Trabzon’da geçtiğimiz hafta üzücü bir olay yaşandı. Yomra ilçesinde AK Partili, CHP’li, MHP’li ve Saadet Partili 5 kanaat önderi bir araya gelerek Yomra Platformu oluşturdu. Yomra’nın sorunlarının dile getirilmesini amaçlayan platformun ilk sözcülüğünü de MHP’li Belediye Meclis Üyesi Hasan Bayrak yaptı. Platformun ilk açıklaması Yomra Belediyesinin icraatları olunca sözcülüğü meclis üyesinin yapması doğal karşılandı.

Platform, açıklamasını Yomra’da yapmadı. Randevu alıp Trabzon Gazeteciler Cemiyetinde yaptı. 5 Nisan 2016 Salı günü yapılan basın toplantısına Trabzon’un çok okunan internet siteleri ile 6 gazetenin üçü hiç yer vermedi. Bu tablo Trabzon yerel medyasının objektifliği açısından endişe vericiydi. Garip olanı, haber siteleri bile haberi servis etmemesiydi.

6 Nisan sabahı haber yalnızca üç gazetede yer aldı. İşte o sabah, platform sözcüsü ve MHP Belediye Meclis Üyesi Hasan Bayrak, Yomra Belediye Başkanı’nın kardeşi ve ismi belirlenemeyen 4 kişi tarafından ağır biçimde darp edildi. Neyse ki darp haberi hem internet sitelerinde hem de bir gün önce basın toplantısını görmeyen gazetelerde yer aldı. Yalnızca biri hariç… Kendince İbrahim Sağıroğlu’na kıyak geçiyor!.. Sanki Sağıroğlu kendini savunamazmış gibi… Sanki gizleyerek gerçeklerin duyulması engellenebilirmiş gibi…

***

Olayı iki boyutta ele alacağız. Birincisi gazetelerin toplumdaki algısı. İkincisi ise gazetecilerin bu algı karşısındaki duruşu… Bazı gazetelerin Yomra’da yaşanan olayla ilgili haberi gizleme refleksi yalnızca bu gazeteleri ilgilendirmiyor. Toplumda ‘Reklam ver gazeteyi kontrol et’ algısı ne yazık ki tüm gazeteleri etkiliyor. Yani gazeteler bu yolla itibarsızlaştırılıyor. Hem de gazeteciler eliyle… Reklam veren güçlünün haberini yazmayan gazete, sokaktaki sade vatandaşı haber yaparak nasıl dördüncü kuvvet olabilir? Demokrasiye nasıl katkı sağlayabilir? Zaten ekonomik olarak zor durumda olan yerel medyanın önüne bu kadar somut bir örneği de koyduğunuzda insan gerçekten utanıyor. Kimseye mesleğini öğretme veya hatırlatma niyetimiz yok. Haddimize de değil. Ama gerçeğimiz ne yazık ki utandırıyor.

‘Her gazete kendine baksın.’ diyenler bilmeliler ki bazen yaptıkları veya sakladıkları haberler yalnız kendilerini değil tüm camiayı ilgilendiriyor. Benzer biçimde onlarca sitemle karşılaştık. Birinin yaptığını hepsine mal eden ve ‘Hepiniz aynısınız, sitemleri karşısında çok kez utandık. İnsan her zaman kendi yaptıklarından ötürü değil, bazen başkasının yaptıklarından ötürü de utanabiliyor. Kimse kusura bakmasın. Eleştiri hakkımızı kullandık.

***

Gelelim ikinci boyuta… Yani bu algı karşısında gazetecilerin duruşuna… Yomra hadisesi haberine bir hafta boyunca hiç yer vermeyen sevgili Genel Yayın Müdürü şimdi Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığına aday.

 

Şimdi başkan adayı arkadaşa soruyoruz: Geçtiğimiz hafta yaşanan tartışma ve Ankaralara kadar uzanan darp olayını tek satır görmeyen bir gazeteci cemiyet başkanı olabilir mi? Olsa bile böyle bir cemiyet Trabzon gibi dinamik bir basını temsil edebilir mi? Yoksa önemli değil mi? Yeterince oy vereniniz var öyle mi!..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.