Devletin milletine yönetim biçimi ve diğer toplumsal konularda görüşünü sorması, milletinin kararına uygun hareket etmesi, devlet ile millet kaynaşmasını artıran demokratik bir uygulamadır. Türk Milleti, yüzde seksen beşin üzerinde rekor bir katılımla yeni yönetim şekli ile ilgili görüşünü büyük bir olgunlukla ortaya koyarak tarihe geçecek bir karar vermiştir.

          İki yüz yıldır süregelen bir yapının değişime uğrayacak olması ile önemli olan bu referandum, anket şirketlerinin de yanıldığı bir oylama olmuştur. Tanıtım ve bilgilendirme çalışmalarının yürütüldüğü süreci izleyen bir gözlemci olarak %57’ye %43 civarı düşündüğümüz sonuç bizi de yanıltmış oldu. Neticede referanduma sunulan yeni anayasa maddeleri %51.41 ile onaylanmış oldu.

        Yapılan hatalar varsa sandıklara itiraz etmek, yeniden sayımını istemek de tarafların en doğal haklarıdır ve itirazlar yapılmıştır. YSK değerlendirip karara bağlayacaktır. Kararlara saygılı olmak yerine halkı huzursuzluğa sürüklemeye, galeyana getirmeye, terörize etmeye yönelik beyanatlardan kaçınmak gerekir. İç barışı zedeleyecek, birlik ve beraberliğimize zarar verecek, insanları kamplaştıracak söz ve eylemlerden uzak durmak gerekir.

        Bu meyanda bazı ifadeleri doğru bulmuyoruz; “Yeni anayasaya yüzde elli karşıdır!” gibi yaklaşımlar demokratik değildir. Neticede bu bir yöntemdir ve rakamlarla ifade edilir. Rakamlar kimi önde gösteriyorsa o önde demektir. İstatistik böyle der. İngiltere Avrupa %51.9 oy oranıyla ayrılma kararı aldı. Sonucu herkes saygı ile karşıladı. Bizdeki şiddet çağrışımı içeren itiraz biçimleri ile İngiltere’deki bu durum karşılaştırıldığında demokrasi yolunda kat etmemiz gereken biraz daha yol olduğu anlaşılmaktadır.

        Ancak konu sosyal olarak ele alındığında farklı görüşler, yorumlar, değerlendirmeler olması da gayet normaldir. Meselâ bu halk oylaması sonucu ile ilgili şöyle bir okuma yapılabilir: “Yeni anayasa Türk Milleti tarafından onaylanmıştır ve yürürlüğe girmiştir ancak önemli bir kesim de karşı olduğunu deklere etmiştir. Öyle ise sosyal politikaları bu yapıyı dikkate alarak belirlemek gerekir. Siyaseten yönetimin işi çok kolay olmayacaktır.” Şeklinde değerlendirmeler yapılabilir.

         Yeni sistem uygulanmaya başlayınca işler, iki ileri bir geri, yerinde say biçiminde kaplumbağa yürüyüşü ile değil; daha hızlı kararlar alınarak yürüyecektir. Bundan böyle on, yirmi yıl aralığında darbelerle millete korku salınmayacak, dış çıkar organizasyonlarının müdahalesi en aza indirilecektir. Böylece kalkınma hızlanacaktır. Çünkü yatırım ve kalkınma istikrar ile mümkündür.

         Geçmiş deneyimlerden biliyoruz ki bu beklentilerimiz öyle çok kolay gerçekleşmeyecektir. Çünkü yıkıcı ve şer güçler olarak düşündüğümüz bazı yapılar yine rahat durmayacaktır; yeni yöntemler uygulamaya koyarak mücadelesini sürdürecektir; iki yüz yılı aşkın süredir söğüşlediği bir milleti elinden kaçırmak istemeyecektir. Bu amaca ulaşmak için insanlarımızı birbirine düşürerek her türlü bölücülük, kamplaştırma, ayrıştırma ve çatıştırma yolunu seçebilirler.

        Bu nedenle iç sorunlarımızı gerginleşmeden, ortamı germeden, sabırla birbirimizi anlamaya çalışarak, kimseyi dışlamadan, ötekileştirmeden hep birlikte, tek vücutmuş gibi, birlik ve beraberlik içinde, farklı görüşleri de dikkate alarak çözmeliyiz. Bizim en büyük sermayemiz ulusal kimliğimizdir, milli birlik ve beraberliğimizdir.

    Yeni Türkiye hayırlı olsun. Taraflar kardeş olsun. Yolumuz açık olsun. Allah’ın selâmı üzerinize olsun.   

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner29