banner114
banner146

Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan yaklaşık iki yıl önce öğretmen, din görevlileri, emniyet mensupları ve sağlık çalışanlarına 3600 gösterge sözü vermişti. Gel zaman, git zaman yazılı ve görsel basında bu gündeme gelmişti. Yine arada verilen demeçlerle ha bugün, ha yarın deyip geçiştirildi. Ama henüz ortada ne fol var, ne de yumurta.

            İstanbul Kültür Merkezinde yapılan bir törende halkla sohbet ederken yanına yaklaşan on-on iki yaşlarındaki bir kız çocuğu cumhurbaşkanına aynen şu soruyu söylemişti: “Babamın 3600 gösterge parasını ne zaman vereceksiniz?” Cumhurbaşkanı bu yaştaki çocuktan hiç beklemediği bir bir soru alınca: “Demek onu da biliyorsun” diyerek gülüştüler. Bunu televizyondan izlerken ben duygulanmıştım. Ailelerde çocukların belleklerinde yerleşen bu vaat, belli ki hak sahiplerini bile çoktan bıktırmıştı.

            Sabit ücretlilere yapılan bu vaat bu kadar uzamamalıydı. İş şirazesinden kaydı. Tadı kaçtı. Ama belli ki işin boyutu düşünülmeden, araştırma yapılıp, kaynak sağlanmadan günübirlik yapılan bir vaat. Sonu vaat, umut ve beklenti içinde geçen bunca süre. Sabit gelirlilerin onuru ile oynanmaz. Kim bilir, geçen süre içinde verilecek ek gösterge ve sağlanacak imkanlarla aile içinde ne planlar, projeler yapılmıştı? Hepsi suya düştü. Çünkü iki yıl önceki TL yarı yarıya düştü. Enflasyon aldı başını gitti. Şimdi o para gaz, tuz parası oldu.

            3600 gösterge 2000 yılından önce ve sonra emekli olan memurlarla, bundan sonra emekli olacak memurlara verilecek bir farktır. Başlangıçta yukarıda belirttiğim dört guruptaki memur guruplarına verilmesi tasarlanmıştı. Ama sendikaların devreye girmesiyle diğer guruplardaki emeklilere de şamil kılındı. Bundan dolayı kapsamlı bir araştırma gereği duyuldu. Zira 2000 yılı öncesi ve sonrasında değişik gösterge sayısında emekli olanlar açık bir farkla haksızlığa uğradılar. Yapılacak işlem bir zamdan ziyade haksız bir uygulamanın giderilmesine matuf bir girişimdir.

            Bahse konu her guruptaki emekli memurlar, devletin imkansız dönemlerinde, her türlü imkansızlığa katlanarak dişini tırnağına takıp devletine vefa göstermiş kimselerdir. Bu günkü imkansızlıklarına rağmen her türlü fedakarlıkları gösterecek kimselerdir. Devletin sıkıntılı anlarını aşmak için maaşlarını bağış yapacak insanlardır. Ama çok şükür devletimiz gittikçe güçlü hale gelmektedir. Bu nedenle haksızlığa uğramış emeklilere artık vefa borcunu ödemek durumundadır.

            Sayın Cumhurbaşkanının verdiği söz millet adına verilmiş bir sözdür. Zira cumhurun başıdır. Akamete uğraması devleti zaafa düşürür. Memur zamlarından sonra bu konunun ele alınması duyurulurken, çalışma bakanının son açıklaması ile altı ay sonraya ertelenmesi, hak sahiplerini hayal kırıklığına uğratmıştır. Mali boyutu ne olursa olsun, devletçe yapılacak tasarrufla bu işin üstesinden gelinebilir. Bu nedenle işi fazla sürüncemeye bırakmadan, emeklinin ahını almadan bu iş bitirilmelidir. Zira bu bir lütuf değil, emeklinin haksızlığa uğramasının giderilmesidir.                  

           

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mb 2 gün önce

bu hususta ayrım yapılmadan şartlara uygun olan devlet memurlarının tamamına 3600 ek gösterge verilmelidir. verilmezse ayrımcılık olur vesselam.