banner114
banner146

3 Temmuz şike süreci Trabzon’un ve Trabzonspor’un hiçbir zaman unutamayacağı kara bir tarihtir. Trabzonspor’un hakkının gasp edildiği ve Trabzon’un adaletsizliğe uğradığı bir süreçtir. Şike meselesi Trabzonspor için elinden alınan bir şampiyonluk kupasından çok daha ötedir. Bir onur meselesidir. Bir kentin yok sayılması ve güce kurban edilmesi meselesidir. 11 yıl önce şike sürecini yaşayanlar bugün 25 yaşındaki delikanlıya o süreci anlatmakla mükelleftir. Trabzon bu meselesini yani anlatabilme iradesini elde etmiş ve bu konuyla alakalı çok sayıda eser üretmiştir. Hem de bütün belge ve hakikatleriyle. Sonuç itibari ile 3 Temmuz şike süreci 20 milyonluk Fenerbahçe taraftarına, 5 milyonluk Trabzonspor camiasının feda edilmesi meselesidir. Şike sürecine geri dönersek süreci üç noktada ele alabiliriz. Birincisi siyasetin Fenerbahçe’den yana tavır koyması sonucu Trabzon ve Trabzonspor’un mağdur edilmesi. İkincisi ise adaletin tecelli etmemesi. Üçüncüsü de Trabzon’un bu konuyu içselleştirmesi ve geleceğe nakletmesi.

  1. Şike süreci baş gösterdiğinde mevut şike yasaları uygulanmış ve Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım eldeki tapelere dayalı olarak berberindeki şürekâsı ile tutuklanarak cezaevine konmuştur. 2011 yılında gerçekleşen bu hadisenin ardından ne yazık ki Türk siyasetinde eşi benzeri görülmemiş bir gelişme yaşanmıştır. Bir yandan Fenerbahçe’nin şike yaptığı inkar edilemezken diğer yandan Aziz Yıldırım’ın hapisten kurtarılması için siyaset ayağa kalkmıştır. AK Parti, CHP ve MHP (HDP yasa değiştirilmesine karşı çıkmıştır) Bu üç siyesi parti, Fenerbahçe Başkanı ve şike zanlısı Aziz Yıldırım’ı hapisten kurtarmak için yasa değiştirmiştir. Ebetteki bu noktaya kolay gelinmemiştir. Muhalefet, iktidarı suçlayarak en başında Fenerbahçe’yi masum göstermiştir. Bir yandan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Fenerbahçe’yi masum gösterirken, diğer yandan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hapisteki Aziz Yıldırım’ı ziyaret ederek masumiyetini ilan etmiş ve destek vermiştir. Böylece Fenerbahçe’yi kurtarmak isteyen. Lakin eli zayıf olan AK Parti’nin eli güçlendirilmiştir. Üç siyasi parti bir araya gelerek Aziz Yıldırım’ı hapisten çıkarmıştır.
  2. İkinci skandal ise adaletle yapılan skandal. Şike bir gerçektir. Polisin 8 aylık takibi sonucu tapelerle belgelenmiştir. Ancak FETÖ, tıpkı Ergenekon’da yaptığı gibi şikeyi istismar etmiştir. FETÖ’cü polis, hakim ve savcılar Ergenekon vakasını istismar ederek nasıl orduyu ele geçirmek istediler ve geçirdilerse Fenerbahçe’yi de şike üzerinden ele geçirmek istediler. Böylece şike gerçeği istismar edilmiştir. 2013 yılı aralık ayında yaşanan polis/hukuk darbe girişimi ardından tapelerin delil olmaktan çıkarılmasıyla şike hadisesi dayanaksız bırakılmıştır. Elde belge olmadan mahkemelere sunulan dosyalar karşılıksız kalmış ve daha önce şikeden hüküm giyen Fenerbahçe Başkanı beraat etmiştir. Halbuki tapeler sesli ve yazılı belgelerdi. Bugün bile hala kitaplarda ve videolarda kayıtlıdır. Bir gün bu yasak kalktığında tapeler tekrar her yerde yayına girecektir.
  3. Olayın Trabzon ve Trabzonspor boyutu. Trabzonspor şike hadisesi ile bir 10 yıl daha kaybetmiştir. Nitekim Trabzonspor’un şampiyonluğu ancak 2022 yılında gelmiştir. O yılları bütün ayrıntısıyla yaşayan ve elliye aşkın makaleyle anlatan bir gazeteci olarak en büyük zafiyetin Trabzonspor’un yönetiminde yaşandığını söylemeliyiz. Tertemiz olmalarına rağmen Trabzonspor yönetimi tırsmıştır. İsmet İnönü’ye atfedilen bir söz vardır. “Masumlar suçlular kadar haklarını aramakta cesur olamadığı müddetçe hak yerini bulmaz.” Tam da bu gerçek yaşanmıştır. Şike yapan Fenerbahçe camiası sokaklara dökülmüşken, tertemiz Trabzonspor camiası köşesine çekilmiştir. Ta ki bir sonraki yönetime kadar. O süreçte de gelişmeler doğru yönetilememiş ve camianın dimdik duruşu yeterince temsil edilememiştir.

Aynı süreçte bir şike anıtının dikilmesi tartışılmıştır. Ne yazık ki bu konuda bile hiçbir mesafe alınamamıştır. Aradan geçen 10 yıla rağmen şike süreci unutulmamış ve şike anıtı Yomra Belediye Başkanının girişimi ile bir ilçeye taşınmıştır. Halbuki şike anıtı Trabzon’un meydan bölgesine dikilmeliydi. (Bu arada Trabzonspor yönetiminin yapmış olduğu şampiyonluk anıtının şikeye ilişkin hiçbir bilgiye yer vermeyeceğini öğrendik. Bir diğer ifade ile 2021-2022 şampiyonluğuna 8’inci şampiyonluk denmeyeceği bilgisine ulaştık.)

Az gittik, uz gittik. Tam 10 yıl geri gitmemize rağmen toparlanıp 11’inci yılda yeniden şampiyonluğa ulaştık. Ancak onur mücadelemiz bitmedi. Biz kupamızın gasp edildiğini ve hakikatin güce boyun eğdirildiğini düşünüyoruz. Aslında boyun eğilmedi. Eğilmiş kabul edilip emri vaki edildi. Trabzon’da önümüzdeki mahalli seçimlerin en önemli gündem maddelerinden biri de şike anıtı olacaktır. 2022 yılının 3 Temmuz’unda kaleme aldığımız bu düşünceyi 2024 yılının başında siyasetin gündemine taşıyacağız. Şikeyi unutmadık, unutturmayacağız. Bizim gasp edilen ve kırılan onurumuzu gelecek nesillerin tamir etmesi için onlara bir hafıza bırakacağız. Zaman her şeyin ilacıdır ve hakikat bir gün mutlaka sahibine teslim edilir. Bu hafızayı diri tutmak için şike anıtını mutlaka yapmalıyız. Anıtlar unutturmamak içindir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.