükte ismi geçenler arasında işi bitti, anlaşıldı her şartta diye de söylenildi. Evet Abdullah Avcı’ydı anlaşılan isim, o olurdu derdim. Olması için o dönemlerde de destek vermiştim.

Ha bugün…

Ha bu saatten sonra…

Trabzonspor’a getirilecek teknik adam için benim favorim Mustafa Akçay’dır.

Plase ise Fatih Tekke’dir.

Neden Mustafa Akçay’dır?

Akçay’ın teknik direktörlük kariyerine bakın, iki dönemdir Trabzonspor’un başına getirilen teknik adamların hepsinden daha kariyerli olduğunu görürsünüz.

Sonra Trabzonspor’un A’dan Z’ye kadar içini ve dışını, her şeyini bilen bir teknik adamdır.

Camianın içindendir.

Camianın ne istediğini bilen birisidir.

Başarıya aç bir teknik direktör.

Altyapıcıdır.

Gençlere önem verir.

Trabzonspor ruhu taşır.

Heyecanlı, istekli ve arzuludur.

Mücadele ve savaşmayı seven bir yapısı vardır.

Peki, bir teknik adamda daha ne aranır ki?

Akçay’da tek sorun şudur?

Trabzonspor’dan ayrılığı kendisinde önemli sendromlar yaratmıştı!

O dönemlerde “Bundan sonra Trabzonspor’da çalışırsam, sadece alt yapıda görev yaparım “demişti.

Elbette hocanın fikrine, zikrine ve aldığı karar saygı duymak gerekir.

Ancak bu sorun da hoca dahil hepimizin.

O nedenle diyorum Mustafa Akçay ikna edilip, Trabzonspor’un başına getirilmedir.

Son söz, kanayan yaraya mehlem ancak Akçay olur diyorum.

TIRNAKLARIYLA KAZIYARAK GELDİ

Eğer ki Akçay olmayacaksa.

Eğer ki Akçay ikna edilmeyecekse.

Eğer ki Akçaya karşı çıkılıyorsa (Neden karşı çıkıldığının gerekçeleri ortaya konmalıdır)

Tabi ki Fatih Tekke’nin kapısı çalınmalıdır.

Şu an camianın elinde Trabzon menşeyli iki tane teknik adam var.

Mutlaka diğer teknik adamlarımızda bu görev için bilgi donanımlıdır ama ben Trabzonspor’u bu süreçte çalıştırmaya fikren de olsa, ruhen de olsa Akçay ve Tekke’yi uygun görüyorum.

Fatih Tekke, teknik adamlık kariyerine tepeden inme başlamadı.

Teknik adamlık konusunda, Bugünkü geldiği kariyerine, tırnaklarıyla kazıya kazıya, üstüne koya koya gelmiştir.

Trabzonspor’u da çalıştırmak her Trabzonlu ve Trabzonsporlu gibi dibine kadar hakkıdır.

Verilecek sorumluğu taşıyacak ve temsil edecek kıvamdadır.

Zira Türk futbolundaki ismi ve cismini, bilgi ve becerisiyle birleştirip harmanladığında, uzun yıllar Trabzonspor’a hizmet edecek bir noktaya da gelmiş olacaktır.

Yeter ki kendisine bu şans ve bu sorumluluk verilsin.

DEMİŞTİK AMA!

Newton ile olmayacağını!

Newton ile yürümeyeceğini!

Taaaaa ismi açıklandığında yazıp- çizip söylemiştik.

Nitekim de dediğimiz gibi oldu!

Olmadı, yapamadı…

Demiştik ki, Newton bu kadar iyi bir teknik adam ise!

Demiştik ki, Newton bu işi yemiş yutmuş ise!

Demiştik ki, Newton başarılı ise!

Demiştik ki, Newton sahayı ve saha dışını bu kadar iyi okuyup yönetebiliyor ise!

Demiştik ki, Newton kariyerli biri ise!

Evet demiştik ki, şampiyonluğa giden o yolda.

Evet demiştik ki, şampiyonluğun kapıdan içeriye girmesi an meselesi iken!

Evet demiştik ki, takım şampiyonluk havasına girmişken!

Evet demiştik ki, Hüseyin hocanın bu işin üstesinden gelemeyeceği anlaşılmışken!

Evet demiştik ki, Hüseyin hocanın psikolojik olarak yükü kaldıramayacağı  biliniyorken!

Neden evet neden Newton takımın içerisindeyken, ‘Gel şu takımın başına sen geç’ denmedi?

Öyle ya altı-yedi maç sonra takım kendisine emanet edildi!

Neden edildi?

Newton’un kendisine güvenildiği için!

Newton’un bu işin üstesinden geleceğine inanıldığı için!

Newton ile başarı yakalanacağı kaçınılmaz olduğu için!

Gelinen nokta mı!

Hepsi hayal ve masalmış!

Bu hikâyeyi şöyle sonlandırayım.

Adamın biri, hastalanmış.

Çocuklarına hastayım dese de, adam hastalığına çocuklarını bir türlü inandıramıyormuş.

Adam hastayım dedikçe, çocukları her defasında babalarına ‘Bir şeyin yok’ demişler.

Gel zaman, git zaman derken adam ölür.

Sonrasında, çocukları babalarını eşyalarını karıştırırken, pantolonunun cebinde bir kâğıt parçası bulurlar.

Kâğıtta ne yazıyordu biliyor musunuz?

Hastayım hastayım dedim inanmadınız?

Şimdi ne oldu?

Ya, bizlerde Newton ile bu iş olmaz dedik ama dinletemedik.

Ya, şimdi ne oldu?

YAKALAMIŞSIN O FORMAYI

İnanın Trabzonspor’u seyrederken isyan edesimiz geliyor!

Arkadaşa bu formaya kavuşmak, bu formayı giymek bu kadar kolay mı?

Hadi kolay olsun!

Bu formayı taşımak, taşıya bilmek bu kadar kolay olmasa gerek!

Çok değil, azıcık önceki dönemlere gidiyorum, şöyle bir bakıveriyorum, bu formayı giymek için neler neler yapardı o dönemin futbolcuları, neredeyse ağızlarından havada kuş kapacak durumla gelirlerdi.

Yine de o formayı giymek onlar için zor ve güçtü.

Bugün ise, bizim yerlinin yerlisi beyzade oyuncularımız, hiç zahmet etmeden, hiç mücadele etmeden, hiç eziyet çekmeden, hiç gam-keder gütmeden, hiç soğuk yiyip çamur yutmadan, hiç para-pul sıkıntısı çekmeden, hiç uykusuz geceler geçirmeden, hiç psikolojileri bozulup futbolu bırakma kararı almadan, o anlı-şanlı formayı giyme nailine erişebiliyorlar!

Helal onlara!

Hemi de ne helal?

Aynı Adanalı Celal gibi helal…

Yazıklar olsun onlara.

Sanki maça değil de, defile şölenine çıkıyorlar!

Saçlar-başlar o biçim.

Bıyık ve sakalı yazmaya gerek yok.

Kollarında bandajlar.

Konçlarında fiyonklar.

Vay babam vay…

Dedim ya bu formayı giymek bu kadar mı ucuz?

Bu formayı giymek bu kadar mı kolay?

O formayı yakalamışsın be çocuk!

O formayı sırtına giymişsin be çocuk!

Oynasana…

Belinden tutup çeken birisimi var?

Ayağına dolanan kim var?

Yazık koskoca Trabzonspor ne hale gelmiş?

ADI ABDÜŞ!

Her geçen gün kötüye gidiyor!

Ne dersek diyelim!

Ne yazarsak yazalım olmuyor!

Olacak gibi de değil.

Belki de Abdulkadir Ömür “Siz ne yazarsanız yazın, siz ne derseniz deyin, ben gomişim o havalara” diyordur hepimize.

Olabilir de.

Diyebilir de.

Çünkü adı Abdüş!

Oynasa da, oynamasa da, nasıl olsa Şenol hoca kendisini ödüllendirip Milli Takıma alıyor!

Daha dün, bizim ulemalar ne diyordu?

“Şenol hoca bu Abdüş’ü nasıl oynatmazsın”

La siz dua edin ki Şenol hoca, saha da hayalet filiminde oynayan artisti aratmayan Abdüş’ünüzü Milli Takıma alıp onu ödüllendiriyor.

Zira zaten sıkıntı da bu yüzden yaşanıyor, bana göre.

Abi ne cilası kullanacaksanız kullanın?

Ne boyası vuracaksanız vurun?

Yeter ki solmaya yüz tutan Abdüş’ü parlatın!

Tabi ki sonunda bir yere pazarlayıp satın!

Yoksa mı?.. Abdüş için gelecek hızlı tren ahan geldi geçecek!

Sonra mı Ali Savaş’ın vagonuna kalırsınız ki, Ali Savaş’ın vagonunun da nereye gideceği meçhul dur!

EFKAR BASTI!

Bir takım bu kadar mı kişiliksiz oynar?

Bir takım hatlar arası bu kadar mı kopuk oynar?

Bir takımda kazanmak için istek, arzu olmaz mı?

Bir takım mücadele etmez mi?

Bir takım rakibini ısırarak oynamaz mı?

Bir takım iki pas yapamaz mı?

Bir takım bir, iki varyasyon yapıp pozisyon üretemez mi?

Bir takım kenarlardan bindirme yapmaz mı?

Bir takım iyi organize olamaz mı?

Hele de zirve yarışında varsan.

Maalesef  Trabzonspor bunları yapamıyor.

Maalesef  Trabzonspor kazanmak için ruhunu ve yüreğini de ortaya koyamıyor?

Yine efkar bastı!

Ah edip inlerim gurbet elinde

Uzaktan göründü benim dağlarım

Yine garip kaldım gurbet elinde

Sevgilimi her gün anar ağlarım

Neyleyim köşkü, neyleyim sarayı

İçinde salınan yar olmayınca

Kimsesiz hem öksüz kaldım bu yerde

Talihim düşürdü beni bu derde

Gözümü kapadı bir kara perde

Evimi yurdumu anar ağlarım

Neyleyim köşkü, neyleyim sarayı

İçinde salınan yar olmayınca

NEYİ EKSİK?

Tamı tamına altı stoper var.

Ne oldu?

Neden bu kadar stoper alındı?

Anlayamadığımız turşu ayı mı geçiyor ki, bu kadar stoper elde tutuldu?

Bakın arkadaşlar, kızarsınız, sayarsınız, söversiniz!

Bu takımda, daha doğrusu bu mevcut kadroda o mevkide Hüseyin Türkmen oynar.

Biriniz çıkın bana söyleyin, stoperdeki şu ismin Hüseyin’den farklı şu özellikleri var.

Gözünüzün yağını seveyim.

Yapmayın etmeyin, gitmeyin.

Kendi uşağımız diye bu çocuğa kıymayın.

Bu çocuk bu takımda oynar.

Ahan Başakşehir maçında yenilen goller, sahada Hüseyin olsaydı goller olur muydu?

Vurun abalıya misali, Hüseyin oynadığında, hele de sonuç kötü oldu mu? İlk vurulacak isim Hüseyin oluyor.

Kendi değerimiz ya, neden oynasın? Çekin paçalarını aşağıya!

GİDİN İZLEYİN!

Stoperden açılmışken oradan devam edeyim.

Pazar günü Yomraspor maçına gittim.

Yomraspor maçına gitmemim nedeni, Yomraspor’da oynayan stoper bir kardeşimizi izlemek içindi.

İyi ki gitmişim.

Çocuğu öyle bir anlattılar bana ki, yahu gidip bir izleyeyim dedim şu çocuğu..

Serde bizde futbolculuk yaşantımızda yıllardır stoper oynadık ya.

Çok olmazsa da azıcık anlarız stoperin etinden, budundan,  dilinden….      

O, 4 numara yani stoper oynayan kardeşimizin fiziği mükemmel, en önemlisi sol ayaklı.

Çabuk ve hava topuna hakim..

Hani top tekniği denir ya, o da iyi…

Kafası ayakta.

Bir stoperde olması gereken her şey var onda…

Onu seyrederken şöyle dedim, ‘Şu çocuğun Trabzonspor’a milyonlarca dolar karşılığı alınan stoperlerden ne eksiği var?’

Vallahi de billahi de yok.

Yeter ki Trabzonspor forması altında özgüveni olsun, hepsinden iyi oynar.

Çocuk orada, kıçınızın dibinde gidin izleyin.

Ya da hocasına sorun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
baba 2 ay önce

sayın yazar on numara yazdın. yöneticiler yazılarını okumuyor her halde. ne yapmak istiyorlar.bir şelyleri galiba gizliyorlar. yazıktır.günahdır. iki şey efendim borç var.efendim hakemler ik side boş bahanelerle yöneticilik yapılmaz. yazınızın yöneticileri okumasını öneririm.

Avatar
Kazım 2 ay önce

Yazınız için teşekkür ederim. Olayları iyi açıklamış sınız. Teknik direktör için Bülent korkmaz olmaz mı. Gs lı, ama dürüst ve yetenekli gibi görünüyor. Mustafa akçay olmaz ise düşünmek gerekir. Avcı iyi tercih olmaz.