Yeşil Yol, Orta ve Doğu Karadeniz bölgesindeki 8 vilayetin yaylalarının turizme açılması projesinin adıdır. Yeşil Yol, 8 vilayetin mevcut yayla yolarını birleştirme projesinin adıdır. Yeşil Yol, 2600 km’lik altın bileziğin adıdır. 2600 km’nin 1000 km’si zaten mevcut. Ancak dar ve kullanışsız. Aynı yol hem genişletiliyor hem diğer yayla ile birleştiriliyor. 2012 yılından bu yana 500 km’lik yol iyileştirildi.

Yeşil Yol’un Rize-Çamlıhemşin boyutunda geliştirilen tepkiler, çevreci grupların propaganda malzemesi haline geldi. Çevreciler, insanların ulaşamayacakları, güzelliklerini seyredemeyecekleri yaylalar istiyor. “Yaylalar öyle kalsın, kimse ulaşmasın” mantığı insan eksenli değil. Çevre ve tabiat tahribatı elbette vahşet… Lakin böyle bir endişe var diye yaylaları turizme açmamak ameliyattan korkmaktan farksız… Güzelliğini ortaya çıkarmak için ‘ya gözüm çıkarsa’ deyip makyaj malzemesi kullanmaktan korkan bayanın hali gibi… Ameliyat bıçağından korkan hastanın korkusu gibi… İnsanları vehimlerle esir almak…

Bugün Karadeniz’de Yeşil Yol’a karşı çıkmakla dün boğaz köprüsüne karşı çıkmak arasında hiçbir fark yok. Bu karşı çıkış tamamen ideolojiktir ve içinde halk yoktur. Bazı bölgelerde vatandaşın karşı çıkması ile dışarıdan gelen grupların karşı çıkması farklıdır. Yaylayı kullanan köylüler samimidir ve 3 nedenden ötürü karşı çıkıyor. 1- Buralarda biz bize yine yalnız yaşamak istiyoruz. Butik oteller, otomobiller ve yeni yüzler görmek istemiyoruz. O zaman yaylalarımız bizim olmaktan çıkar. 2- Yayla yolları birleşirse hırsızlık artar. İneklerimiz ve hayvanlarımız kolayca çalınıp götürülür. 3- Yol kenarlarına yapılacak istinat duvarları hayvanların geçişini engeller (Not: Bu ayrıntılar Al Jazeera’nın bölgede Yeşil Yol’a ilgili yaptığı geniş çaplı röportajdan alınmıştır)

***

Bir yanda bölgenin makus talihini yenecek turizm olgusu… Diğer yanda yaylalarının ellerinden çıkmasından korkan ve ‘yabancı insanlar geleceğine ineklerimiz rahat otlasın’ diyen yaylacı vatandaşlarımız… Üçüncü taraf ise çevre bahanesiyle ideolojik heyecan arayan tuzu kurular… Ve halka rağmen siyaset yapanlar…

Karadeniz yeşil Yol projesi bu bölgeye hayat verecek ve turizmimizin bel kemiğini oluşturacak bir proje… Bu bir altın bilezik. Bugünkü haliyle yılda 100 kişinin bile ulaşamadığı o yaylalara  yoldan sonra yılda belki bir milyon insan gelecek. O yaylalar yine o köylerin olacak. Yalnız turistler değil, o yörelerin gençleri, kızları, kadınları da istifade edecek. Çiçeği ile… Örgüsü ile… Peyniri ile… Sütü ile… Ekmeği ile… Velhasıl bir turistin alabileceği her şeyi ona yine o köyler sunacak. Yeşil Yol, Allah’ın yarattığı o muhteşem güzelliklerden milyonların yararlanmasının önünü açacak.

Yeşil Yol’a karşı çıkanlar, halka rağmen mutluluk sunacağını sananlardır. Halk adına hareket ettiklerini söylerler ama yanlarında halk yoktur. İdeolojik eksenden çıkamamış bir grubun, farklı nedenlerle karşı çıkan köylüleri istismarıdır. Gerekirse Rize, Trabzon, Giresun, Artvin valileri referandum yapsın… Bakalım Beyoğlu’nda, Eskişehir’de, İzmir’de tepki gösterenler gelip oy kullanacak mı?

Bir de bölgenin mega projelerini dillendiren STK’larına sesleniyoruz. Yeşil Yol’un neden arkasında durmuyorsunuz? Neden sahip çıkmıyorsunuz? Bu kentin, bu bölgenin gelişmesi, göçün engellenmesi sizin sorununuz değil mi? İnsan eksenli bir projeyi niçin savunmuyorsunuz?

 

Hangi mega yatırım engellenirse siz konuşursunuz? 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner37