CHP’li Öztürk Yılmaz, ezanın Türkçe okunmasını istemiş, ezanda ne seslendirildiğini anlayabilmek için. Öyle ya bizi namaza davet eden o çağrıda neler dile getiriliyor, bilmeli değil mi? Tamam çevirelim Türkçeye: “Allah büyüktür, Allah büyüktür..” Hemen müdahale gelecektir,  “Tanrı uludur, Tanrı uludur”  Hafız dedem hapse atılmıştı bunun için. Ezanı Türkçe değil de Arapça okuduğu için. Mustafa Kemal’in, Yunan generalinin kılıcını teslim aldığı  o muhteşem ana tanık olan; o muhteşem anı bizlere anlatırken bir başka olan İstiklâl Savaşı gazisi, jandarma tarafından kelepçelenip karakola götürülüyor; o daha da başka korkunç bir an…

1925’in  şubatında TBMM'de İslami kültürün temel kaynaklarının Türkçeye kazandırılması konusu gündeme gelmişti. Bunun neticesinde Kur’an mealini hazırlaması Mehmet Akif’ten istendi. Üstat, mealin tefsirsiz eksik anlaşılacağını belirterek Elmalı’nın tefsiriyle birlikte basılması şartıyla işi kabullenir. 1932’de eseri bitirir. Ancak mükemmeliyetçi olduğundan sürekli düzeltmeler yapar. Yozgatlı Mehmet İhsan Efendi’ye, “yurduma gidiyorum dönüşte tekrar gözden geçirip basarız, gelmezsem imha edersin.” der. Bu arada namazda bu mealin okutulacağı endişesine kapılır. Zaten eksik olduğunu düşündüğü mealin namazda okunması onu büsbütün korkuttuğu için eseri bastırmadı. Nitekim Türkçe namaz uygulaması 1935’te başlatılınca her şey sona ermişti. İstanbul’da Türkçe namaz kıldıran hoca sağa selam verdiğinde sağda, sola selam verdiğinde solda kimsenin kalmadığını görür. Durum Mustafa Kemal Paşaya bildirilir ve  anında bu uygulamadan derhal vazgeçilir…

Bir de Kur’an’ın Latin harflerle yazılması meselesi var ki tam bir cehalet girişimi. Mustafa Kemal’e yeni Latin harflerini getirdik ama Kur’an hâlâ  Arapça, onu da bu alfabeyle yazdıralım. Olur mu der paşa olur derler. Yazın getirin der. Getirirler. Paşa bakar, bazı harflerin altında üstünde birtakım işaretler var. Nedir bunlar der. Efendim derler Arapçada üç tane he var bizde bir  tane,onun için özel işaretler kullandık; ha için h’nin altına bir nokta, hı için bir kavis,..”   Paşa, siz ne yaptınız, Türkçeyi mahvettiniz” diyerek onları paylar ve  böylece  cahilce girişimi sonlandırır.

Şimdi başa mı dönülmek isteniyor? Önce Türkçe ezan, sonra evde, camide, namazda  bilumum yerde okunacak Latin kökenli yeni  Türk alfabesiyle Kur’an. Yok bu okuyuş tuhaf geldiyse o zaman Türkçe meali okuyabilirsiniz namazda…

Yazıktır, bu milletin bam teline dokunmayın. Sorarım o kafaya dünya üzerinde asli şekliyle okunmasının sağladığı birliği başka ne verebilir? Türkiye’de ezanı duyan Hintli ne hissediyorsa, Malezya’da onu duyan Türk de aynı şeyi hissediyor…

Bunca sorunumuz varken; işsizlik ayyuka, döviz doruğa, borç gırtlağa çıkmışken nereden çıktı bu ezanın Türkçeleşmesi. Acaba vekilin boş bulunması mı, yoksa hazır andımızla Türkçülük revaçta iken ben de oradan bir pay alayım düşüncesi mi? Allah’tan CHP Genel Başkanı çıktı, “Arapça ezan dinimizin evrensel  bir değeridir.” diyerek ilgili vekilin partilerinin düşüncesini aktarmadığını söyledi. Ha bir de Sayın Kılıçdaroğlu, geçmişte yaşanan vahim hataları da kınasa…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
aynur bayraktar 1 ay önce

"ezan,asli haliyle islamın evrensel bir değeridir"

banner89

banner108