Bu konuya belki bu köşeden belki farklı yerlerden birçok kez rastladınız ama acı veren durumu yazmamak elde olan bir durum değil artık. Beton, beton, beton…

Beton ne yazık ki ülkemizin de Trabzon’un da kaderi hâline geldi.

Yaylalar: Yaylalar birilerinin yılda birkaç kez kullandığı, tarıma veya üretime katkı sunmadığı aksine berbat ettiği yapılarla doldu taştı. Milletimizin dahası tüm canlıların tamamını ilgilendiren alanın birkaç kişiye teslim olması üzücü… Bu şekliyle yaylaları “yayla” olarak tanımlamak doğru bir tanım ne yazık ki değil.

İmar Barışı’yla birlikte yaylalardaki yapılarını korumaya çalışanlar var. Ancak bu hakkın bir tapu hakkı olmadığı defalarca ifade edildi. Yaylalar bugün kurtarılması gereken alanlar hâline geldi. Akçaabat Belediye Başkanı Şefik Türkmen, geçtiğimiz günlerde bu konuda önemli açıklamalarda bulundu.

Yaylalarda yapılaşmalara tamamen karşı olunmaması gerektiğini belirten Türkmen kanunlara uygun şekilde, vatandaşların faydalanacağı ve doğaya bu denli zarar vermeyecek konaklamaların ve turistik yerleşimlerin yapılabileceğini ifade etti. Bunların dışındaki yapılaşmaların dönüşümle yeniden yayla olması gerektiğini söyledi. Çok yerinde bir tespit oldu.

Uzungöl: Uzungöl’ün göl olmaktan çıkıp betondan bir havuza dönüştüğü malûm… Bununla da sınırlı kalmayıp çevresini binalarla donattık. Sayın Cumhurbaşkanı ikinci kez Uzungöl’ün hâlini beğenmediğini söyleyip bu kez isim verdi: Büyükşehir, İl Kültür ve Turizm ve Çevre ve Şehircilik… Şimdi yapılması gereken yapılmalı ve Uzungöl’e bakılmalı.

Trabzon: Nereye baksanız yapılaşma… Kaşüstü, Yomra, Konaklar, Bostancı, Çukurçayır, Bahçecik, Akyazı, Yıldızlı, Söğütlü… Yüksek yüksek binalar, yok edilen yeşiller, talan edilen tarım arazileri… Trabzon kan ağlıyor. Sesini duyan var mı?

***

Unuttuğumuz bir düzeltme

Yaklaşık 4 ay önce bu köşe üzerinden Atapark’taki Trabzon kalesine ait tarihî burçta yenilenen Trabzon Büyükşehir Belediyesi bayrağının oraya yeni asıldığını düşünerek ironik ve esprili bir dille yazı yazmıştım. Daha sonra belediye bayrağının daha önceden de olduğunu ancak daha küçük şekilde olduğunu ve büyüğüyle değiştirildiğini öğrendim. Bu nedenle bu konuyu düzeltmek istiyorum. Eleştiri, yaşamın bir gerekliliğidir ancak eksik ya da hatalı bir eleştiri olduğunda bunu düzeltmek; verilmesi gereken bir hak varsa bu hakkı da teslim etmek erdemliliktir. Kötüdür erdemlilikten uzaklaşanlar!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner108