Son yazılarımızda benzer konuları değişik yönleriyle ele almayı sürdürüyoruz. Siyonizm, Evangelizm, İsa’nın tekrar yeryüzüne geleceğine olan inanç, Ortadoğu’daki savaşların nedenleri gibi. Umarım bu durum siz değerli okuyucularımızı sıkmamıştır. Çünkü bu yazımızda da aynı konuyu bir başka yönüyle ele alacağız. Bu konuları önemli görüyoruz çünkü şimdi olduğu gibi önümüzdeki on yıllar, elli, belki yüz yıllar boyunca dünyada ve bölgede yaşanacak sıkıntıları bu inanış ve felsefe yönlendirecektir. Bu nedenle toplumun bilgi ve bilinç sahibi olması gerektiğine inanıyoruz.

        İnsan tasavvuru da olsa bir doktrine inanalar yeterli güce eriştiği zaman diğerleri için tehlike oluşturmaya başlamaktadır. Çünkü bu doktrinleri düşünenler, kurgulayanlar ve yazanlar, bilinen yaşanmışlıkların sonunda elde edilen deneyimlerle ve yeni bir bakış açısıyla yeni hedeflere ulaşmak için toplumu şekillendirmek ve insanlığa yön vermek amacını taşımaktadırlar.

     Yahudiliğin Sebatayizmi, Evangelizmi, Siyonizmi, Hristiyanlığın rönesansı/reformu, sermayenin kapitalizmi gibi. Bunların hepsini reddeden komünizm gibi. Şiddeti çıkış yolu olarak gören faşizm gibi.

      Hedeflerini, umutlarını kaybetmiş insanların yaşama arzusunu da yitirmesine engel olmak, onları hayata bağlamak, benliklerinde yaşama sevincini canlandırmak için onlara yeni umutları, yeni hedefleri benimsetmek gerekir. Kitleler, toplumlar, milletler de birlikteliğini, gücünü, heyecanını kaybettiği dönemlerde onlar için de yeni hamleler, atılımlar, ortak umutlar ve hedefler gerekmektedir. Yeni mefküreler, ülküler, idealler… Bu ihtiyacı zamanında fark edenler ve kitlelere önderlik edenler o toplumun unutulmaz liderleri olurlar.

      Sonu“ izm” le biten çoğu felsefe ve doktrinler bitmişliği, tükenmişliği sonlandırmak ve topluma yeni istikametler vererek onları yeniden canlandırmak istemektedirler. Aslında normal gibi görünen bu süreç, içinde kan, göz yaşı, katliam ve zulüm de barındırmaktadır.

      Sebatayizmin gizlilik ve sızma yöntemini esas alarak yapılandırdığı örgütünün, içinde bulunduğu toplumun devlet yapısı, ekonomisi, siyaseti içine kanser hücreleri gibi yerleşerek o ülkeyi içeriden tökezletme, engelleme, zayıf düşürme ve yıkıma götürmesi gibi.

      Siyonizmin benzer yollarla, yeri geldiğinde açıktan risk alarak yeryüzüne hükmetme, seçkin ve efendi olarak gördükleri kendilerinin, köle ve hizmetçi olarak kabul ettikleri diğerlerine üstünlüğünü sağlama, bu yolda her türlü zulmü ve  kan akıtmayı ibadet sayması gibi.

       Evangelizmin Yahudilerle işbirliği yaparak onların hakimiyetine yardımcı olmak, bunun için ortak savaşa girmek, karşılığında Yahudilere dünyalık hayatı sağlamak, kendileri de Cennet’i elde etmek inancı gibi. İşte bugün Amerika’nın Siyonist mücadelenin aracı haline gelmesinin sebebi, Protestanlık içine yerleştirilmiş bu Siyonizm’in oyunudur.

       Yani Amerikan ordusunu ve Pentagon’u Ortadoğu’da güç kullanmaya iten sebep bu inanıştır. Artık sıra İran’a gelmiştir; İran da Suriye olma yolundadır. Ancak İranlılar Perslerdir ve Suriye kadar kolay lokma değildir. Ondan sonra sıra hangi ülkededir diye bilmem sormaya gerek var mı?

        Komünizmin bütün din ve inanışları reddederek maddeyi esas alan felsefi bakışı ile kapitalin belli kişi ve yapıların elinde ve kontrolünde toplanmasına karşı çıkması ve “adalet” kavramını “eşitlik” ilkesiyle açıklayan komünü önceleyen, bireysel yetenek ve girişimi engelleyen ve bütün dünyada  başarısız olduğu artık kesinleşen yapısı gibi.

        Bu  ”  izm ” ler içinde bugün aktif olan ve Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren Siyonizm ve onun yan kuruluşu olan Evangelizm’dir. Bu uydurma teori ve inanış uğruna yapılanlar gerçekten çok anlamsızdır ama bu yalan sayesinde Büyük İsrail’in kurulması ve birçok devletin ve milletin tarihten silinmesi, kalanlarının da köleleştirilmesi sağlanacaktır.

       Bu inancın en önemli ritüeli İsa’nın Mehdi/Mesih olarak tekrar yeryüzüne gelmesi beklentisidir. İsa’nın yeryüzüne dönebilmesi için de şu yedi aşamanın gerçekleşmesi gerekmektedir:

      1.Yahudilerin Filistin’e geri dönmeleri 2. Büyük İsrail’in kurulması 3. Yahudiler de dahil olmak üzere tüm dünya uluslarına İncil’in “müjde” olarak vaaz edilmesi 4. Yedi yıl sürecek olan felaket dönemi. İsrail Yecüc Mecüc Orduları tarafından işgal edilecek ve ABD ile İngiltere İsrail’in yardımına geleceklerdir. ABD ve İngiltere’nin, İsrail’in yardımına kolayca koşabilmeleri için Kıbrıs’ı üs olarak kullanmayı planlıyor olmaları mümkündür. Bu da Kıbrıs’taki çözümsüzlüğün sebebini açıklamaya yetmektedir. 5. Hz.İsa’nın ikinci kez dünyaya gelişi. 6. Armageddon Savaşı 7. Kıyametin kopması ve İncil’e ve İsa Mesih’e iman edenlerin Cennet’e yükseltilmeleri.

          Evanjelistlere göre, insanlığın kaderi ilahi bir senaryo ile önceden belirlenmiştir.  Yahudiler  bu kozmik ortamda kendilerine biçilmiş rolü oynamaktadırlar. Bu kozmik ilâhi görev Büyük İsrail Devletini kurmaktır ve dini inanışın gereğidir.

         Bize acı veren her şey onlara haz vermektedir. Bu inanış ortadan kalkmadan bu korkunç gidişatı kim durdurabilir? Hiç kimse! Kıbrıs ve Ege de dahil olmak üzere önümüzdeki süreçte bizi zor günler beklemektedir. Verilen mücadele başarılı seyretmektedir. Ancak başarının sürdürülebilmesi için, iç barışı sağlamak, birlik ve beraberlik içinde gelecek zor günlere hazırlıklı olmak gerekir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner37