banner114

Güler misiniz ağlar mısınız?

Siz güler misiniz bilemem ama;

Biz çok güldük duyup okuyunca

Aslında tam tirajı komik bir filim gibi…

Hani Kayahan söylüyordu ya “siyah beyaz filim gibi biraz” diye.

Hikâyeyi bu sözler daha iyi anlatıyor...

Neymiş efendim Ahmet Yoloğlu, görevini kötüye kullanmış.

O nedenle hakkında dava açılmış.

İnsan rüyasında Yoloğlu’nun görevi kötüye kullandığını görse “hayırdır der, denize sabahın köründe gidip tuz atar”

Eskiden büyüklerimiz böyle yapıyordu.

Kötü rüyada sabahları denize tuz atarak, rüyasını denize yorumluyordu.

Buna batıl inanç deyin, ne derseniz deyin ama bu adetti eskilerde.

Öyle zannediyorum ki, basın camiasını bir kenara bırakın, Trabzon’da hele hele AK Parti cenahında, Ahmet’i tanımayan yoktur…

Yoloğlu, kolay kolay kimseyi kırmaz, samimidir, dürüsttür, naiftir, naziktir, her şeyden önce adam ve candır.

Siz kalkmışsınız bu vasıflara sahip, Yoloğlu’nu görevi kötüye kullanmaktan dolayı , mahkemeye veriyorsunuz.

Yahu adama kıçı ile gülerler!

Şunu samimi olarak yazıyorum, benim çok iyi tanıdığım bildiğim Ahmet Yoloğlu,  “Sütten çıkmış ak kaşık gibidir”

Ben Ahmet ile ilgili yaşananları duyunca, kendi kendime “her halde sözün bittiği yerdeyiz” diye mırıldanmadım değil?

Allaha aşkına, koskoca Büyükşehir Belediyesi’nde, hiç kimse yok da, bula bula Ahmet Yoloğlu’mu kaldı ki, Yoloğlu mahkemeye verildi?

Konuyla ilgili yazacak çok şey var ama ‘neyse’ diyelim.

Yazık ve günah etmişler Ahmet kardeşe.

HAYAL KIRIKLIĞI MI?

Hiç de beklenildiği gibi olmadı.

Günlerce, aylarca çağrı yapmalarına rağmen gerçekleşen oturum benim gibi kimseyi tatmin etmedi.

Yayın başlamadan, şunları düşündük.

Herhalde, kıyamet kopacak dedik.

Herhalde, büyük kapışma olacak dedik.

Herhalde, projeler ekranda havada uçuşacak dedik.

Herhalde, iki aday herkesi ekran başına kitleye çek dedik.

Herhalde yayın esnasında adaylar söylemleriyle kendi tarafına oy devşirecek dedik.

Vallahi hiçbir şeyde olmadı.

Sanki sıradan bir program gibi gerçekleşti oturum.

Düşünebiliyor musunuz ? 17 yıl üzerine böylesine büyük bir oturum ilk kez gerçekleştirildi.

Yansımasının ve yankısının büyük olacağını bekledik.

Ne yazık ki, Olmadı.

Bir kere, heyecan yoktu.

Dolayısıyla heyecanın olmadığı yerde atraksyon da beklemek hayal olurdu.

Zira öylede oldu.

Tek sevindirici yanı, programın gerçekleşmesiydi.

Temennimiz böyle programların devam etmesidir.

SANDIK HER ŞEYİ SÖYLEYECEK

Yapılan programdan bir gün sonra nabız tutalım istedik.

Ki mahallenin insanlarıyla konuştuk.

İşin ilginç tarafı ne biliyor musunuz?

İki mahallede, kendi adayının programdan zaferle çıktığının, söylemleri oldu?

Yani iki tarafta, kitabın ortasından konuşmadı, tabi ki bana göre.

Kitabın ortasından şunu vurgulamak istiyorum, iki aday beklentilere cevap veremediler.

Diyeceksiniz ki ‘sana göre ne oldu?’

Bana göre programda bir adayın diğer adaya karşı bir üstünlüğünü göremedim.

Bir gerçek var, o da seçime şunun şurasında 4 gün kalması.

Sandık Pazar akşamı her şeyi net söyleyecektir.

GENCİN DUYARLILIĞI

Olması gereken oldu.

Olmasında en etkin rol oynayan Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’ti.

Öncelikle Genç’e hakkını teslim edelim.

Bütün Trabzon ve Trabzon sporseverlerin başkan Genç’e teşekkür borcu olduğunu buradan söyleyeyim.

Her zaman Trabzonspor’un ve amatörlerin yanında olduğunu, yaptığı icraatlarla gösteren Ahmet Metin Genç’in, Yavuz Selim Sahası’nın tekrar yapılma süreci içerisinde büyük emeği ve katkısı oldu.

Adeta Yavuz Selim Sahası’nın tekrar hayata geçmesi için bayrağı o taşıdı.

Biz yine de başta Başkan Genç olmak, emeği geçen herkesi kutluyor, kendilerine teşekkür ediyoruz.

Şehiri yönetenlerden şunu bekliyoruz.

Her yönetici Ahmet Metin Genç gibi, şehirle ilgili bütün sorunlara, yaşananlara ve yapılacaklara,  duyarlı olmalarıdır.

GİTMEKMİ ZOR?

Yusuf sendromu devam ediyor.

Ağaoğlu ‘satmayacağız’ diyor.

Yusuf ise ‘gitmek istiyorum’ diye beyanlar veriyor.

Buyurun cenaze namazına!

Yusuf şu şarkıyı söylüyor, ‘gitmek mi zor kalmak mı zor, bir de onu sen gel bana sor…”

Ağaoğlu, Yusuf’un şarkısına karşılık, ”öyle zor ki öyle zor ki, içimden seni söküp atabilmek”

Bizim ise Ağaoğlu ve Yusuf’a cevabımız şöyle olsun.

Bir Bezirgân Geldi Üç Aylık Yoldan
Yusuf’u Çıkardı Kırk Arsın Kuyudan
Kerem kârı Kıldı Mısır’a Sultan
Ağlar Yakub Ağlar Yusuf’um Deyu
Gitti De Gelmedi Vah Yavrum Deyu…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108