mersin escort bayan bedava bahis

banner114

Nedense hep Çekoslovakya ile başlatırdık.

Çekoslovakyalılaştıramadıklarımızdan mısınız?”
Dil dönmez, niçin sorduğumuzu ve söylediğimizi de bilmezdik.

Tabi şimdilerde böyle bir ülke yok. Çekler ve Slovaklar ayrılınca...
Sorumuz ‘Yeni Zelanda’ ile başlasa… Hem hazır dünya gündeminde yerini almışken...
Başbakanları, Müslümanlara yapılan katliam sonrası Nobel Barış Ödülü’nü hak edecek tavır ve cesareti göstermişken...

***
Yeni Zelanda… Ülkemizin üçte biri kadar yüzölçümüne sahip…

5 milyon civarındaki nüfusun yarısı bir işte çalışmakta…

Avrupa Birliği ülkelerinde % 7’lerde seyreden işsizlik Yeni Zelanda’da % 5’lerde...

İslâmî kriterlere göre yaşamada dünyada ilk sırada olması boşuna değil.
İşte bu ülkede ne zamandır ‘sokak buzdolabı’ diye bir uygulama söz konusu…

İhtiyaç sahipleri alsınlar diye oraya buraya yerleştirmişler.

Yani tam da kalbimizdeki “veren el, alan el” yaklaşımı gibi…

İmkânı olanlar bırakıyor... İhtiyaç sahipleri alıyor. Sistem böyle...
Zaten fakiri, dar gelirlisi çok az ama olsun. Bir kişi bile karnını doyursa... Bir kişi bile mutlu olsa... Tüm insanlık mutlu olmuş gibidir ya... İşte öyle bir şey...

***
Bugüne kadar bizler de akıl ettik. Ayakkabılar, montlar, çantalar çamaşırlar...
Adına ‘giyecek kutusu’ dedik, koyduk caddelere sokaklara...
Camlar için ayrı, metaller için ayrı kutular... Kâğıt filan... Fakat “yiyecek”?
Dünya bu yüzden dönüyor. Değirmenin suyu gibi...

Fakire fukaraya dağıttığımız doğrudur.

İtalyanların ‘askıda kahve’sinden esinlenip ‘askıda ekmek’ dediğimiz...

Aşevleri açtığımız, bazı evlere yiyecek gönderdiğimiz…

Şehrin meydanlarında iftar verdiğimiz, öğrencilere çorba dağıttığımız…

Ramazan, fakir fukaranın halinden daha çok anladığımız bir ay…

Yardımcı olmak için çırpındığımız… İyi de niçin böyle bir şey düşünememişiz?

İçi yiyecek dolu ‘sokak buzdolabı’nı belirli yerlere koysak ne olurdu?

Aslında denemekte yarar var.

***

Ecdadımız yapmış.

İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” felsefesiyle kurulmuş Osmanlı Devleti.

Hem inancımıza göre “zenginin malında fakirin de hakkı var”.

Ve bu hakkı zekâtla, fitreyle ödemeye çalışıyoruz.

Fakat işin özü, yardımlaşmanın zirvesi “sadaka taşları”…

Osmanlı, vakarından dolayı fakirliğini gizleyenlere, ihtiyacını kimseye açamayanlara, ‘alan el’ olmanın ezikliğini yaşatmamak için gayet zarif bir yardım yolu olarak ‘sadaka taşı’nı bulmuş… Ve Tanzimat Dönemi’ne kadar yaygın şekilde kullanılmış.

Sokak köşelerinde… Tekke, dergâh, zaviye, mescit ve camilerin yakın çevresinde… Para bırakılabileceği gibi… Giyim kuşam eşyaları ve çeşitli yiyecekler de bırakılmış.

Fakirler ya da yolcular, sadaka taşında birikenlerden sadece ihtiyacı kadar olan şeyleri alarak, kalanını başkalarına bırakmaya özen göstermişler ki…

Bu kanaat, her türlü takdirin üzerinde...

Ahmet Yüksel Özemre, ‘Üsküdar Ah Üsküdar’ isimli eserinde…

Üsküdar'da bazı mahallelerde ‘Fıkarâ Taşı’ bulunurdu. Mahalle sakinleri yatsı namazına camiye giderken taşın kovuğuna bir miktar para bırakırlardı. Yatsı namazından sonra camiden ihtiyacı olanlar en son çıkar ve taşın yanından geçerken taşın kovuğuna ellerini daldırarak bir miktar para alırlardı. Kimse paranın hepsini kaldırmayı düşünmezdi.” demektedir.

***

Bir zamanların ‘sadaka taşı’, dünyanın bir ucunda ‘sokak buzdolabı’ olmuş.

Tarihimizin tozlu sayfalarını karıştırdığımızda…

Mimarimize, gelenek ve göreneklerimize baktığımızda…

Kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’i bir kez daha ve dikkatlice okuduğumuzda…

İnsan, hayvan ve çevre için her şeyin söylendiğine tanık olacağız.

Ve bazılarının da hayata geçirildiğine…

Yolumuz uzun ama işimiz hiç de zor değil.

Bize düşen, Osmanlı’nın küllerinden doğan bir ülke bilinciyle yaşamak…

Modern dünyanın nimetlerinden yararlanırken…

Gıpta ettiğimiz uygulamaları ‘örnek alırken’ aynı zamanda ‘örnek alınmak’…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108

balikesir escort bursa escort canakkale escort eskisehir escort kastamonu escort erzurum escort bolu escort karabk escort konya escort kayseri escort afyon escort samsun escort edirne escort grkle escort tokat escort