banner114

Mevsim son bahar diyor dağları memleketin. Hazan düşmüş yer yer etrafımıza. Kaç yıl oldu hazan yaşıyor gönüller. Hiç böyle olmamıştı geçen zamanda Eylüller.

Hüzünlü ve ürkek bütün yüzleri insanların. Kim öldü, kim hastalandı şimdi, hangimiz ağlayacak yarın. En başta hani dünya dinlenecekti. Doğa dinlenip kendine gelecektin insanlardan uzakta. Sanki eylül hiç gelmeyecekti gönüllere.

  • Ne oldu? Neden ağlıyor insanlar, niçin kaçıyor bir birinden?

  • Ne bu hırs bu yolsuzluk, arsızlık ve tembellik istilası?

  • Kim kime ne ettik ki böyle hırçınlaştı çoluk çocuk alayı birden. Nedir buna neden var mı bir bilen.

Bir kovit vakası daha mı düştü ocaklara. Bir annenin, bir bebeğin mi gönlü yara. Kimsenin omuzu boş değil şimdi, ne dost kaldı, ne yar nede yaren. Herkesin kafasında ayrı ayrı bir dümen. Nasıl gider, nasıl döner bu dümen.

  • Kaç kişi çıkarsız, aldatmadan, hilesiz kazanç sağlamakta?

  • Kim hakkından fazlasına razı gelmez?

  • Kim alın terini döke döke her gün iş başında?

Peki ya birileri otururken evinde, alışmışken hazıra kim alın terini kurutamadan geceyi güne kattı? Ya boşlukları kim dolduruyor. Kim terlemeden makam koltuk arıyor. Terliyor gibi görünüp salıncakta zamanı öldürenler kim.

Hani yenilenecekti dünya hani bitecekti o tembellik, doğacaktı üretime çocuklar. Ne oldu da bir bir kenara kaçıp kolay lokma peşinde şimdi insanlar. Ağlayan kim gülen kim.

Hani o zengin fakir farkı, iş veren iş alan farkı nerede. Dünya hala yerinde de o çalışan, üreten, düşüne insanlar, azimli, arzulu ve hayallerine koşan gençlik nerede.

Bir yanda sağı solu yolan bit koyup bir koyun alanlar. Diğer yanda ise gün ışığını tanımayan, sabahın seheriyle buluşamayan bir nesil bir odaya kapanmış birkaç tuşun ardından ahkam keser dünyaya. Artık yorganın altına girmiş tuşlar. Kumsala uzanmışlığı yok amma kumsalda uzanmış gibi yatağı üzerinden akıl verir dünyaya.

Anlatır, yazar parmakları uzaktan uzaklara. Akıl verir yön verir bütün tanıdıklara.

  • Çalışma neden çalışıyorsun üç ay aldığın yetmez mi dokuz aya.

  • Anne karnında neyin vardı da üç aylık aldıkların yetmez bir dahaki bahara. Artık hazan vakti uğraşma çekil sende kenara. Bırak çalışma ki iş yorulsun.

Derken elbet kış gelecek, gün dönecek bahar da gelecek. O gençlikten umut arayanlar çoktan atına binmiş yol almış olacak. Kim bilir belki kapıları ardına kadar açık pazarlıklara belki de zincir vurulmuş artık gençliğe yok müdara.

Saklambaç mı oynuyoruz ne. Üç aylıkla idare ederken dokuz ay beklentisi var işlerinde zorlanıp işi kapatacak onu çalıştıranlar. Bir daha ki bahara sanki onun olacak o fabrikalar dükkanlar.

Kazanacak sanır o yatarak alamadıkları onun olacak. Ne bilsin garip fabrikalar dükkanlar onun olsa ne çıkar. Ne raflarda malı bilir, ne makinede kuralı bilir, sanır ki o çalışıp sermaye etmiştir.

  • Kolay mı üretimi yürütmek bin bir sorunu bir anda çözüp duraksız yürütmek?

  • Kolay mı toptancıya para toplayıp geçimini araya sıkıştırıp neyi ne kadar alıp rafına dizmek?

  • Peki ya kolay mı baharı, yazı, kışı anlamak ve anladığın gibi değil de olması gerektiği gibi yaşamak kolay mı?

“SU İÇİNDE SUSAMADAN, BOLUK AMBARINDA ACIKMADAN YAŞAMIN KIYMETİ BİLİNMEZ”

Pandemi evlerde bekletirken ufukları daraltmış ütopyalara ayrı heyecan katmış, çalışan olmaktan uzaklaşıp hiçbir mesleği olmayanları USTA yapmış.

Selam sevgi, sağlık ve güzel yarınlar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.