banner114

Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu’nun basın toplantısına katıldığımızda bir kanaatimizi paylaşmıştık. Trabzon’dan kopuk yaşadığını kaydedip şehirle bütünleşmesi gerektiğini savunmuştuk. İstanbul’da yaşayan bu ve benzeri aristokrat kesimin en büyük handikabının ‘şehri küçük görmek’ olduğunu da kaydetmiştik.

Trabzonspor ekonomik olarak uçurumun kenarından döndü. Sadri Şener’le başlayan ekonomik çöküş, İbrahim Hacıosmanoğlu ile zirve yaptı. Muharrem Usta da geri döndürmeyip benzer politikayı sürdürünce kulüp uçuruma itildi. Berat Bakan’ın(Sayın Berat Albayrak) Trabzonspor sevgisi olmasaydı, bugün belki de Trabzonspor için geri dönülmeyecek çöküş tamamlanmış olacaktı.  Yani, efsaneyi ellerimizle mezara gömmüş olacaktık. İşte kulüp, böyle bir noktada Ahmet Ağaoğlu üzerinden kurtarıldı. ‘Neden Ağaoğlu?’ sorusuna girmiyoruz. ‘Madem ekonomik olarak kurtuldu… Madem artık borç ödemesi normalleşti… Demek karar doğruydu’ diyoruz.

Trabzonspor Başkanı Ağaoğlu iyi bir işletmeci olabilir. Hatta iyi bir spor adamı, iyi bir Trabzonsporludur da.. Ancak Trabzonspor’u sahada başarıya taşıyacak bir başkan olduğunu düşünmüyoruz. Yaşanan somut olaylardan hareketle ve madde madde sıralamak istiyoruz.

1- Kollektif aklı önemsemiyor. Trabzonspor’u kendi şirketi gibi yönetiyor. Halbuki Trabzonspor aynı zamanda bir STK… Her şey para değil. Bazen futbol paranın önüne geçebiliyor. Ayrıca Trabzonspor’un sahibi bir kişi ve ya şirket değil. Yüzbinlerce sahibi var. Onları da idare etmek zorundasınız.

2- Trabzon’u küçümsüyor. Trabzonspor’u Trabzon’dan ayrı bir keyfiyet olarak görüyor. Hal böyle olunca şehirle bütünleşemiyor. Trabzon şehri ile bütünleşmeyen bir Trabzonspor Başkanının bize göre başarılı olma şansı yoktur. Trabzonspor, Trabzon kentini bir parçasıdır. En önemli parçası olması, Trabzon’un üstüne çıkması anlamına gelmez.

3- Kollektif aklı sevmeyen Ağaoğlu, yönetimini de yönetemiyor. İşler iyi gittiğinde sorun yok. Ama bugünkü gibi işler kötü gittiğinde yönetim sorunları kendini gösteriyor. Ağaoğlu bu yol yürüyüşü ile sona yaklaşıyor.

4- Ağaoğlu, temsil noktasında da büyük yara aldı. Geçen sezon şampiyonluğa giden takımı, küçücük bir refleksle şampiyon yapamadı.  Ünal Karaman gittiğinde risk alıp takımın başına bir hoca getiremedi. Hüseyin Çimşir’le devam kararı vererek, başarısızlıkta hocayı göstermeyi hesapladı. Aslında geçen yıl kaçan şampiyonluğun sorumlusu birinci derecede Ağaoğlu’dur.  Nitekim başarısızlık Hüseyin Çimşir’e yüklendi ve Hüseyin gitti. Yeni sezonda yine risk alamadı. Yardımcının yardımcısı ile gitmeyi ve günü geldiğinde kaçış yolunu süslemeyi tercih etti.  İşte şimdi o noktada bocalıyor.

Temsil noktasının ikinci boyutu TFF başkanının Trabzonspor başkanıyla görüşmeyi reddetmesidir. Bu olay büyük bir rezalettir. Şayet Başkan Ağaoğlu Trabzon’la bütünleşebilseydi, TFF Başkanı ve devlet müteahhitti Nihat Özdemir bunun bedelini öderdi. Ağaoğlu, Trabzon’un gücünün ve özgül ağırlığının farkında değil. Bunun için yapayalnız ve bunun için ekonomik başarısına rağmen BAŞARISIZ…

5-  Yönetim Kurulu kararına rağmen Abdullah Avcı’yı getirmeyerek son kozunu oynamıştır. Abdullah Acı için “3 yıllık sözleşme istiyor” diyerek almıyor. Yönetim kararına almıyor. Peki soruyoruz: Plaza diye bir oyuncu aldı. Ve 2 yılda 1 milyon 300 bin avro ödeyecek yani 13 milyon lira. Adam bugün ortada yok. Bu parayı Plaza’ya veren Sayın Başkan böylesi kritik bir noktada Abdullah Avcı’da mı tasarruf düşünüyor?

Bize göre Başkan Ağaoğlu, Abdullah Avcı’yı “Avcı, müdahale kabul etmez. “ olduğu için istemiyor. Bazen bir teknik direktör bazen bir futbolcu gibi sürekli teknik heyet ve futbolcularla iç içe yaşamayı seven Ağaoğlu, Avcı’nın buna izin vermeyeceğini düşünüyor. Dolayısıyla Avcı, bunun için istenmiyor. Yani, Başkan Ağaoğlu önceliği bu noktada Trabzonspor’a değil kendisine veriyor.

Ahmet Ağaoğlu, fildişi kulesinden Trabzonspor’u yönetemeyeceğini hala anlamamıştır. Büyük ekonomik sorunlar nedeniyle kendisine açılan kredinin kötü giden saha sonuçlarında da aynı olmayacağını bilmelidir. Ekonomik anlamada bunca başarısına rağmen bugün kongre yapılsa seçilemez. Ağaoğlu şimdi elini iki avucu arasına alıp bunu düşünmelidir. Fildişi kulesinden bakıp, ‘Ya bu Trabzon zaten böyle’ sözleri sadece kendi yetersizliğinin ispatıdır.

Ağaoğlu, Trabzonspor’u saha sonuçları bağlamında başarıya taşıyacak bir başkan değildir. Ya ortak akla dönüp önce yönetimi sonra şehirle bütünleşmeli ve kendisine minnet duyulan bu süreçte gitmelidir. Diğer türlü gidişi endişe ederiz ki kendisini üzecektir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
yasar 1 ay önce

güzel yazı, umarım sayın başkan okumuştur, lakin bu yazılar kırmadan -dökmeden yolunu kaybetmiş bir kişi için rehber niteliği taşır. bir taraftar olarak rahatlıkla şunu söyleyebilirim; başkan a olan inancımız her geçen gün azalıyor, eksileri artılarını götürmeye çoktan başladı.

Avatar
Kazım 1 ay önce

Çok doğru bir yazı, tebrik ederim. Aynı düşünceleri taşıyorum. Ben geçen yıldan beri bunları yorum olarak yazıyorum. Bunca yapılan iki yıldır boş transferler, Yusuf'u sattı para boşa gitti, şörlot u sattı para yine boşa gitti, şampiyonluğu verdi 40 milyon Euro gitti. Bence ekonomik olarak da çok başarılı değil. Cebinden 1 kuruş verdi mi, ben ağaoğlu nu tanıyorsam vermemiştir. Yönetim ne iş yapar, bir kişi karar veriyor sa orada durmalarına gerek yok. Ağaoğlu çok güzel açıklamış sınız Trabzon luyum diyor mu, onu da sanmıyorum söylesin. Ben ce ağaoğlunun gelmesi hata idi, reklam için geldi, üzgünüm Trabzonspor zarar görecek, müdahale edilmez ise kulüp kümeye gidebilir bu futbol ile.