banner114

İdmanocağı’nın eski başkanı Mehmet Öz kendi sosyal medya hesabında paylaştı.

Bana göre Öz, Avcı’yla ilgili yazdığı bu yazıyı kitabın ortasından kaleme almış.

Benim ilgimi çekti.

Sizlerle paylaşmak istedim.

Abdullah Avcı’nın kariyeri ile ilgili ne öğrenmek istiyorsanız, hepsi Öz’ün yazdığı yazının içeriğinde var.

Sizi bilmem ama ben beğendim.

Okuyun bakalım sizler de benim gibi mi düşüneceksiniz?

Abdullah Avcı, son yıllarda Türk futboluna damga vuran teknik direktörlerden biri oldu. Futbola Vefaspor’da  başlamış, Karagümrük, Kasımpaşa, Rizespor, Bakırköy, İstanbulspor, Kahramanmaraş kulüplerinde futbol oynamış. Antrenörlük hayatına İstanbulspor’da başladı. Galatasaray altyapı sorumluluğu, U17 Türkiye Milli takım sorumluluğu, İBB, Türkiye A Milli Takım sorumluluğu, Başakşehir, BJK’de teknik sorumluluk görevlerinde bulundu. Şimdi Trabzonspor’un teknik sorumlusu oldu. Benim için bu andan itibaren Türkiye’nin en iyi teknik adamıdır çünkü Trabzonspor’un hocasıdır.

Bugüne kadar hiç kimse onun oynattığı futbolu eleştirmedi, hayranlıkla izlediler, hatta kıskandılar bile diyebiliriz. Başakşehir’in bugün ulaştığı seviyenin, Abdullah Avcı’nın sistemi sayesinde olduğu yazıldı, çizildi ve söylendi. Biraz BJK performansı tartışılabilir. Bu performans, BJK’nin Şenol Güneş performansından sonra normal olarak karşılanabilir. Şenol Güneş’li BJK istediği her hedefe fazlasıyla ulaşmıştı, artık hedefler sıradanlaşmış, herkeste bıkkınlık ve sıkılmalar başlamıştı. Başkan, yönetim, teknik sorumlu, çatışmaları başlamıştı. Baş gösteren ekonomik sorunlar ile yeniden yapılama süreci istenilen gibi olmadı, hala da devam ediyor.

Abdullah Avcı bugün Trabzonspor’un teknik sorumlusudur. Hem de büyük bir istekle, büyük bir arzu ile göreve geldiği görülüyor. Gelişi ile birlikte yaptığı tespitler, icraatlar Trabzonspor’u çok detaylı analiz ettiğini gösteriyor. Bu saatten sonra bize tam destek vermek düşer.

Basın toplantısını dikkatle izledim, yaptığı işi önemseyen bir duruş gördüm. Tıraşını olmuş, kravatını takmış, takım elbisesini giymiş, Trabzonspor Teknik sorumlusunun olması gereken görüntüde ve ciddiyeti sergiledi. Trabzonspor’un değerlerine hak ettikleri saygıyı gösterdi. Takımın durumunu özetledi. Alt yapıdan beş oyuncuyu takıma aldığını söyledi. U19 takımını tesislere aldıklarını ve takipleri altında olduğunu söyledi. Kendi hedeflerini söyledi. Altyapı hocaları ve scout ekibi ile toplantı yapıp planlama yapacaklarını açıkladı. Kısaca yapılması gerekenleri net olarak ifade etti. Ayrıca Trabzonspor arması ile saha içinde kavga etmek istediğini net olarak vurguladı. Biraz zaman ve çokça destek istedi. Bize düşen görev destek olmaktır.

Dün gösterdiği ciddiyeti, şehre entegre olarak ta göstermelidir. Bu davranış onun ve takımın lehine olacaktır görüşündeyim. Bu takımın değerleri ile buluşması, görüşmesi uygun olacaktır. Hatta sokak ve caddelerde dolaşarak taraftar ile duygu bütünlüğü sağlamalıdır. Tabi ki toplum buluşmalarında her yerde olacağı gibi bazı olumsuz durumlar da yaşanabilir. Bunları da camia el ele vererek çok rahat çözebilir.

Abdullah Avcı’yı genç Türk futbolcular ve alt yapı oyuncuları için bir fırsat olarak görüyorum. Cengiz Ünder, İrfan Can Kahveci, Mahmut Tekdemir, Mert Günok, Berkay Özcan gibi oyunculara forma verip geliştirmesi ve bunları ekonomik değer olarak transfer piyasasına sunması bunu göstermektedir. Abdullah Avcı’nın geçmişte yaptığı yabancı transferleri de yapılacak transferler de belirli bir kalite tutturulacağını gösteriyor.

Bugüne kadar yaptıkları iyi işlerin olacağının bir göstergesidir. Bırakalım çalışsınlar, geliştirsinler, Bırakalım aldıkları ücreti sorgulamayı, Karadenizli olduğu halde Karadeniz’e kaç defa geldiğini sorgulamayı. Onun giyim-kuşamını eleştirmeyi bırakalım. Ondan maksimum seviyede faydalanmaya bakalım. Tek üzüldüğüm şey onun ekibine iki tane gelişime açık ve gelecekte faydalanabileceğimiz antrenör adayı koyamadık ben ona yanıyorum.

BU GÜN NE DEĞİŞTİ?

Abdullah Avcı medya mensuplarıyla yaptığı basın toplantısında, gazetemizin Trabzonspor muhabiri Nurgül Günaydın’ın sorduğu “Abdullah Avcı kanunları var mı” sorusuna, Avcı’dan  net cevap geldi.

Avcı, Günaydın’a verdiği cevapta ”çalışma alanıma kimsenin girmesini istemem” derken sonrasında Günaydının sorusuna, soruyla cevap verdi.  Avcı, Günaydın’a “Siz gazetede yaptığınız haber toplantısına ,dışarıdan birisinin girmesini ister misiniz”  diyerek, konu ile ilgili görüşünü ortaya koymuş oldu.

Abdullah Avcı verdiği cevapla beni ta sezon başında kendisiyle ilgili yapılan son görüşmeye getirdi.

O zaman yine masada Avcı’nın isimlerinden övgüyle söz ettiği Başkan Ahmet Ağaoğlu, Asbaşkan Mehmet Yiğit Alp ve Başkan Yardımcısı Ertuğrul Doğan vardı.

İşte o zaman Avcı bulunduğu o masada yine çalışma alanına kimsenin girmemesini istediğini dile getirmişti.

İşte o an tam Avcı’yla anlaşmaya varılmışken, Abdullah Avcı’nın ağzından çıkan o sözlerden sonra o masayı Ahmet Ağaoğlu yıkmıştı!

Peki, buradan soralım, sezon başı kabul görmeyip masanın yıkılmasına vesile olan “Çalışma alanıma kimse girmesin” sözünü bugün nereye koymalıyız?

Öyle ya!

Bugün yine Abdullah Avcı Nurgül’ün sorduğu soruya yine aynı cümleleri kurarak cevap verdi.

Öyle ya!

Bugün ne değişti?

Ah Ağaoğlu ah!

Şimdi gelin de ah çekmeyin!

Şimdi gelin de isyan etmeyin!

Şimdi gelin de, Ahmet Ağaoğlu’na kızmayın!

Arkadaş neden o masayı sezon başı yıkıp, her şeyi bir anda viran eyledin?

Neden?

Yazık günah olmadı mı?

Eğer ki o masayı yıkmayıp, Abdullah Avcı’yla anlaşılmış olsaydı, bugün çok daha farklı bir Trabzonspor olacaktı karşımızda.

Ah Ağaoğlu, yazacak çok şey var ama neyse diyerek içimize atalım senle ilgili yazacaklarımızı.

ARTIK KINA YAKIN!

“Trabzonspor’a gelmeme vesile olan Başkan Ağaoğlu’na, Asbaşkan Mehmet Yiğit Alp’e, Başkan Yardımcısı Ertuğrul Doğan’a teşekkür ediyorum” dedi Abdullah Avcı.

Buradan anlaşılacağı üzere, demek ki Abdullah Avcı’nın Trabzonspor’a gelmesine siyaset müdahil olmamış.

Berat Albayrak ise hiç olmamış.

Ancak bizim aklı evveller ısrarla  “Avcı’yı Albayrak ve siyaset getirdi” diyerek fetva vermeye çalıştılar.

Ne oldu?

Burada da çuvalladınız!

Gözünüz aydın!

Ahan bundan böyle Berat Albayrak da yok.

Hiç düşündünüz mü, bundan sonra Trabzonspor ekonomik anlamda nasıl dönecek?

Hiç düşündünüz mü bundan sonra sıcak para nasıl sağlanacak?

Hiç düşündünüz mü bundan sonra yapılandıran borçlar nasıl ödenecek?

Uzaktan atıp tutuyordunuz!

Berat Albayrak Trabzonspor’un üzerinden elini çeksin diye.

Albayrak kadar başınıza taş düşsün!

Albayrak elini değil, vücudunu da çekti.

Artık kına yakınız!

BİZLERE HİSSETTİRDİ

Teknik adam istekli, arzulu, inançlı, başarıya susamış oldu mu gerisi lafügüzaf olur.

Abdullah Avcı’nın basın toplantısında bizler yüz ifadesinde bunu gözlemledik.

Heyecanını gördük.

Duygularını hissettik.

En önemlisi Trabzonspor’a ve Trabzonspor’un değerlerini sahiplenmesini bizlere gösterdi.

Gerçi bütün o duygularını kullanmış olduğu sözleriyle de perçinledi ya.

Ben ismi ilk Trabzonspor’la geçtiğinden beri, Abdullah Avcı’nın Trabzonspor’a çok şeyler katacağına inanan tarafta olmuştum.

Hala da o inancımı taşıyorum.

İnşallah Avcı ve ekibi bizleri yanıltmaz.

Yanıltacağını da peşinen söylüyorum inanmıyorum.

Sistem adamı olan Abdullah hoca ile Trabzonspor oynadığı futbol ve aldığı sonuçlarla keyif ve zevk verecektir.

Yeter ki, destek olunup sahip çıkılsın hocaya.

BU KADAR KOLAY

Daha üç gün önceydi, Rusya maçından sonra, Şenol Güneş yere-göğe sığdırılamıyordu.

Güneş’e öyle methiyeler diziliyordu ki, Yusuf Yazıcı konusu hariç, bugün o dizilen methiyeler, maalesef yerini ağır eleştirilere bıraktı!

Sahi üç günde ne değişti Milli Takımda?

Değişen tek şey, Milli takımın Macaristan’a mağlup olmasıydı.

Hep deriz ya, futbolun dünü olmaz diye.

Futbolda geçer akçe, yaşadığınız günde başarılı olmanızdır.

Dün kupa kaldırmışsınız!

Dün Rusya’yı 13 yıl üzerine yenmişsiniz!

Dün değil, ondan önceki gün dünya üçüncüsü olmuşsunuz!

Yine çalıştırdığınız takımı şampiyon yapmışsınız!

Bunlar hiç önemli değildir.

Önemli olan tek şey oynayacak olduğu maçta alacak olduğun skordur.

Ya da sezon sonu…

Ya da turnuva sonucu, puan cetvelindeki sıralamanızdır.

Dedik ya, futbol böyle bir oyun diye.

Şenol Güneş’e ağır eleştiri getirenlere sorarım, siz ahkâm kesenler.

Siz atıp mangalda kül bırakmayanlar.

Acaba Güneş’in yanına varsanız, Şenol hoca ile birlikte iki kelam futbol konuşabilir misiniz?

Saha sizin, kalede de Ali bayram var, atın bakalım gol yapabilir misiniz?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
sami 2 hafta önce

doğru söze nedenirki