banner114

Siyasi partiler tüzüklerinde yazılı sürelerin  bitiminde kongrelerini yaparlar. Bu kanuni bir yükümlülüktür. Yapılmaması durumunda partinin kapatılmasına kadar iş gidebilir. Her ne kadar şimdiye kadar bu nedenle  bir siyasi partinin kapatılmasına şahit olmadık ama Siyasi Partiler Kanunda bu hüküm vardır. Bu nedenle de kongre gününü geciktiren ve süreyi aşanlar yazılı olarak ilgili mercilerce uyarılır.

Değişen şartlara uyum sağlamak ve yönetim kadrosunu güncellemek için yapılan bu kongreler partilere yeni bir güç kazandırır, işlevlik sağlar. Başkan ve yönetim kurulu üyeleri değişebilir. Tüzük değişikleri yapılabilir. Kısaca tıkanıklıklar giderilir Parti genel başkanını illerce seçilen Ankara delegeleri belirler. İl Başkanlarını ilçe delegeleri seçer. İlçe seçimlerini de ilçenin el altından seçtiği delegeler belirler. Peki halk ,yani partiye kayıtlı üyeler neyi belirler? İşte işin püf noktası da burdadır. Halkın burada bir inisiyatifi yoktur. Belirlenen delegeler yargı denetiminde yapılmadığı için her il ve ilçede mevcut başkan ve yönetim kurulu bu isimleri belirler. Neresinden bakarsanız bakın halkı hiçbir yerde bulamazsınız. Bu bütün siyasi partilerde aynıdır. Talimatlar parti genel merkezinden iller gelir. İlller ilçeleri dizayn eder. Büyükşehire dahil değilse beldeler de bu zincire uyarlanır. Bunun adı da demokratik seçim olur. Bunun sonucu da fevkalade bir durum olmadığı sürece eski tas ,eski hamam  devam eder. Gücü elinde bulunduranlar kendileri istemedikçe görevden ayrılmazlar. Ön seçim adı altında yaptıkları seçim göstermelik ve yargı kontrolü olmayan bir seçimdir. Demokratik seçimle uzaktan yakından ilgisi yoktur.1950 den önce CHP de dere kenarı veya kahve köşelerinde yapılan seçimlerden hiçbir farkı yoktur. Bütün siyasi partilerin bu durum işlerine yaradığı için değişiklik istemezler. Çünkü bu yöntemle istedikleri havayı çalarlar. Aynı zamanda bunu bir parti disiplin aracı olarak da kullanırlar.

Halbuki parti organlarını yenilenmesi, güç kazanması  gerekir. Halk bunu en iyi tayin edendir. Ama ona soran bu güne kadar olmadı. Bundan sonra da olacağını sanmıyorum. Sistem öyle kurgulanmış ki genel başkanlar ve parti meclisleri istemedikçe değişemez. Ne yazık ki biz bunu adına demokrasi, demokratik sistem deyip birbirimizi kandırıyoruz. Batı bu sorunu çoktan halletti. Onun için Batılı seçmen oyunu kuyumcu terazisi ile tartarak verir. Batıda ömür boyu senatörlük yoktur. Oy artışlarında bizde olduğu afaki değişiklik de yoktur.

Ben hala kendini demokrasiye vakfedecek siyasi bir iktidarın geleceğini ümit ediyorum. Böyle bir değişikliği yapacak siyasi kadro, demokrasi tarihimiz için bir milat olacak ve o kadro altın harflerle siyasi tarihimize geçmiş olacaktır. Yeni bir Siyasi Partiler Kanunu ile Seçim Kanununda bu eksiklikler vakit kaybedilmeden çıkarılmalıdır. Yalnız bu eksiklik bile AB’ne girmemize engeldir. Dua edilsin ki halk bu eksikliğin henüz farkına varamadı. Vardığı an kalın bir sırıkla hepimizi seçim günü sandık başından kovsa hakkıdır.

               

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108