banner114

Dedi: Erken seçim gündem de mi? Size göre 2023’e gider mi?

Dedim: Bu konuda Meral Akşener’in yaklaşımını önemsiyoruz. Yani, 2023’e gitmeyecek fikrini…Lakin 2021’de görünmüyor gibi. Muhtemelen 2022’de yapılacak.

Dedi: Neden 2021 değil de 2022 diyorsun?

Dedim: AK Parti içerde zayıflıyor. Ekonomi başta olmak üzere adalet ve diğer sorunlar ciddi anlamda toplumu olumsuz etkiliyor. Eğitim konusu zaten Sayın Cumhurbaşkanı’nın bugün ifade ettiği gibi tam problem… AK Parti eğitim anlamında da başarılı olamadı.

Dedi: Ekonomi, adalet ve eğitim başarısız ise iktidar başarısız demektir. Vatandaş nasıl yorumluyor?

Dedim: İçerde evet… İç bünyede ne yazık ki 18 yılın sonu istenen noktaya ulaşılamadı. Hatta 2010’ların bile gerisine düşüldü. 2011 yılında fert başına GSMH 12 bin dolarlarda iken, bugün 8 bin dolarlara geriledi. Halbuki 2023 yılı için 20 bin dolar hedeflenmişti. Vatandaş rahatsız ama umut kesmedi.

Dedi: Doğru yorumluyorsunuz… AK Parti anketlerde %40’ların üzerinde. Bunu nasıl yorumluyorsunuz?

Dedim: AK Parti Türkiye’yi dönüştürme iddiasıyla geldi. 2010’lu yıllara kadar bu dönüşüm farklı bir çizgide… 2010’lu yıllardan itibaren farklı bir çizgide sürdürüldü. Aradaki 6 yıl kayıp yıllar olarak nitelendirilmeli… Dönüşümüm bugünkü ayağı içerden çok dışardan etkilenince AK Parti adeta yeniden doğdu. Bağımsız dik duruş iç siyasetin önüne geçti.

Dedi: Böyle bir analizle ilk kez karşılaştık. Biraz açar mısınız?

Dedim: 2002-2010 arasında AB çizgisinde ve vesayetin devam ettiği bir süreç yaşandı. Hem askeri vesayet, hem hukuk vesayeti altında ama AB’nin arzuladığı bir dönem yaşandı. Bu dönemin mimarları FETÖ’cülerdi. FETÖ’cüler 2010 yılından itibaren AK Parti iktidarını eski Türkiye’nin askeri ve hukuk vesayetinden kurtarıp tamamen kendi vesayetleri altına alma operasyonuna başladılar. Bunu ABD ve AB çizgisinde sürdürdüler. Bir diğer ifadeyle Siyonist bir çizgide operasyon çektiler.

Dedi: Burasını anlayamadım. İktidarımı devirmek istediler.

Dedim: Hayır. Recep Tayyip Erdoğan’ı… İktidar devam edecek, Tayyip Erdoğan gidecekti. Zira Erdoğan artık kontrol edilemeyen bir noktaya gidiyordu. AB çizgisinden sapıyor ve bağımsız bir çizgiye kayıyordu. İşte 2010-2011’de başlayan bun nekahet dönemi tam 5 yıl sürdü. Önce 2013… Ardından 2015 darbe girişimleri… Türkiye’yi hem ekonomi hem de hukuk anlamında çökertti.

Dedi: 2016’dan sonrası için dönüşümün farklı bir çizgide sürdüğünü söylüyorsunuz. Bunu nasıl izah ediyorsunuz?

Dedim: 2013 yılında Erdoğan, FETÖ darbesiyle hedefin kendisi olduğunu öğrendi. Ne ABD ne AB… Hepsi ihanetin birer parçasıydı. İşte bu noktadan itibaren bağımsız duruşa önem verdi. Türkiye’nin gerçek gücünü keşfetti. Suriye’ye girerek bunu bilfiil gösterdi. Ardından Doğu Akdeniz Libya… Ve şimdi Azerbaycan… Türkiye içerde şaha kalkmış olmasa da dışarda şaha kalkmış ve tam bağımsız bir vizyon çiziyor.

Dedi: Tekrar başa dönersek, 2022’de seçim olsa ne olur?

Dedim: Tayyip Bey ilk turda seçilir. Bu konuda hiçbir tereddüt görmeyenlerdeniz. Hele hele Kuzey Kıbrıs örneğini gördükten sonra… Ancak Cumhur İttifakı parlamentoda çoğunluğu kaybedecekler gibi görünüyor.

Dedi: Bunu neye göre söylüyorsunuz?

Dedim: Erdoğan tartışılmıyor ama aday gösterdikleri tartışılıyor. Hele hele bu Genel Merkez eliyle… Bugün sergiledikleriyle… Kongrelere bakınca bunu rahatlıkla görüyoruz. Yine tepeden inmeci yaklaşımlarıyla parlamento seçimlerinden başarılı çıkma şansları hiç yok.

Devam edecek…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.