banner114

Trabzonspor'u bu sezon izledikçe bunu gözlemledik.

Yani bu sezon gerçekten o sezonu iyi bilenler de eminim aynı şeyi düşünmüştür.

Takımda gerçekten müthiş bir ortam oluşmuş. Özellikle futbolcular arasındaki diyalog kıskandıracak nitelikte. Trabzonspor'da oluşan bu güzel hava takımın gidişatına da olumlu yansıyor elbette. Zaman zaman iyi oynamadığı yönünde de eleştirilse de takımda oluşan bu olumlu hava galibiyeti getiriyor. Özellikle deplasman maçlarında takımda bunu çok daha iyi gözlem diye biliyoruz. Son üç dört Lig maçında Trabzonspor çok fazla sakat oyuncu vermeye başladı. Bu durum haliyle takımın kurgusuna da etki ediyor. Abdullah Avcı'nın elinde her ne kadar yeterli kadro olsa da zaman zaman bazı mevkilerde tercihte bulunma konusunda sıkıntılar yaşayabiliyor. İşte tam da bu noktada futbolcular sahada sahneye çıkıyor diyebiliriz. Sakatlanan her oyuncunun yerine giren ya da takımdaki eksik oyuncunun yerine oynayan her futbolcu gücünün sonuna kadar mücadele örneği sergiliyor.

Örneğin son maçta Vitor Hugo'nun başının sarılı haldeki görüntüsü bize gerçekten 2010-11 ruhunun yeniden sahaya geri döndüğünü gösterdi. Victor Hugo belki o haliyle oyundan çıkma yönünde hocasına tercihini kullanabilir dedi ancak oyuna devam etmek istediğini iyi hocasına söyledi. Hugo'nun o görüntüsü bize 2011'de Burak Yılmaz'ın sahadaki mücadelesi esnasında aldığı darbeler sonrası oyuna devam etmesini hatırlattı.

Yani Trabzonspor'da oyuncular gerçekten bu sezon sadece takımdaki arkadaşlık ortamı ile değil şampiyonluğu olan inançlarıyla da dikkatleri çekiyor. Bunun en önemli belirtilerinden bir tanesi de bazı maçlarda skor olarak geriye düşmesine rağmen mücadeleyi bırakmayıp 90 dakika sahada kazanmak için savaşmaları. Ki bu da bir takım için bize göre en önemli şey.

Çünkü sahada gerçekten Trabzonspor izlediğiniz zaman önce bir inanmışlık ve ardından da sonuna kadar mücadele gücü azmi ve hırsını gözlemlemek mümkün. Yazımızın da başında söylediğimiz gibi bütün bunlar bize 2010-11 ruhunun tekrar sahada yaşandığını göstermekte.

SİMİTÇİ KAHVECİ GAZOZCU

Aslında Sezen Aksu'nun şarkısı en güzel şekilde özetlemiş.

Simitçi kahveci gazozcu...

Şinanay da yavrum şina şinanay

Şinanay da yavrum hopaşinanay...

Şu sıralar bunu biz Trabzonspor'la uğraşanlar için şöyle uyarladık

Yorumcusu, doktoru, siyasetçisi...

Şinanay da yavrum şina şinanay...

Bu şarkılı uyarlamadan sonra konumuza dönelim.

Trabzonspor doku dizgin yoluna devam ediyor.

E bir de namağlup!

Sen misin bunu yapan?

Adama öyle kolay yedirirler mi?

Elbette yedirmek istemezler.

Çünkü çıktıkları televizyon ekranlarında destekledikleri takımların gidişatı iyi olmayınca konuşacak çok şeyleri de olmuyor haliyle. O arada Trabzonspor yoluna emin adımlarla ilerlerken bu kez onun önüne taş koymanın yoluna bakıyorlar.

Kimler mi?

Yazımızın başında uyarladık ya!

Siyasetçisi, doktoru, spor yorumcusu.

Hani spor yorumcusunu bir nebze anlarsınız da!

Arkadaş siyaseten bir etiketle ortalıkta kendisine paye edinenler ile şu doktordan yorumculara ne demeli?

Sanki hepsi tek bir amaç için;

Trabzonspor aleyhinde algı yapmak için söz birliği etmiş.

Son dönemlerin sosyetik doktoru Gürkan Kubilay'a ekranlar yetmez olmuş...

Sığamıyor artık...

Doktorluk kesmiyor, spor yorumculuğunda (Trabzonspor aleyhinde algı yapma peşinde desek daha doğru olur) koşar adım ilerliyor.

Taraftarı olduğu Fenerbahçe mağlup olunca onu değil de Trabzonspor maçını yöneten hakemi gündem yapmış kendisine.

İlahi hoca sana sormazlar mı?

Hayırdır hoca Trabzonspor fobisi nereden kaynaklanıyor diye.

İşte ahval böyle.

Simitçisi, kahvecisi, gazozcusu kısacası hepsinin derdi Trabzonspor olmuş.

Eee ne yapsınlar baktılar tarafı oldukları takımdan ümit yok, bari Trabzonspor'u yıpratalım diye düşünüyorlar

TARAFTARIN GÜCÜ VE ÖNEMİ

Futbol taraftarla güzel bunu zaman zaman yazılarımızda zaman zamanda katıldığımız radyo programlarında her zaman dile getirdik. Özellikle pandeminin yaşandığı süre boyunca taraftarsız maç oynanması gerçekten tuzsuz yemek gibiydi. Taraftar gerçekten bir futbol takımı için çok şey ifade ediyor. Trabzon şehri gibi Türkiye'nin pek çok şehrinde futbol şehri olduğunu özellikle taraftarının verdiği görüntüsü ile bize bir kez daha gösterebiliyor. Örneğin 1 Ankaragücü 1 Göztepe geçmişe baktığımız zaman bir Eskişehir gerçekten bunlar futbol şehri olduklarını taraftarlarıyla özellikle türbinlerde yaptıkları şovları ile bize göstermişlerdi. Bu sezon türbinlerin %50 kapasite ile taraftarlara açılmasını açıkçası biz de çok sevindik çünkü dedi ki ya futbol taraftarsız tuzsuz yemek gibi oluyor diye. Şampiyonluğa oynayan bir Trabzonspor'un taraftarı ile çok daha güçlü olacağını da zaman zaman yazılarımızda vurguladık. Bu yüzden de taraftarım sadece birkaç maç değil daha doğrusu İstanbul takımları ile yapılan maçlarda değil bütün maçlarda Trabzon'da oynanacak olan bütün maçlarda takımının yanında olması gerektiği ve hatta 90 dakika hiç susmadan takımını desteklemesi gerektiğini sürekli söyledik. Fenerbahçe maçı öncesinde ortaya konan görüntü gerçekten çok güzeldi aslında belki de Trabzonspor'un uzun yıllardır hasret kaldığı bir tablo oydu bu.

Ancak dedik ya bu sadece 1 maçlık değil her maç böyle olması gerekiyor. Bu anlamda da Trabzonspor taraftarı bu hafta sonu oynanacak olan Rizespor maçında gerçekten önemli bir sınav verecek diye düşünüyoruz. Çünkü gerçek manada taraftarı bu maçta kendini gösterecek. Bu arada geçtiğimiz hafta Trabzonspor'un Göztepe deplasmanında gördüğümüz manzaraya gördüğümüz o güzel tabloya değinmeden geçmek istemedik. Gerçekten İzmir'in yani en Güzide kulüplerinden bir tanesi olan Göztepe taraftarı ile çok daha farklı bir görüntü ortaya koydu. Göztepe takımı bu sezon belki çok iyi bir görüntü sergilemese de taraftarı hiçbir zaman takımından vazgeçmiyor. Özellikle türbinlerde yaptıkları şovlar gerçekten inanılmaz ve görmeye değer. Trabzonspor maçında türbinlerin dört bir tarafından yapılan tezahüratları gördükçe bu anları videoya çekip görüntülenmekten gerçekten kendinize alamadık yani futbolun güzelliğini bir kez daha orada görmek de aslında çok güzeldi. Futbol bu yönüyle çok güzel ve izlemeye değer. Belki de o güne dair en önemli kayda değer olay Göztepe'nin Trabzonspor'u 1-0 mağlup olmasına karşın taraftarların takımlarına maç sonunda türbinleri çağırıp alkışlaması ve orada onlara yaptıkları tezahüratlardı. O günü Trabzonspor galip geldi ancak Göztepe iyi bir performans sergiledi çok baskılı oynadığı taraftar da takımın oynadığı bu futboldan çok memnundu maç sonuna da bu yönde tezahüratlarda bulundu.

Dedik ya futbol taraftarları çok güzel umarım bu görüntüleri Trabzonspor'un sadece Fenerbahçe Beşiktaş ve Galatasaray ile oynayacağı maçlarda değil içerde oynayacağı bütün maçlarda görmeye şansı bulabiliriz. 

AVCI'YA DESTEK, SONUNA KADAR

Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı adım adım takımı önce zirveye taşıdı, şimdi en önemli hedefi ise orada kalıcı olmak. Aslında Avcı'nın takımın başına geldiği günden beri söylemlerine baktığımızda bugün gelinen nokta ile ne kadar örtüştüğünü anlamak zor olmayacaktır. Zira Avcı bir yandan iddialı olduklarını dile getirirken diğer yandan temkini de elden bırakmamaya çok dikkat etti.

Bu yolda ilerlerken Avcı en önemli desteği camia, taraftar ve yerel basından aldı.

Daha önce de söylediğimiz gibi Abdullah Avcı'ya verilen destek belki de bugüne kadar verilen desteklerin en fazlası. Şampiyonluk yolu gerçekten zor ve meşakkatli. Bazen çok iyi oynarsınız ancak kazanamazsınız. Bazen de çok iyi oynamaz ancak kazanmasını bilirsiniz. Trabzonspor bu sezon iyi oynadığında kazandı, iyi oynamadığı maçlarda da kazanmasını bildi. İşte tam da o birkaç maçta hafiften "Sesler-eleştiriler gelmeye başladı" derken...

Takım o süreci de kayıpsız geçerek bir anlamda olası eleştirilerin önüne geçti.

Dedik ya çok sabırsızız...

Çok tez canlıyız...

Hataya tahammül sınırımız çok az.

Ancak unutmamak gerek; lig gerçekten uzun ve zor geçecek.

Bazen sahada iki katı mücadele edip kazanmak gerekecek.

Çünkü ligde şu sıralar çok farklı şeyler olmaya başladı.

Sadece zirve değil, ligin alt sıralarında da müthiş bir mücadele var.

Dememiz o ki, Abdullah Avcı'ya geçtiğimiz sezon duyulan ve dile getirilen güven ve destek sonuna kadar hissettirilmeli.

Çünkü rakipler bugünkü köşemizin ilk konusunda da belirttiğimiz gibi, bir araya toplanmış.

Simitçi kahveci gazozcu...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.