Bu aralar biri geliyor, biri gidiyor.
Rahip Brunson için uzatmalar oynanırken...
Cemal Kaşıkçı kendi konsolosluğunda kayboluyor.

Bazılarına göre bir kaşık suda fırtına, büyütülecek bir yanı yok yani.

Bazılarına göre dananın kuyruğu kopmak üzere…
***
Trump'a soruyorlar: “Suudi Arabistan'a silah ambargosu?
Yüz milyar doları aşan bir sipariş söz konusu.

Silah şirketlerini düşünmesi gerektiğini ifade ediyor. Yani şimdilik böyle bir şey yok.

Kaşıkçı öldürülmüşse çok ağır sonuçları olur.”

Türk müfettişlerin çabalarını destekliyoruz.”

Demeçler birbirini kovalıyor.
***
Kimdir bu Cemal Kaşıkçı?

Ünlü silah tüccarı Adnan Kaşıkçı'nın yeğeni.

Bir zamanlar yatında verdiği partilerle dünya jet sosyetesinin yıldızıydı Adnan Kaşıkçı…

Nabile adlı yatını önce Brunei Sultanı ardından da Donald Trump satın almış, çok ilginç.

Harold Robbins’in, dilimize Fedai olarak çevrilen romanında anlattığı adam.
Babası Muhammed Kaşıkçı, Kayseri eşrafından olup Suudi sarayının doktoru.
İşte bu ünlü aileden gelen Cemal Kaşıkçı, Türk-Arap Medya Derneği üyesi.
Prenses Diana ile bir trafik kazasında hayatını kaybeden Dodi El Fayed'in dayısı.
New York Times ile kıyasıya rekabet eden Washington Post'un pek etkili Orta Doğu yazarı.

Boşanma belgelerini almak için gittiği Washington'daki Suudi Arabistan Büyükelçiliği'nden…

İstanbul’daki başkonsolosluğa yönlendiriliyor ve av başlıyor.

***
Bir yanda WikiLeaks'in kurucusu Julian Assange.
Diğer yanda Washington Post yazarı Cemal Kaşıkçı.
Biri, altı yıl önce sığındığı Ekvador’un Londra Büyükelçiliği’nde hayatını devam ettiriyor.
Diğeri kendi ülkesinin İstanbul Konsolosluğunda kayboluyor.

O konsolosluk ki vatan toprağı sayılıyor. Endişeleri olsa da içeri giriyor ama dışarı çıkamıyor.
İki adam da ABD ile doğrudan ilgili. Biri, gizli belgelerini ifşa etmiş.
Diğeri sırtını dayamış ve nasihat çerçevesinde veliaht prense eleştiriler yöneltmiş.

Yemen’deki savaş, İslam dünyasındaki liderliğimize zarar veriyor.”

Yakın arkadaşı Barnett Rubin’e gönderdiği elektronik postada; veliaht prens için “bu çocuk çok tehlikeli, dostlarım bana akıllı olmamı tavsiye ediyor” ifadesini kullanmış.

Bir saray darbesiyle kendisini veliaht ilan ettiren prens, gözünü karartmış anlaşılan. 

Geçen yıl Eylül ayında dini ve entelektüel muhalifleri gözaltına almış, tutuklamış.

Kasım ayında prensleri, bakanları ve işadamlarını bir otelde toplamış, aynı yöntemi uygulamış. New York Times yazarı Thomas L. Friedman’a Riyad’da verdiği röportajda; “aklımdakileri tamamlayamadan ölmekten korkuyorum” demiş.     

***
Körfez medyası, tüm bunlar bilinirken ‘Kaşıkçı Olayı’nda hedef saptırmaya çalışsa da…

Oklar, veliaht prens Muhammed bin Selman’ı göstermek şöyle dursun, saplanmak üzere.

Muhaliflerini ‘haklamak’ için aklındakileri bir bir tamamlıyor anlaşılan…

Fakat bu kadar da olmaz ki. “Kör kör parmağım gözüne” dedirtecek türden.

Ortada, tüm dünyanın dikkatini çekecek Cemal Kaşıkçı gibi bir adam olunca…

Yani olmayınca…

Ses kayıtlarına dayandırılan iddialara bakılırsa…

Konsolosun odasında gerçekleşiyor sorgu, işkence ve bu kan dondurucu işlem.

Trump bile “Kaşıkçı kesinlikle ölmüş görünüyor” dedikten sonra…

Anlaşılan işler daha da karışacak.

Fakat aklımızın bir köşesinde bulunsun.

Amerika’nın bir yüzü ‘hukuk ve medya’ gibi görülse de…

Diğeri, karanlık olanı yani asıl yüzü ‘para’.

İşte bu yüzden ‘Kaşıkçı Olayı’ onca valiz arasında kaynayıp giderken…  

Veliaht prens her an ‘kurbağa prens’e dönüşebilir.

Ve bu masalın sonu da sanıldığı gibi bitmeyebilir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner108