banner114
banner146

10 Ocak Dünya Gazeteciler Günü yine yaklaşıyor. Gazeteciler Günü, toplumlara gazetecilerin yaşadıkları sıkıntıları hatırlatması bakımından önemli. Kimine göre ise pek de sevimli olmayan gazetecileri sevgi ve saygıyla anma günü...Tıpkı Anneler, Babalar Günü gibi... Böylesi günlerin hakikaten bir önemi var mı? Yani gerçekten insanlar bu günlere bakarak günlerin anlamına uygun eylem yapar mı?.. Bu soruya 'evet' cevabı vermek durumundayız. Zira pek çok insan yılda bir kez bile olsa annesini hatırlayabiliyor!.. Çiçek alıp babasını ziyaret edebiliyor. Torunlarını alıp huzurevindeki annesini ziyarete gidebiliyor. "Yılda bir kez mi?" demeyiniz. Zaten bu günler de bunun için ihdas edildi. Yılda bir kez de olsa yad edilsin diye...Diğer türlü anne ve babasıyla sürekli iç içe olan ailelerin böyle günlere ihtiyacı yok ki. Onlar için zaten her gün 'Anne ve Babalar Günü'...Aslında gazeteciler için de durum farklı değil.

Gazeteci, hayatını topluma ve toplumun çıkarlarına feda eden kişidir. Gazetecinin özel hayatı ve ailesi yok gibidir. Yaşamının 24 saatini mesleğine adamak zorundadır. Kah fiili olarak kah düşünsel olarak… Ancak buna rağmen gazeteciler toplumun pek sevilmeyen...Yine de saygının esirgenmediği yaramaz çocuklarıdır. Hem onlarla olmaz hem onlarsız olmaz. Bazen sevilir, takdir edilirler... Bazen da kovulur dışlanırlar. Genel çerçevede bu değerlendirmeyi yaptıktan sonra biraz da yerele inmek istiyoruz.

10 Ocak Dünya Gazeteciler Günü'ne henüz 4-5 gün varken Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanımız reklam panolarında gazetecilerin gününü kutlamaya başladı. Bu kutlamalar yarın yemeklerle, çeşitli hediyelerle mutlaka taçlandırılacaktır! Başkan Murat Zorluoğlu, bu anlamda Trabzon'da gazeteciler için çağ kapatıp çağ açan bir başkandır! Gazetecilere her ay 50-60 bin lira bütçe ayıran! Gazeteci yakınlarını işe alan!  Gazetecilerin yakınları uyuşturucuyla bile yakalansa umursamayan! Bir gazeteci dostu(!) Başkan... Elbette ki bu kadar büyük sevginin (!)bir karşılığı olacak. Gazeteci dediğin ahde vefa gösterecek! Bu kadar iyilik yapan bir başkanı üzmeyecek! Sayıştay üyeleri Başkan’ın usulsüzlüklerini ortaya çıkarınca bunu ters yüz edip Başkan’ı övecek! Vatandaş Başkan’a kızıp partisine (AK Parti’ye) küfrettikçe gazeteci görmeyecek! Üstüne beton dökülen su kanalları arıza yaptıkça!.. Sökülüp kırıldıkça!.. Yüksek katlara su basmadığı için apartmanlara hidrofor takıldıkça!.. Hidrofor çözüm olmayınca insanlar banyo yapmak için köy evlerine kaçtıkça!.. Şehrin STK’ları yok sayıldıkça!.. Şehir için uzlaşma istendiğinde “Biz yüzde 65'iz” oy oranı hatırlatıldıkça!.. Doğrudan teminle alınan ve paraların nerelere gittiği bilinmesin diye faturalar saklandıkça! Dışarı fatura sızan birimlerin müdürleri faturaları yeteri kadar koruyamadıkları için yerlerinden alındıkça! Gazeteciler aldıkları paranın hakkını verecek! Ahde vefa gösterilecek! Gazeteciler Cemiyeti, arka bahçenin muhabbet salonuna dönüşecek! Birlikte ne güzel projeler üretilip güzellemeler dizilecek! Başkanımız şehre inat dere yatağına terminal yaptıktan sonra “Biz ortak akla itibar ederiz” dedikçe manşetlerden görülecek! Bütün belediye kadrosunu "sır tutan, içerde olanları dışarı sızdırmayan, güvenli bir belediye" anlayışına göre dizayn ettikçe! Büyükşehirde tam bir korku imparatorluğu hüküm sürdükçe gazeteci "Ne huzurlu Belediye" diyecek. Böyle gazetecilerin 10 Ocak Günü’nü Büyükşehir Belediye Başkanı neden bir hafta önceden kutlamaya başlamasın!..                          

10 Ocak Gazeteciler Günü dolayısıyla şunları yazabiliriz. Trabzon yerel basını, tarihinde hiç bu kadar zelil duruma düşmemişti. Murat Zorluoğlu kendi yanlışlarını ve vakalarını yazdırmamak için yerel basını parayla bağladığını düşünüyor olabilir. Lakin Trabzon yerel basınına tarihinin en büyük kötülüğünü yapmıştır. Yerel basının toplum nazarında itibarını sıfırlamıştır. Bugün yalnızca Trabzon'un merkezinde...Siyasilerde veya STK temsilcileri de değil...En ücra köylerde ve muhtarlarda bile Trabzon basınının para ile bağlandığı konuşuluyor. Trabzon Belediyesi eski Başkanı Hasan Melek, Gazeteciler Cemiyetinde basın açıklaması yaparken ve Cemiyet Başkanı yanında otururken, “Basınımızın yanlışları yazmadığını biliyoruz ve üzülüyoruz” diyebiliyor. Trabzon basın tarihine ibretlik dönem olarak geçecek ve belki üniversitelerde tez konusu olabilecek bu keyfiyet Trabzon için 10 Ocak Gazeteciler Günü'ne acaba nasıl bir anlam yüklüyor. Yazdıklarımızın rahatsız edeceği gazetecilerin üslubuyla biz söyleyelim isterseniz..."Bırak bu işleri Ali Öztürk!.."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.