Hz. Yusuf’un hayatı ayette ifade edildiği gibi “… soranlara nice ibretler” olan bir maceradır. Yakup (AS)’ın oniki oğlundan biri olan Yusuf (AS)’un güzelliği, zekiliği ve babasının sevgisi yüzünden, kardeşleri tarafından kıskanılarak, kuyuya atılmasıyla macera başlar. Bir kervan tarafından bulunup, Mısıra götürülüp saraya satılır. Mısır Azizi’nin eşi Züleyha’nın aşkına cevap vermeyince iftiraya uğrar ve zindana atılır. Sonra rüya tabirleriyle ünlü olunca Firavun’un rüyasını tabir ederek zindandan çıkar, Mısır Azizi olur. Mısırı akıllı, adil ve hayırsever yönetimiyle büyük bir kıtlıktan kurtarır, sahil-i selamete çıkarır. Kıtlık sebebiyle Mısıra gelen ailesiyle tekrar buluşur. Her şeye kavuştuğunda Rabbine “canını alması ve onu iyilere katması” için dua eder.

Çok kısa anlattığımız Yusuf (AS)’ın kısassında, şahsi hayatımız, aile, toplum ve yönetim hayatımız açısından çok ibretler bulunmaktadır.  Vahyin ışığında Hz. Yusuf (AS) kıssası, bir yönetim için önemli olan hususlara dikkat çeker. Kıssa, yöneticilerin dünya çıkarlarını değil, ahiret kazançlarını önceleyen, güvenilir insanları yönetim ekiplerine almaları gerektiğini öğütler. Kişinin yapabileceği işe Allah için talip olmasında mahzur olmadığını gösterir. Akıllı bir yönetimin günü kurtarmayı değil, geleceği kurtarmayı amaçlaması, geleceğe yönelik stratejik planlamalar yapması gerektiğine işaret eder. Hamaset değil, gerçekçi ve dünyada hüküm ferma olan Sünnetullaha (Allah’ın kanunlarına)  uymayı esas alır. Sorunlara karşı yeni çözümler geliştirmeye örnek verir. İnsanlar arasında adalet ve yardımseverliği yaygınlaştırmanın yönetilenler ve toplum huzuru açısından önemini gösterir.

Hikâyenin sonu en ibretlik kısmıdır. Hz. Yusuf’un Mısırı selamete çıkarıp, babası ve ailesine kavuştuğunda Rabbine kavuşmayı (ölümü) dilemesi… Müslümanlık adına, Rabbine kavuşmanın, dünyanın en güzel, en yüksek mevkileri ve mutluluklarından bile üstün olduğunu bize örneklendirir.

Yönetim adına, vazgeçilmez olmadığımızı, biz gittikten sonra kıyametin kopmayacağını, her şeyi bilen ve yönetenin Allah olduğunu bize işaret eder. Zirvede bırakmak, tadında bırakmak gerektiğini fısıldar.

Bu gün makamları bir şekilde elde edenlerin bırakmamak adına yaptıkları, ehil olmayanların ehil olmadıklara işleri ve makamları kapmaları… Adaleti, şefkati, merhameti, yardımlaşmayı yaygınlaştırması gerekenlerin, hamaset söylemleri üzerinde uçurumlar inşa etmeleri…

Hz. Yusuf’un hayatını, Yusuf suresini, okumalı, insani ve yönetsel nazarla içsel bir kavrayışla anlamalı, hepsinden önemlisi ders çıkarmalı…

Bol günleri anlamak, şükrü yaşamak, zor günleri atlatmak, adalet ve yardımlaşmayı yaymak, sahil-i selamete çıkmak için galiba Yusuf’lar bulmak lazım...

Doç. Dr. Sedat Bostan

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner108