Zaman Gazetesi’ne yönelik operasyonun yankıları sürüyor. Operasyona başta ABD, AB, Rusya, İsrail olmak üzere dış dünyanın yanı sıra ülke içinden de yoğun tepki geldi. CHP, MHP, HDP ve diğer bazı siyasiler…  Zaman gazetesine kayyum ataması olayı en çok ABD’yi rahatsız etti. ABD, birlikte hareket ettiklerini savunamamanın rahatsızlığını dışa vurdu. ABD Büyükelçisi John Boss basın özgürlüğü temalı üst üste açıklamalar yaparak refleksini gizlemedi.

17/25 Aralık olaylarının ABD/Cemaat işbirliği ile planlanan ve Recep Tayyip Erdoğan’ı tasfiye etmeyi amaçlayan bir darbeydi. Olayın bir darbe olduğu ve işbirliği içinde yürütüldüğü bugün şüphe götürmeyecek kadar çıplak biçimde ortaya serildi. Nitekim 17/25 Aralık  Darbesinin hemen öncesinde paralel polislerin müdürlerini, valilerini, genel müdürlerini ve içişleri Bakanı’nı da aşarak… Onlardan habersiz olarak ABD İstanbul Başkonsolosluğu ile doğrudan irtibat halinde oldukları iddianameye yansıdı. ABD yetkililerine sorulduğunda ise; “ABD Büyükelçiliği Türk emniyeti ile her zaman irtibat halindedir” cevabını verdi. ABD, ilk kez Türkiye’de planladığı bir darbeyi gerçekleştirememenin öfkesini dışa vuruyor. Gezi eylemleriyle denenen, 17/25 Aralık’la açıktan sahnelenen darbe girişimlerinin üçüncüsü bakalım nasıl tezahür edecek?

Zaman Gazetesi’nin içine düştüğü durum birilerine, ‘oh oldu’ dedirtse de ülkeye ve insanımıza verdiği zarar göz ardı edilemez. Sırf Allah rızası için abone olan yüzbinlerce insanın hayal kırıklığı bu ülkenin büyük bir kaybıdır. Yarım asırdır verilen emekler, beslenen umutlar, kabartılan yürekler çok büyük kırılmalar yaşanmıştır. Bundan böyle hiçbir cemaat, toplumdan bu denli ilgi ve alaka toplayamayacaktır. Allah ve peygamber ölçüleriyle yola çıkan bir cemaatin günün birinde ABD ile işbirliği yapıp muhafazakar bir iktidarı tasfiye etme amacı tarih boyunca unutulmayacaktır. Bunun toplumsal zihne verdiği zararları zamanla daha iyi anlaşılacaktır.

Cemaat için muhafazakar iktidara karşı mücadelede bir kale ve o kalenin içinde gizlenen iki simge vardı. Kale HSYK’ydı. HSYK seçimlerini kaybettiklerinde ABD adına yürüttükleri mücadeleyi de kaybetmişlerdi. 7 Haziran sonuçlarında, ‘Acaba’ deyip 6 aylığına umutlansalar da 1 Kasım seçimleri sonun ilanıydı. İki simge ise bir daha kolay olunamayacağın ifadesi. Önce Bank Asya… Ardından Zaman Gazetesi… Gazete cemaat için son simgesiydi.

***

Zaman Gazetesi’ne el konulması olayı karşısında durumdan vazife çıkartan Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım açıklamalarıyla güya şikeyi örtbas etmek istedi. Fenerbahçe’nin 2010-11 sezonundaki şikesinin Zaman Gazetesi’nde organize edildiğini iddia edip ne denli zor durumda kaldığını gösterdi.

 

Şikeci Aziz Yıldırım’a sadece tek bir soru yöneltiyoruz. Şayet şike yok idiyse ve bir organizeden ibaret idiyse, ‘Tapelerin yokluğunda yargılanmayı neden kabul ettiniz? Tapeleri ne yapacağız? Ergenekon sanıkları gibi tapelerin sahte olduğunu ispat ederek tapeli yargılanmayı neden kabullenemediniz? Tapesiz yargılanmayla kurtulduğunuzu zannettiniz. Hukuk alt-üst edilerek kurtarılmış olsanız bile bir gün mutlaka fiilen mahkum edileceksiniz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.