TBMM bugün yolsuzluk iddiasıyla istifaları alınan 4 eski bakanın Yüce Divan’a gidip gitmemelerini oylayacak.

 

 

Oylama öncesi AK Parti cenahında bir komplo teorisi ile hem vekiller hem kitleler maniple ediliyor. Efendim “Bakanlar Yüce Divan’a giderse, bunun anlamı darbeye ‘evet’ demekmiş!..” “Bakanları Yüce Divan’a göndermek Sisi ile Esat’ı sevindirmekmiş!..” “Bakanları Yüce Divan’a yollamak Liberman’ı sevindirmekmiş!..” “Bakanlar Yüce Divan’a giderse paralel sevinecekmiş”

Üzülecekleri saymıyorlar. Milyonlarca mü’min, yolsuzluğun üzeri örtüldü diye üzülmeyecek mi? Yolsuzluğu örtmek yaradanı üzmeyecek mi? Umutları, ümitleri pörsütmeyecek mi?

***

Nerelerden nerelere savrulduk!.. Parti tabanı, 17-25 Aralık olaylarının darbe olduğuna yürekten inanıyor. Ancak aynı parti tabanı, yolsuzluğun varlığına da inanıyor. Yolsuzluklar üzerinden darbe planı yapıldığı fikri hakim fikir. Böyle bir durumda yolsuzluklar nereye konacak? Parti tabanı yolsuzlukların örtüldüğüne inanırsa parti daha mı karlı çıkacak?.. Şimdi şu manipülasyona bakınız…

‘AYM Başkanı orada oldukça bakanlar suçlu ilan edilecekmiş!..’ Yazıklar olsun. ‘Hem de yüz bin kere’… Bu fikrin sahipleri Haşim Kılıç’tan daha mı samimiler? Daha mı adiller? Haşim kılıç gibi ilkeli bir dava ve ahlak adamını düşman göstermenin paralel yapının yaptıklarından ne farkı var? Cemaat bir yıl öncesine kadar (Bakanlıklarda hakim olduğu dönemlerde) kendileri dışında herkesi düşman ilan etmişlerdi. Hak etse de makamları kimseyle paylaşmadılar. Milli Görüş kökenliler, Süleymancılar, Işıkçılar ve bilmem hangi yapıya mensup kim varsa cemaati aşamadı. Cemaat kendinden başka herkesi dışladı. Bugün görüyoruz ki bununla kalmamış onlarca vakıf ve derneği terör listesine alıp operasyon düzenlemişler. Dışlamayla yetinmemiş, yok etmeyi hedeflemişler.

***

Önünüzde böyle bir örnek varken ve bu anlayışla mücadele edilirken, bu nasıl bir dışlama ve düşman yapma tavrıdır? Ne yazık ki AK Parti kendi adamlarını dışlamaya ve düşman görmeye başlamıştır. Paralel’in bu anlayışıyla ‘Haşim Kılıç’ı’ düşman ilan edip, ‘Onun adaletine eski bakan emanet edilemez’ diyen anlayış arasında ne fark var?.. O zaman AK Partilileri hangi hakimler yargılayacak? Ya da AK Partilileri yargılayıp cezalandıran bir hakim acaba nasıl yaftalanacak?..

Yüce Divan’dan kaçış yolunu allı pullu ifadelerle süslüyorlar. ‘Ben yolsuzlukla mücadeleye karşı değilim amma !.. Kurulan tuzağa karşıyım!..’ Kim kurmuş tuzağı? AYM öyle mi?.. O zaman 4 bakan niçin istifa ettirildi!.. Tapeler artık hukuk dışı sayıldı. Deliller karartıldı. Geriye bir tek yol kalıyor. Bu dört bakanı 2015 seçimlerinde liste başı yapmak!.. Samimi ve masum tabandan onlara gönül rızasıyla oy atmalarını istemek!.. Onlara oy vermeyecek olanları da Sisi dostu, Esatçı, AK Parti düşmanı, Avrupacı diye önceden ilan etmek!..

 

Sahi bu vahim savrulma neyin nesi?.. AYM 4 bakanı suçlu bulursa toplumda sürpriz karşılanmaz. Lakin suçsuz bulunursa AK Parti kazanır. Bu gerçeğe rağmen Yüce Divan’dan kaçarak yolsuzlukların üzerini örtmek ağır bir infial oluşturacak. Yolsuzlukla mücadele söylemine artık kimse inanmayacak. Biz Trabzon’dan böyle bakıyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89