Bir baba ile oğul Rizespor’un Başakşehir ile oynadığı maçtan sonra sinirli bir şekilde evlerine giderler. Eve gidene kadar hiç konuşmazlar. Eve gidince baba ile oğulun hüzünlü bakışları vardı.

Çocuk, “Hani bu maçı kazanacaktık baba?”

Baba, kendisine verilen sözleri çocuğuna aktarmak için sanık durumundadır. Ama Rizespor sevgisine ortak ettiği oğluna iyi günde, kötü günde gerçeğini hatırlatmak ister. “Bizim sevgimizde yapraklarını döken de bahardır, çiçekleri açan da.”

Sonra durdu, ama dedi “Forma içine sokulan ruhsuzluğu, maçlardan sonra konuşmaları, açıklamaları, yaşananları, yapılanları sorgulamazsak; gerçek Rizesporlu değiliz. Çocuğun acelesi vardı. “Amma uzun yolmuş baba”

Baba kendisini tutamadı, “Biz yola çıkmadık oğlum yoldan çıktık. Süper Lig’in dibine demir attık.”

“Nasıl yani?” dedi çocuk, kandırılmak gücüne gitmişti. Baba sıralamaya başladı. “Bak oğlum; önümüzde dalgalı hırçın bir deniz ve o denizde fırtına var. Pusula kimde? Pusula elden ele dolaşıyor. Baba vicdan mahkemesinde hesap verirken, toz konduramadığı insanları bile adalete davet ediyordu. Ellerinde pusula olanlar sığınacak mazeretleri kalmadığı zaman ne yapacaklar?

Puan cetvelindeki yeri çocuğunun önüne koyan baba da isyana başlamıştı. “O zaman bizler haykıracağız beyler Rizespor için çok önemli olan bu sezonda bu halimiz ne?”  Konuşmaları sessizce dinleyen anneden alkış sesleri geldi.

Haydi yemek soğuyor.

Çocuk suçluları babası kadar iyi biliyordu da düşüncelerinin teyit edilmesini istiyordu. Rize Başbakanlar, Cumhurbaşkanları, Başkanlar çıkarıp Türkiye’yi yönetiyor. Ama gel gör ki; Rizespor iyi yönetilemiyor. Baba açıldıkça açıldı. Bunlar Atmaca’yı sıradan bir kuş gibi görüyorlar. Baba çocuğunun bile farkında olduğu gerçeklere baktı ve kendi kendine söylendi. Hiç kimse görmek istemeyen kadar kör değildir. Çocuk yine en çaresiz haliyle sordu.

Peki şimdi ne olacak baba?

Baba cevap verdi:

Bir maç kazandıktan sonra her şey bitti sayılacak.

“Haklısın baba” dedi çocuk. “Hadi gel yemeğimizi yiyelim.”

Yemekten sonra çocuk yine aynı muhabbetin içine girmek istedi ama baba izin vermedi. “Oğlum bu yolculuk uzun. Şimdi git uyu. Böyle yolculuklarda ancak uyursan vakit geçer. Merak etme bunlar hepimizi ayakta uyutuyorlar zaten”.

Gerçeklerle yüzleşmeyenler günahları ile sözleşir. Gördük ki Rizespor’da Rizespor A.Ş. ölmüş aşklar projesi. Hayal perdesinde renkli fragmanlar var, gerçek yıkım. Nasıl ki çürük tahtalar çivi tutmaz, bu takım da, bu camia da bozulan birlik ve beraberliği tekrar sağlayamazsan durum daha da kötüye gider. Eleştiriyi soğuk savaş olarak algılayanlar varsa, sıcağı sıcağına yanlışların önünü kesecek tedbirleri getirsinler.  Trajedileri yenilememek için daha çok çalışmak gerekiyor. Asalet ve zarafetin hükmünü yitirdiği bir düzende diller tabanca olsun da! Herkes birilerinin bir yerine bir şeyler koysun. Koysun bakalım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner108