Biliyorsunuz ki 31 Aralık 2018’de son eren İmar barışı müracaat süresi ani bir kararla altı ay daha uzatıldı. 31 Aralık’a kadar, kanunsuz iken para karşılığında af kapsamına alınan sit, mera, milli park gibi koruma statülerine sahip yaylalarda inşa edilen kaçak yapılarla gündeme gelen Karadeniz Bölgesi’nden yoğun başvurular yapıldı.

Rakamları görünce Karadeniz’in kaçak yapılarla ne denli çirkinleştirildiğini de anlamış olduk. Bütün bu çirkinlikler verilen bir ceza/haraç karşılığı kötü iken, bir anda iyi oluverdi. Ortada kanunlar ve nizamlar çiğnenmiş o önemli değil. Zira parayı veren düdüğü çalar. Öyle de oldu.

31 Aralık 2018’e kadar Trabzon’da 150 bin 430, Samsun’da 146 bin 780, Giresun’da 118 bin 672, Ordu’da 99 bin 503 , Rize’de 69 bin 597, Gümüşhane’de 59 bin 995, Amasya’da 37 bin 004, Sinop’ta 33 bin 525, Çorum’da 58 bin 829, Artvin’de 23 bin 242, Bayburt’ta 11 bin 199 başvuru gerçekleştirildi.

11 ilde “İmar Barışı” bedelini ödeyen vatandaşlar, kaçak yapıları için “Yapı Kayıt Belgesi” aldı. Trabzon ile Giresun sınırındaki çarpık yapılaşma  ve doğal güzelliği yok olan Sisdağı Yaylâsı'nda inşa edilen 1.070 kaçak yapının sahipleri de bu fırsatı kaçırmadı ve “İmar Barışı” uygulamasından yararlanmak için başvuru yaptı. Yayla sakinleri yapı büyüklüğü ve kat sayısına göre ödeme yaptıkları Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’nden “Yapı Kayıt Belgesi” almaya başladı.

Kabul etmek gerekir ki toplumumuz (evet ne acıdır ki bizim toplumumuz) kaçak ve hileli işlerini örtbas etmede rüşvet vermeye yatkındır. Bu toplumun oluşturduğu yönetimler de, vârisi oldukları anlayışın bir bakıma uygulayıcıları durumundadırlar. Yoksa bu kadar yaygın kaçak inşaatın olması mümkün olamazdı.

İşin ibret verici bir boyutuna bakınız ki, İmar Barışı’nı kapsamayan kaçak yapılarını kurtarmak isteyen bazı yaylacıların asılsız beyanda bulunduğu tespit edilince “Yapı Kayıt Belgeleri” iptal edilen binaların yıkımı için işlem başlatıldı. Gümüşhane’de kaçak yapı inşa edilen Taşköprü Yaylâsına bazı fırsatçılar tarafından “15 Temmuz Evleri” ve “15 Temmuz Mahallesi” levhalarının asıldığı da ibretle müşahede edilen durumdur.

Süre uzadı ve geç kalan müracaatlar için Haziran 2019 sonuna kadar süre var. Bu süre içinde olur mührünü basanlar şu Trabzon yaylalarını, meselâ Uzungöl alanının yerleşim durumuna ibretle ve insafla bir baksınlar. Görülecek çirkin manzara ve tabiatın katledilmesindeki günahlarını görüp de bir vicdan muhasebesine girişsinler.

Para, günahların örtülmesi için tek yol değildir. Para karşılığı zilleti kabul edenlere Cenap Şehabettin’in şu sözünü söylemek isterim: “ Menfaat bir sandalyeye benzer. Ayaklar altına alırsan seni yükseltir, başına alırsan da seni alçaltır”

Bilmem ki demek istediğimi anlayabildiniz mi sayın baylar…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108