“Sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık… ” ilahi buyruğu ardından,” Evleniniz, Kıyamet günü sizin çokluğunuzla övüneceğim.” dileğine muhatap bizler  gün geldiğinde karşı taraftan izin alarak evlerine gideriz.

“Hoş  geldiniz, hoş bulduk” selamlamasından sonra hal ve hatırlar sorulur ve erkek tarafının en yaşlı üyesi, “Allah’ın emri Peygamberin kavli ile kızımız Ayşe’yi oğlumuz Ali’ye istiyoruz.” talebiyle  hayırlı işi  açıklar. Karşı tarafın aynı konumdaki üyesi de “Düşünelim bakalım, Allah ne yazdıysa o olacak inşallah.”  şeklinde  cevap verir. Zi-yarette oğlan vardır ancak bir sükût abidesidir. Hiç konuşmaz, gülmez de. Edep öy-ledir örfte. Kız da yoktur ortada.Şayet  evet çıkarsa mevsimine göre  ayran ya da sütü  sunar misafirlerine …

Şimdilerde kitle iletişim araçlarında kız isteme adeti suyunu tamamen kaçırdı. Yıllar sonra torunlara anlatılacak o tatlı, garip anılar artık olmayacak. Neyi anlatacak yarının dedeleri?  “Babaannenizi gördüm, beğendim; gittim onunla buluşmaya. Oturduk,  kar-şılıklı sorularımızı sorduk.Yaşı yaşıma uygundu,boyu boyuma. İçkimim sigaramın ol-madığını, aileme  bağlı olduğumu söylediğimde kendisinin de aynı düşüncede oldu-ğunu ifade etmesi beni mutlu etmişti…”  Dede susuyor bir an, arkasını nasıl anlata-cak. Sıkıyor yumruklarını, devam ediyor. “ Tam bu sırada bir telefon geliyor, ‘Ben’ diyor ‘oradaki Ayşe Hanıma talibim!’   Sunucu ağzının payını veremedi. Ama benim Ayşe’m,’Ben Ali’yi tanıyana kadar sahipsizdim şimdi ise artık yakışıklı, dürüst ve akıllı bir sahibim var’ diyerek münasebetsizi ebediyen susturdu.”

Düşünemiyorum kız evinde biri gelip “Ben de talibim” deyiverse ne olur? Siz tahmin edebiliyor musunuz ne olabileceğini? Bazen de locadakiler talip olunan adayın evet demesi karşısında  dahi “Siz mutlu olamazsınız, siz yakında ayrılırsınız” çıkışı yok mu? Kimi zaman da  aday, taliplisini affediyor, kıyamet kopuyor nasıl affedersin diye. Ya hu sana ne?Bereket bunlar azınlıkta,çok şükür.

Programlarda Anadolu’da yaşanmayan  birçok olay vardı. Meselâ gelin adayı oryan-tal olarak karşımıza çıkıyordu. Kız istemelerde çok bulundum; böyle bir şeyle hiç karşılaşmadım! Soruyorum size, siz hiç kız evinde kızın dans ettiğine tanık oldunuz  mu, böyle bir sahneyle karşılaşsanız ne yapardınız?

Bir hafta birlikte gezip tozduktan sonra   ayrılma kararı almayı, ertesi gün bir başka-sıyla buluşmayı algılayamıyorum. Ne zaman sevgisini unuttu da yeniden sevdi. On-lara cevabı,”Her gördüğün seversin / Sendeki mide midir” türküsü versin.

Şükür Rabbime KHK ile bu programlar kaldırıldı. Evlenemeyenleri evlendirmenin yolu yok mu var elbet. Adam gibi, o tür programları yapın kardeşim.  Mahmut Tuncer, yıl-larca örfümüze, âdetimize uygun güzel bir program yapıyor. Evlenemeyen gençleri evlendiriyor; evlendirmekle kalmıyor onlara eşya hatta ev temin ediyor.Sunuculuğunu takdir ettiğim sevgili  Zühal , canlı yayında dönüş duyurusunu yaptı: ”Evlenmeye maddi durumu olmayanlar! Bize başvurun.”

Zühal Hanımı bu güzel haberi için kutluyoruz, inşallah öteki kardeşlerimiz de aynı yolu tutarlar.

                                   

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.