‘Yetim’ sözcüğü, Arapça’da ‘yalnız kalmak, babasız kalmak, gaflette bulunmak, geri kalmak, muhtaç olmak’ manalarına gelen ‘ye-te-me’ kökünden türemiş bir sıfattır. Sözlükte; ‘yalnız kalmış, tek kişi, eşsiz’ manalarına gelir. Terim olarak yetim, ‘buluğ çağından önce babası ölen çocuğa’ denir. Annesi ölen çocuğa ise öksüz denmektedir. Öyleyse yetim deyince aklımıza gelen babası ölmüş erkek veya kız çocuktur. Yetim kavramının anlam eksenini oluşturan babası ölen çocuğun muhtaç duruma düşmesiyle bakılma imkân ve desteğini kaybetmesidir. Annesi ölen çocuğa baba tarafından sahip çıkılabileceği gibi ihtiyaçlarının farklı yollarla giderilmesi mümkündür. Ancak babanın ölmesi durumunda çocuğa zorunlu sahip çıkılması gerekmektedir. Kur’an-ı Kerimde de belirtildiği gibi İslâm’da çocuğun bakımı babaya aittir. Ancak baba ölüp anne tekrar evlendiğinde çocuğa sahip çıkacak biri yoksa çocuk ortada kalır. Problemin ekseninde yalnızlık ve sahipsizlik olduğu için baba ve annesi hayatta olan ama terkedilmiş sahipsiz çocuklarla da mecazi anlamda yetim kapsamında değerlendirilmelidirler. Burada asıl olan şey anne babanın ölmesinden daha çok çocuğun yalnızlığı sahipsizliği ile terk edilmişliğidir. Dolayısı ile sahipsiz her çocuğa sahip çıkılıncaya kadar yetim muamelesi yapılabilir. Asil mesele yetim ve öksüzlere toplum veya fertler olarak üzerimize düşen sorumluluğumuzu yerine getirip getirmediğimizdir. Yetim ve öksüzler konusunda bireysel ve toplumsal sorumluluğumuzu iki temel üzerine yerleştirebiliriz. Bunlardan birincisi maddi, ikincisi manevi sorumluluktur diyebiliriz. Maddi sorumluluk yetimin ve öksüzün malını, canını korumak, beslenme, giyinme ve barınma gibi ihtiyaçlarını karşılamaktır. Manevi sorumluluklar ise psikolojik gelişiminin ilgilendiren her konuda yardımcı olmak, şefkat dolu davranışlar sergilemek, sevgi dolu bir ortam oluşturmak, eğitimi ve öğretimiyle ilgilenmek ve onlara iyi bir insan olmak için güzel bir ahlak edindirmektir.

Kendi çocuğumuz bizim için ne ise yetim ve öksüzde öyle olmalıdır. Hattâ daha da ileri gitmeliyiz. Onlar bize Allah’ın (CC) emaneti olduğu bilinci ve sorumluluk duygusuyla hareket etmemiz gerekir. İnsan olmak bizatihi bizi yetimlere ve öksüzlere karşı sorumlu kılmaktadır. Eğer insan bunu yapamıyor duyarsız davranıyor ve bana neci bir tutum içerisinde ise bilinmelidir ki yaradılış fıtratında bozulmalar meydana gelmiştir. Yetime sahip çıkmak insana ve insanlığa sahip çıkmanın ve insana bakışın bir ifadesidir diyebiliriz. Onu itip kalkmak, ona hor bakmak insanlığın onuruna ters düşen bir davranıştır. Nankörlüktür. Yetim ve öksüzler henüz ayakları üzerinde duramadıkları için korumaya himaye edilmeye muhtaçtırlar. Bu koruma içten dışa doğru olmalıdır. Yakından uzağa doğru olmalıdır. Önce en yakın akrabadan başlamalıdır. Millet olarak yetim ve öksüz konusunu da yeterli hassasiyeti göstermemekteyiz. Devlet, vakıflar ve bazı sivil kuruluşları tarafından yetimlerle ilgili organizasyonlar yapılmaktadır ancak yeterli değildir. Bizler de bu konuda hassas davranmalıyız. Müslüman sorumluluk bilinci içerisinde yetimlerimize ya da hiç değilse bir yetime sahip çıkmayı bunu da yapamıyorsak organize edilen yetim çalışmalarından en az bir tanesine dâhil olmalı ve katkı sunmalıyız. Unutulmamalıdır ki rabbimiz bizi yetim bir peygambere ümmet kılmıştır. Yetimi ve öksüzü gözetleyen, kollayan, koruyan ona elini ve gönlünü açanlardan rabbim bizleri eylesin inşallah.

Yüce rabbimizin bir ayetiyle konumuzu nihayetlendirelim. “Allah'a kulluk edin, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, yakınlara, yetimlere, düşkünlere, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya ve elinizin altında bulunan

kimselere iyilik edin. Allah, kendini beğenip öğünenleri elbette sevmez.”(Nisa 4/36)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner108