banner114

Bugün can sıkıcı bir konuyu ele almak istiyoruz. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Biden ile görüşmesinde ortaya çıkan Afganistan sorununu…

Afganistan bir zamanlar Rusya'ya karşı müslüman direnişinin sembol ülkesiydi. Maddi anlamda Türkiye'den destek alamamış olsa bile manevi olarak belki binlerce Türk genci Afganistan'da Rusya'ya karşı savaşa girmişti. Sonunda Rusya'da komünizmin yıkılmasında Afganistan direnişinin payının büyük olduğu kabul edilir. Rusya'da düzen değişince Ruslar Afganistan'dan çekilmek zorunda kaldı. Afganistan dünyada stratejik önemi en yüksek ülkelerden biri. Bunun içindir ki ABD 2011'de İkiz Kulelere yapılan saldırıyı bahane ederek, Afganistan'ı  işgal etti. Tam 10 yıl süren ABD işgalinde bu kez ABD perişan oldu.  Afganlı hayatını yitirirken, 3500 ABD askeri öldürüldü. sonunda ABD,  Afganistan'dan çekilmek zorunda kaldı. Yıllar süren her iki işgal süreci Afganistan'daki islami hareketi radikal bir kimliğe büründürdü. Dünyaya kapalı olması belki bu keyfiyeti biraz daha güçlendirdi. Şimdi Afganistan'da yeni bir devre başlıyor.

Türkiye Cumhuriyeti kurulurken bize en çok yardımı Afganistan halkı yapmıştı. Afganistan'da kadınlar kollarındaki bilezikleri torbalara boşaltıp Türkiye'ye gönderdiler. "Türkiye mutlaka yaşamalı" dediler. Halen Afganistan'da öylesine bir Türkiye sevgisi var ki, bize göre bizi en çok sevdiğine inandığımız Azerbaycan'dan bile daha ileri düzeyde. İşte bizim uzaktan baktığımız ama bizi çok seven bir ülkeyle bugün farklı platformda buluşuyoruz. ABD'nin çekilmesinin ardından Afganistan'a biz gidiyoruz!..

Doğrusunu ararsanız Trabzon'dan bakan bir kalem olarak, o kadar büyük rahatsızlık hissediyoruz ki, anlatamayız. Radikal bir hareketin unsurları doğal olarak Türkiye'yi ABD'nin temsilcisi olarak görüp Afganistan'da istemiyor. Yani cümlenin tam anlamıyla Taliban ile karşı karşıya gelebiliriz. Bu durumun yaratacağı muhtemel tahribat, Türk halkının Afganistan'a bakışını değiştirecek. Kabul etmeliyiz ki, Afgan halkı da Türkiye'ye bakışını değişitirecek. Yani iki kardeş ülke için onarılması mümkün olmayacak derin bir yara açılacak. Bu yarayı iyileştirecek merhem de yok. Yani bu yara belki de kangren olup gelecek nesillere kadar ulaşacak.

Bütün bu endişelerin akabinde bir teselli arıyoruz. Kendi kendimize şunu soruyoruz. "Senin Trabzon'dan düşündüklerini Cumhurbaşkanı Erdoğan düşünmedi mi sanıyorsun? Cumhurbaşkanı Erdoğan, hiç düşünmeden mi Afganistan’a asker gönderme kararı verdi zannediyorsun!" Tek tesellimiz Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu kararı verirken çok öncesinden alt yapısını hazırlamış olması. Yani bizim endişelerimize yer olmadığının garantisini almış olması. Aksi halde oluşacak yaranın ikinci unsuru AK Parti'yi devirecek kadar tehlikeli.

Türk askeri Libya'ya giderken İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, "Libya çöllerinden şehitler geleceğini" söylemişti. Halbuki Libya'daki mücadele Libya'nın kurtarılması üzerineydi. Libya'nın Batı'nın hegomanyasına geçmemesi üzerineydi. Türkiye, Libya'ya 1950'lilerde de davet edilmişti. Ancak o zamanki vizyon, bu daveti reddetmişti. Şimdiki davet reddedilemezdi. Libya'ya, Libya'ya rağmen gitmedik. Davet üzerine gittik. Gitmek zorunda olduğumuz için gittik. Ama Afganistan öyle değil. Taliban da Hafter değil. Şayet Afganistan'a Taliban'a rağmen gidiyorsak işimiz zor. Oradan gelecek şehitlerin hesabını veremeyiz. Meseleyi bu boyutuyla değerlendirdiğimizde aklımıza Biden'in Tayyip Erdoğan'ı devirme planı geliyor. Derin Amerika'nın Erdoğan'dan kurtulma kararlılığının bu oyunla sahneleneceği endişesi geliyor. Zira (Allah korusun) Afganistan'dan gelmesi muhtemel şehit haberleri AK Parti'yi de götürür.  Tekrar kendimize aynı soruyu soruyoruz.. Bunu Trabzon'dan görüyoruz da Ankara'dan Erdoğan göremiyor mu?" Görüyordur inşaallah...  Hayırlısı Allah'tan… Allah ne derse o olur… Bazen bizim şer zannettiklerimiz hayra, hayırlı zannettiklerimiz de şerre dönüşebilir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.