banner114

Davet üzerine hafta sonu Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu’nun basın toplantısına iştirak ettik. Yerel basının yoğun ilgi gösterdiği basın toplantısı tam 3 saat sürdü. 1,5 saatlik sürede başkanlık dönemine ilişkin ve özellikle kulüp ekonomisini detaylarıyla anlatan Başkan Ağaoğlu ardından sözü gazetecilere verdi. Yani, gazeteciler sordu Başkan Ağaoğlu cevaplandırdı. Süre kısıtlaması olmayınca sormak isteyen tüm gazeteciler sorularını yöneltti. Böylece basın toplantısı 3 saat devam etti.

Başkan Ağaoğlu önce mali tabloyu anlattı. Göreve geldiğinde kulübün yıllık gelirinin faiz ve kur giderini bile karşılayamadığını, bugüne kadar 1.1 milyar liralık borç ödemesi yapmalarına rağmen 3 yıl sonra borcu ancak 900 milyon lira seviyelerine çekebildiklerini söyledi. Yani bizim anlayacağımız 3 yıllık borç ödemesi faize ve kura gitti. Şimdi 3 yıl sonra ise yeni bir süreç başlattı. Aslında Başkan Ağaoğlu’nun iş bilen bir iş insanı olarak damgasını vurduğu süreç bu süreç… Bankalarla oturdu yeni bir anlaşma yaptı. 2 yılı sadece faiz ödemeli ve 7 yıl sonra kulübü tüm borçlarından kurtaran bir süreç… Başarılı bir işletmeci mantığıyla ve derin bir hassasiyetle kulübe sahip çıkan Başkan Ağaoğlu Trabzonspor’u kesinlikle başarılı bir noktaya taşıdı. Somut örnek vermek istiyoruz. Görevi devraldığında kulübün borsa değeri sadece 164 milyon liraydı. Bugün ise Trabzonspor’un borsa değeri 1 milyar 25 milyon lira. Aradaki fark neredeyse 900 milyon liraya tekabül ediyor. Yani kulübün tüm borçlarına…

Başkan Ağaoğlu konuşmasının ikinci bölümünü birazda basınla ilişkilere ayırdı. Eskiden 5 gazete olduğunu, şimdi ise çok sayıda internet sitesiyle birlikte medya üzerinden farklı algılar oluştuğunu dile getirdi ve bir anlamda sitem etti. Özellikle transfer döneminde futbolcu isimleriyle oluşturulan algıyı eleştirdi. Trabzonspor’un bugün 1 milyon 750 bin Avro değerinin üzerinde futbolcu transfer etmediğini söyledi. 2 milyon avro değerinde transfer olmadığının altını çizdi. Başkan Ağaoğlu bunu açık ve net biçimde ifade ediyor. Medyada 3 milyon, 4 milyon ve hatta 6 milyon Avro değerinde futbolcu transferi yazılıp çizilince şaşırdığını kaydediyor. Ağaoğlu basına şu tavsiyede bulundu. “Ölçümüz bu. Bu rakamlarla yazdığınız her futbolcu gerçek dışıdır.” Ne gariptir ki bu kadar net ifadelere rağmen basın toplantısında 4 milyon Avro değerinde bir futbolcu ismi verilerek alıp almayacakları soruldu. Başkan Ağaoğlu gülerek, “Az önce ölçümüzü söyledik. O futbolcu gündemimizde yok.” dedi. Bu tabloyu şu ifadelerle çerçevelendirelim: “Trabzonspor tam kadrosu 15-17 milyon maaş sınırının üzerine çıkmaz ve çıkmayacak. Bu kadar net ve kesin.” Başkan Ağaoğlu bu noktada şunu da ilave ediyor: “Bir oyuncu ne kadar iyi olursa olsun Trabzonspor’a ne kadar büyük fayda sağlayacağı düşünülürse düşünülsün biz önce finansal değerine bakıyoruz.”

Başkan Ağaoğlu kulübe bir farklılık daha getirmiş. Trabzonspor bütçesi yüzde 10’u aştığı takdirde borç başkan ve yönetimine müteselsil olarak sirayet edecek. Yani borcu başkan ve yönetim ceplerinden ödeyecek. Hal böyle olunca hiçbir yönetici aşıma imza atamıyor. Başkan Ağaoğlu’nu dinlerken eski başkan ve yönetimler film şeridi gibi gözümüzün önünden geçti ve şunu mırıldandık. Bir başkan ancak kendi şirketini bu kadar hassasiyetle koruyabilir.

Başkan Ağaoğlu’nun basın toplantısında nasıl bir izlenim edindiğimiz husununa gelince. Bize göre temsil bağlamında liyakati üst düzeyde bir başkan. Mali ve disiplin yönünden kulübe sahip çıkması ve yönetme iradesi üst düzeyde bir başkan. Yine bize göre Trabzon’la sosyal ilişkileri yönünden ise zayıf bir başkan. Başkan Trabzon’u yeteri kadar tanımıyor. İstanbul’da büyüyüp çevresini o mega kentte oluşturup sonra Trabzonspor gibi bir dünya kulübünü yönetmek için arada Trabzon’a gelenlerde ne gariptir ki bu ahval hep var. Bunu sayın Ağaoğlu’nda da hissettik. Adına küçümseme ya da hakir görme demeyelim. Ama neredeyse hayatlarının tamamı Trabzonspor’a endeksli… Ve neredeyse sevinç ve üzüntülerinin yegane kaynağı Trabzonspor olan bir kitlenin dedikodu üretmesi ve hassasiyetini farklı dillendirmesi, sosyolojik olarak son derece doğaldır. Zaten bunun içindir ki bu kadar dedikodu ve bu kadar farklılık bazılarını şaşırtıyor. Zira Trabzonspor, Trabzon’da yaşamın ta kendisi. Dışarıdan gelen aristokrat takım (Başkanı kastetmiyoruz) bunu anlamalı. Hal böyle olunca Trabzon camiasına bakıp kulüple camia arasında uçurum aramak Trabzon’un sosyolojisiyle örtüşmez. Trabzon’u doğru anlayabilmek ya da doğru okuyabilmek için ölçecek bir mekanizma varsa önce Trabzonspor hassasiyeti ölçülmeli. Ondan sonra Trabzon insanının Trabzonspor ile ilişkisine ve sosyolojisine yorum getirilmeli.

Bize göre Başkan Ağaoğlu başarılı bir başkan. Bu başarısını Trabzon’la daha fazla bütünleşerek, sokaklarını gezerek insanların sevgisini, tepkisini ve öfkesini hissederek taçlandırmalı. Buna taçlandırma diyoruz. Evet Trabzon ve Trabzonspor o kadar büyük bir sevdadır ki bütünleşirsen insana taç giydirir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.