Zordur dost olmak, dost kalmak...

Günün şartlarına göre değil, şartlar ne olursa olsun dost kalmak daha da zordur...

Bunun en güzel sınavını yaşadık geçtiğimiz hafta sonu futbol sahasında.

Bir tarafta Trabzonspor bir tarafta ise Rizespor.

Yani et ve tırnak...

Aynı havayı teneffüs eden, aynı coğrafyanın kader ortağı iki şehir...

Yıllar önce görevli olarak Rizespor’un bir maçına gittiğimde top toplayıcı çocuğun söylediği sözü hiç unutmuyorum. Yanılmıyorsam yeşil-mavili takımın 2. Lig’de şampiyonluk mücadelesi verdiği bir maçtı...

Kale arkasında top toplayıcı çocuk ile biraz sohbet etmiş, Trabzon’dan geldiğimizi söylemiştik...

Maçın başlamasının ardından da Rizespor’un kaçırdığı birkaç pozisyon sonrasında, bizim stres yaptığımızı, ahlanıp-vahlandığımızı görmüş ve yanıma gelmişti...

Yanıma gelir gelmez söylediği ilk sözü ise hiç unutmuyorum, “Gerçekten üzülüyor musun abi?”

Yani Trabzonlu birinin Rizespor için heyecan, stres yapması Rizeli genç için garip bir durumdu.

Düşünebiliyor musunuz o dönemlerde Trabzonspor’a bakış açısının genç nesle nasıl aksettirildiğini.

Aradan yıllar geçti ve yine aynı tablonun zemini hazırlanıyor...

Rizespor’da sorumluluk sahibi insanların canları acır halde yaptıkları açıklamalar, belki kırgınlık oluşturabilir ama iki şehir yarın yine aynı yolda yürüyüp kader birliği yapacak. 

İki komşu her zaman, her alanda birbirine muhtaçtır...

Gerek sportif, gerek siyasi, gerek kültürel, gerek ekonomik, gerek komşuluk hakkı olarak, gerekse de yaşam tarzı olarak...

Komşuluk hakkının sorumluluğu değil miydi dönemin başkanı Sadri Şener’in, iyi giden bir takımın iki kilit oyuncusu Eren ve Sercan’ı Rizespor’a satması. Tartışmasız iki oyuncunun önemli katkısı ile Rizespor o dönem şampiyonluk ipini göğüsledi...

Bugün Rizespor’un yaşadıklarını Trabzonspor yaşamış olsaydı emin olun gündem ve konuşulanlar farklı bir şey olmayacaktı. O nedenle öncelikle camiaların önde gelenlerinin sağduyulu olması gerek...

Bu tarz ortamları fırsat bilip gerçek yüzlerini ortaya çıkartanlara ne demeli?

Yazık... Yazık...

Son olarak...

Trabzonspor’un, Bursaspor yenilgisi ve oyuncuların adeta erken tatile çıkması, Ersun Yanal’ın oyun stratejisi, maçı yeterince yaşayamaması, maçın önemini kavrayamaması elbette ki tartışılacak...

Elbette ki Ersun Yanal bugün ortada oluşan krizin baş aktörü olarak yargılanacak, eleştirilecektir...

Kısacası ne Ersun Yanal’ın, 34 hafta boyunca “Gelişmekte olan bir tarımız...” söylemi, ne de Rizespor Başkanı Metin Kalkavan’ın, “Bu dostluk bitmiştir...” açıklaması iki kardeşin dostluğunu bozmayacaktır...

Ortamdan nemalanmaya çalışanların ise bu tarihi fotoğrafta gözleri kapalı çıkacaktır!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.