Karadeniz Bölgesine özgü bir ifade…

Yürüyerek gitmek” anlamında…

Bu sözü bir başka bölge sakini asla kullanmaz.

Çocuklar liseye başladığında… Bir akşam yemeğinde çok gülmüştük.

Bizimki “yürüme gittim” deyince durumu daha sonra fark etmiş.

Çünkü arkadaşları “Yürüm neresi” diye sorunca…

Öyle ya… Mahalle mi, alışveriş merkezi mi? Hani ‘Yürüm’e gidince…

Nasıl anlaşılırsa anlaşılsın. Ben de kullanıyorum zaman zaman.

Eski bir şiirimde durur hâlâ.

Evine yürüme gidiyorsun

Yürüme

Sokaklar merdivenler

Yaşadığımızın farkına varalım diye… Sağlığımızın kıymetini bilelim.

***

Aslında şehirlerde yürüyüş yolları olsa…

Yayalar, daracık kaldırımlardan… Bir de park etmiş araçlardan kurtulsa…

Sağdan gitmenin de bir uygarlık göstergesi olduğuna inansa…

Ulaşım nasıl da rahatlar. Çoğu insan yirmi otuz dakikalık yolu yürümeyi göze alamıyor.

Çünkü keyif almaktan çıkıp adeta cehennem azabına dönüşüyor.

Eski yeni tüm yerel yöneticiler… Nasıl da bu konuyu es geçmişler?

Öncelikleri farklı, önemsememişler.

***

Bugünlerde hemen herkesin cebinde bir ‘adımmatik’.

Adımsayar’ diyenler de var. Cep telefonunuza da yükleyebiliyorsunuz.

Gün içinde kaç adım attığımız, sağlığımız için çok önemli.

Ne kadar kalori yaktığımız… Sanki yürüyüş yolu var da… Yürüme gidemiyoruz yani.

***

Hareketsiz yaşam, sağlığımızı tehdit ediyor.

Düzenli spor’ yapmaktan başka çaremiz yok.

Haftada en az üç gün yürüyüş yapmak birçok hastalığa iyi geliyor.

İşyerine giderken ve dönerken… Yakın mesafelere…

Yürüme gitmek” yani… Günde otuz dakika…

Kasları ve dolaşım sistemini olumlu etkiliyor. Kalbin düzenli çalışmasını sağlıyor.

Psikolojiye de iyi geliyor.

Çünkü ayaklarımız bizleri uzaklara taşıyabilsinler diye o kadar güçlü.

Açık alanda yer bulamıyorsak doğru koşu bandına…

***

40 yaşın üzerindeyseniz doktor kontrolünde…

Öyle her aklımıza estiğinde ‘yürüme’ gidemiyoruz yani…

Bu konuya en belirgin örnek İstanbul Bakırköy - Bahçelievler arası…

Yürüyüş yolu olduğunu düşünebiliyor musunuz? Bisiklet yolu…

İnsanlar nasıl da keyifle yollara düşer.

Hem spor hem de ekonomi. Sağlık ve huzur… Çevrenizin farkına vararak…

Bir kelebek gibi gelir geçersiniz onca insanın arasından. ‘Yürüme’ gidersiniz yani.

Kim bilir belki o zaman teşvik bile gündeme gelir.

Sigara içmeyenlere, bisikletle işe gidip gelenlere verildiği gibi… Yürüme gidene de…

Konuyu açtığım arkadaşım itiraz etti: “Mümkün değil. Hemen rapor alırız.”

Ne diye?”

Yürüyemez diye.”

Yok canım daha neler” dediysem de dinletemedim.

***

Yürümek’ biraz da ‘niyet belli etme’ anlamına gelse de…

Gandhi’nin ‘Tuz Yürüyüşü’nü… Mao’nun ‘Uzun Yürüyüş’ünü…

Ve Demirel’in o ünlü sözünü hatırlatıyor: “Yollar yürümekle aşınmaz.”

Yürümenin, yüzmeye göre kaslarımızı daha çok çalıştırdığını…

Daha fazla kalori yaktığını söylüyor Demirel’in özel doktoru Prof. Dr. Osman Müftüoğlu.

Fakat o dönem Demirel’in yeniden başlattığı siyasi mücadele yıllarında etkili olamıyor.

Sağlıklı olacağım diye imajımı bozamam. Şimdi sen beni zayıflatmadan sağlığıma kavuşturabilir misin?”

***

Charles Bukowski ‘Ekmek Arası’na imzasını atıyor adeta.

Yan yana yürümeyelim diye dar yapıldı kaldırımlar.”

Peki, biz ne zaman yürüyeceğiz?

Dağ başını duman alınca...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner37