Yeşil Yol gerçekten çılgın bir proje… İnsanların yürümekte güçlük çektiği 3000 metre yüksekliğindeki zirvelerde araçla yolculuğa zemin hazırlamak gerçekten çılgın bir proje…

Yeşil yol gerçekten çılgın bir proje… Yılda 8 milyon turisti hedef almak ve 10 günlük konaklamalarla bir bölgeyi kalkındırmak… Yeşil Yol gerçekten çılgın bir proje… 2600 km uzunluğundaki bir yol ağını 150-200 milyon liraya halledecek bir fikirden aksiyon üretmek… Yeşil Yol Projesine karşı çıkış asla çevrecilikle izah edilemez. Zira Yeşil Yol olmazsa, halen ulaşılabilir yaylalar işgal ediliyor ve edilecek. Tablo daha kötüleşecek… Yeşil Yol olmazsa dünyada yeryüzü cenneti olarak nitelendirilen yerlerden biri olan Doğu Karadeniz yaylaları yeterince görülemeyecek.

***

Yeşil Yol’a karşı çıkanların ideolojik bir pencereden baktıklarını daha önce yazmıştık. Çevre duyarlığını ideolojik düşünceleri içinde yoğurup öne çıkarıyorlar. Bir diğer ifadeyle prim yapmayan ideolojilerini çevreciliğin arkasına saklanarak yol almak istiyorlar. 

Başlangıçta 2 esas üzerine oturdular. 1- Yeşil Yol rant yolu: Zannettiler ki 2600 km’lik yol milyar dolarlara ihale edilecek. Helsinki Yurttaşlar Derneğinin asparagasına inandılar. Cengiz’lerin, Kolin’lerin yapacağını zannettiler. Yol yapımını iki Büyükşehir ile 6 Özel İdarenin yürüttüğüne bir türlü inanmak istemediler. 2600 km’lik bir yol ağı onlara göre Özel İdarelerin yapacağı iş miydi? Hâlbuki yolun yarısı zaten mevcut. Geriye yaylaları birleştirmek kalıyor. Bu gerçeğe hala inanmak istemiyorlar.

2- Yaylalar peşkeş çekilecek: Daha imar planı bile yapılmayan yaylaların büyük işadamlarına, Arap tüccarlara verildiğini bile söylediler. Henüz imar planlamasının bile yapılmadığına, kaç otelin ve tesisin kurulacağının yol bittikten sonra planlanacağına inanmak istemediler.

3- Yaylalar yaylacıların elinden alınacak: Tam da ideolojilerini yansıtan bir yaklaşım. Çamlıhemşin’de tepki koyan teyzelerden birisi ‘Artık ineklerimizi salıveremeyeceğiz. Yola çıkarlar da araç çarparsa!..’ gerekçesiyle Yeşil Yol’a karşı çıkıyordu. Bir diğeri ‘Komşu yayladan gelip ineklerimizi çalıp kamyonla kaçırırlarsa’ gerekçesiyle ‘yaylalar birleşmesin’ diyordu!

Yeşil Yol’a karşı çıkan yaylacılardan hiçbiri ‘Yol yeşili katleder’ diye karşı çıkmıyor Yeşil Yol’a karşı çıkan yaylacılar ‘iyi olur. Turistlere süt satarız. Yöresel el işi yapar satarız. Bakın göç köylerimizi boşalttı. Bizler de birkaç inekle oyalanıyoruz kaygısı da taşımıyor!...  Yalnızca ineklerinin özgürlüğünü düşünüyor. Üstelik kendilerinin olmayan yaylalarda… Üstelik tapusu devlette olan ve bölgede yaşayan yediden yetmişe herkesin hakkı olduğu yaylalarda…

‘Devlet yaylaları yaylacıların elinden alacak ve yaylacıları sürecek’ iddiası dışarıdan pompalanan ve hem ülkenin hem bölgenin gerçeğine hayli uzak olan bir düşünce… Yaylalar zaten devletin… Devlet bugüne kadar köylerin hizmetine bıraktığı yaylaları şimdi şehirlere de açıyor. Yoksa kimse kimsenin malını elinden almıyor. Bugün karşı çıkan Çamlıhemşin yaylacıları da bir gün memnun kalacak. Çünkü en çok onlar yararlanacak. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.