banner114
banner146

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde yaptığı yurt gezilerinde annelerin uyuşturucudan şikayet ettiğini dile getirdi. Akşener, “Bana Ahlat’ta, İstanbul’da, Ankara’da anneler aynı şeyi söylüyor. 100 TL’ye uyuşturucu satılıyorsa bazıları görevini yerine getirmiyor demektir” suçlamasında bulundu. Akşener isim vermeden Süleyman Soylu’ya gönderme yaptı. Halbuki bu ülkede uyuşturucu vakası ilk defa İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından bu kadar ciddi takibe alındı. Öylesine ciddi tutuldu ki Bakan Soylu’nun bu konuda polis ve jandarma teşkilatına yönelik iki söylemi hafızalara kazındı. Birincisi, “Uyuşturucu bizim için terörden daha büyük beladır. Üzerine bu anlayışla gideceğiz.” İkincisi ise “Uyuşturucu ile mücadelede sakın müsamaha göstermeyin. Kafalarını kırın.” Hatta bu ikinci söylemde Bakan Soylu, bir hayli eleştirilmişti. ‘Kafalarını kırın’ ifadesi İçişleri Bakanı, polisi ‘yasaların dışına çıkmaya davet ediyor’ biçiminde yorumlanmıştı. Bugün Akşener’in yaklaşımı böyle olmamalıydı.

30 yıldır aşkın süredir aktif görev yapan bir gazeteci olarak uyuşturucu ile ilgili özellikle son 3 yıldır yaptığımız haberleri hiçbir dönem yapmadık. Yakalanan uyuşturucu aynı zamanda bu zehre karşı verilen mücadelenin de bir göstergesi. Şayet Bakanlıkta Süleyman Soylu gibi bir Bakan olmamış olsaydı iddia ediyoruz ki Türkiye’nin bugün en önemli gündem maddesi uyuşturucu ile mücadele olurdu. Yani Bakan Soylu, terörle mücadeledeki başarısı kadar uyuşturucuyla mücadelesine de başarılıdır. Bir Bakanı en başarılı olduğu hususlarda böyle eleştirmek siyaset yapmak olmamalıdır.

***

Dostlarla ara sıra yaptığımız sohbetlerde herkes anketleri konuşuyor. “Neler oluyor?.. Nereye doğru gidiyoruz?” soruları gündem belirliyor. Ortak kanaat ise, “Ekonominin böyle devam etmesi halinde AK Parti hükümetinin devam edemeyeceği yönünde.” Hiç şüphesiz özellikle muhafazakar çevreler açısından ‘AK Parti giderse ne olacak?’ sorusu gündeme geliyor. Beş arkadaş bu konuyu analiz ederken üç husus öne çıktı. 1- PKK müsamaha görecek. 2- Din ve vicdan özgürlüğü yine zedelenecek. 3- LGBT fikri fiiliyata dökülecek. Uzun süren sohbetin sonunda hepsinin önemlisinin LGBT konusu olduğu hususunda ittifak yaptık. 1- Sonuç ne olursa olsun AK Parti sonrasında HDPKK’nın yeniden dirilmesi mümkün değildir. Dünyada kaybeden terörün Türkiye’de de kaybetmesi mukadderdir. Bu bitiş artık hız kazanmıştır. Birilerini destekleyip iktidara getirmiş olsa bile HDP kaybeden olacaktır. 2- Din ve vicdan özgürlüğü konusunda eski günlere dönmek mümkün değildir. Toplum sosyolojisi bu konuyu çoktan aşmıştır. Ne baş örtüsü ne de imamhatipler meselesini eski çizgisinde tartışmak mümkün değildir. 3- LGBT konusu Türkiye’nin ve İslam dünyasının gelecekteki en büyük sorunudur. LGBT Siyonizmin İslam’a ve İslam’ın ön gördüğü aile yapısına en büyük saldırısıdır. Amaç aileyi yıkmak ve yok etmektir. Zira en küçük çekirdeği dağılan bir toplum, millet olarak uzun süre ayakta kalamaz. Bu bakımdan önümüzdeki süreçte muhafazakarlar en büyük mücadeleyi LGBT’ye karşı verecektir. Sonuç ne olursa olsun HDPKK’nın bu ülkede kazanması mümkün değildir. Sonuç ne olursa olsun din ve vicdan özgürlüğüne baskıyı sürdürmek mümkün değildir. Ancak Türk ailesi tehlikededir. LGBT’ye karşı mücadeleye hazır olun.

***

Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu, bir TV kanalında yaptığı açıklamada Yalıncak’taki olayı yorumladı. Başkan Zorluoğlu, Yalıncak’ta elektrik çarpması sonucu hayatını yitiren delikanlının ailesini ziyaret ettiğini ve ailenin kendisine güvenini ilettiğini söyledi. Zaten öyle de olmalı. Belediye Başkanları şehirlerinin emin olduğu kişidir. Yani şehirlerin Şehr-i Emin’leridir. Başkan Zorluoğlu, bu ailenin güvenini yitirmemelidir.

Zorluoğlu, ölüm olayıyla ilgili idari soruşturma açtığını daha önce duyurdu. Ancak hiçbir işlem yapmadı. İşlem yapabilmek için yine aynı TV kanalında, “Otopsi sonucunu bekliyorum” dedi. Bize göre de doğru bir çizgide. Belediyenin kendisi, “5 direkte elektrik vardı” açıklamasını yapmış olsa bile… Bilir kişiler direklerde elektrik olduğunu yazmış olsa bile otopsi sonucu kaybettiğimiz gencin vefat nedenini ortaya koyacaktır. Yani ilk hukuki sonuç doğacaktır. İşte bundan sonradır ki Murat Zorluoğlu’nun atacağı her adım önem kazanacaktır. Biz Zorluoğlu’nun daha önce kurum içinde yaşanan trafik kazası olayını örttüğü gibi bu olayı örteceğini düşünmüyoruz. Bize göre sonuna kadar gidecektir. Zira burada bir can kaybı vardır. Şehr-i Emin sınavdadır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Turgay 2 hafta önce

sedat peker'in bahsettiği 4.5 ton kokainden haber var mı? yoksa sedat peker söyledi diye yalan mı oluyor. son olarak alman polisinin zoruyla göz altına alınan soylu ile resmi bulunan arkadaş elini kolunu sallayarak geziyor.