Belki literatürde daha farklıdır ancak bize göre yola çıkarken yanınızda yürüyeceğiniz insanları da iyi seçmelisiniz. Zira o yol ki sizi ya başarıya götürecek, ya o yolun ortasında ölüp kalacaksınız ya da en kötü ihtimal başaramayacağınızı anlayıp geri döneceksiniz.

Bize göre o kriterler nelerdir?

Sizi asla yarı yolda bırakmayacağına inanmanız… (Güven)

Güvenilir olması

Sadık olması

Korkusuz ve cesaretli olması

Yalana hayatında yer vermemesi…

Ve daha bir çok kriter. Ancak bunlar en önemlileri belkide…

Sanıyorum bunların içinde en önemlisi ise ‘Sizi asla yarı yolda bırakmayacağına inanmanız’ yani güven…Siz eğer yola çıktığınız insanlara bu güveni duyarsanız o yolda adımlarınızı da çok daha sağlam ve emin atarsınız.

Bunu niye anlattık?

Trabzonspor’da Başkan Muharrem Usta yola çıkarken bir yönetim kurulu belirledi kendisine ve o isimlerle yola çıktı. Ancak gelinen süreçte kopmalar ve ayrılmalar oldu bu yönetimden. Herkes kendisine göre bir gerekçe göstererek ayrıldı ekipten. Kimisi davaya inancını kaybetti, kimisi yanlış yapıldığını düşündü, kimisi de farklı nedenlerle yaptı bu hamlesini…

Muharrem Usta ile yaptığımız konuşmaların büyük çoğunluğunda gününün yüzde 80-90’ını Trabzonspor’un ekonomik sorunlarına çözüm bulmak amacıyla çalışmak olduğunu yinelediğinde ‘Bu kulübün asıl derdi bu’ diyoruz. Gerçekten kulübün derdi büyük, çünkü parasal olarak sıkıntı büyük. Bunların büyük çoğunluğu da önceki yönetimden kalan ekonomik sıkıntılar.

Muharrem Usta’ya yolun başından beri arkadaşlık eden ekibin içinde iki isim var ki, bunları biz ‘isimsiz kahramanlar’ olarak nitelersek sanırız abartmış olmayız.

Onlar bugüne kadar Usta’nın her anlamda hep yanında oldular. Ekonomik anlamda Usta’ya bugüne kadar en büyük desteği de onlar verdi.

Başka ne mi yaptılar?

Trabzonspor’a maddi anlamda katkı sağlamak için Medical Park Stadı’ndaki localardan ilk alan isim oldular hatta bazıları gibi parayı taksit taksit değil peşin ödeyerek yaptılar bunu. Hatta yine bazıları gibi, ‘en iyi yeri ben alayım’ da demediler. ‘Neresi olursa olsun fark etmez, bizim amacımız kulübe girdi sağlamak’ dediler.

Usta’nın Kulübün maddi ihtiyacı olduğunda özellikle başı sıkıştığında telefonun ucundaki ilk isim oldu onlar…

Üstelik de birileri gibi, ‘Çok acil para lazım, Kulüpteki paramı verin beş-on gün sonra yine vereceğim’ deyip bir daha vermeyenler gibi yapmadılar.

Kulübe paralarını reklam yada başka bir isim altında bırakmayı da bildiler onlar…

Aslında o kadar çok yerde var ki onlar…

Sayfamıza sığmayacak belkide…

Ancak her ne hikmetse kimse onları kimse bilmez, bilse de konuşmaz, söylemez, anlatmaz…

Onlar bunu hiçbir zaman dillendirmese de, ‘yaptık’ demese de biz biliyoruz ve söylüyoruz…

Onlar bunu niye mi yapıyor?

Çünkü onlar yola çıktıkları insana inanıyor, güveniyor ve yola çıktıkları insanı asla yarı yolda bırakmayacak karakterde insanlar.

Çünkü onlar birilerinin söylemiyle değil kendi doğrularıyla hareket ediyor.
Çünkü onlar yola çıkılacak insanlar.

Onlar kim mi?
Trabzon’un, Trabzonspor’un kendi evlatları. Birisi şehrin Doğu’sundan Gençağa Meriç, birisi de şehrin Batı’sından Coşkun Bülbül.

Yani onlar bizim kendi değerlerimiz…

Bakmayın siz onların sessiz duruşuna, bazı olaylara sessiz kalışına. Onlar Trabzonspor’u da, kopan fırtınaları da içlerinde yaşıyorlar. Ama davalarına sadık, yollarına yola çıktıklarıyla devam ederek…

*************

Bir güzel insan Aydın Aydın

Trabzon’un sevilen dersek biraz klasik kalacak ancak hakikaten çok sevilen ve çok değerli bir ismiydi Dr. Aydın Aydın…

Türk Ocağı Trabzon Şubesi’nden telefonumuza gelen mesajla adeta yıkıldık, öğrenmek için birkaç telefon görüşmesi yaptık. Ve ne hazindir ki, çok değerli insan Dr. Aydın Aydın’ı kaybettiğimizi öğrendik.

Gazeteci olarak pek çok insanla hayatın içinde sadece haber yapmaz, zaman zaman sohbet eder, konuşursunuz da... Aydın Aydın da işte bunlardan ‘abimiz’ diyebileceğimiz insanlardandı.

Gazeteciliğe başladığım Karadeniz gazetesinde özellikle Tabip Odası Başkanlığı yaptığı dönemde hem söyleşi hem de röportajlarımız olmuştu kendisiyle. Aslında bu anlamda çok güzel anılarımız da var. Bir keresinde yıllık izinde olduğum dönem Trabzon’un özellikle gazeteci camiasının çok yakından tanıdığı isim Ferhat Yıldız’ın Karfo Colar isimli dükkanında karşılaştık Aydın Aydın’la. Beni görünce hemen, ‘Nurgül nerelerdesin?’ diye sordu. ‘Hocam hayırdır, yıllık izindeyim’ dediğimde, ‘Bir haber yaptılar benimle ancak istediklerimi tam anlatamadılar. Bir an önce izinden dön de bir haber yapıp düzeltelim olayı’ dedi. Bu anıyı hiç unutmam.

Yapacak daha çok röportajımız olacaktı oysa…

Sevgili hocam… Nur içinde yat, Rabbim mekanını cennet eylesin.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.