Trabzon Valisi İsmail Ustaoğlu’nun basınla tanışma kahvaltısına katıldık. DSİ Sosyal Tesislerinde verilen kahvaltı sonrası Vali Bey önce kendisini tanıttı. Göreve başladığı 1 aylık süreçte başını ziyaretlerden kaldıramadığını anladık. Konuşmasından nasıl bir yönetim anlayışında bulunacağının ipuçlarını yakalamaya çalıştık. Bu çerçevede Vali Beyin söylemlerinden birkaç not aldık.

1- Trabzon ruhu olan, bir tarih, kültür ve sanat şehri. Trabzon bir marka kent. Bu nedenle bu marka değerimize hizmet için, hizmetkar olmak için geldik.

2- Trabzon’u ortak aklı önde tutan bir anlayışla yöneteceğiz. Basın ve Sivil Toplum Kuruluşları yönetimimizin paydaşı olacaktır.

HHH

Programın sonunda Vali Ustaoğlu’na 1 aylık gözlemlerine dayanarak, Trabzon için önceliklerinin neler olacağını sorduk. Kentin önceliklerini belirleyebildiler mi?..

Vali Bey; “Turizm ve sanayi öncelikli çalışacağız.” dedi. Sanayi önceliğinde ana unsuru istihdamın oluşturduğunu, bu nedenle başta OSB’ler olmak üzere her türlü sanayiye destek olacaklarını ifade etti. Hatta bu bağlamda TTSO ile işbirliği içinde DOKA öncülüğünde bir toplantı yaptıklarını, bu eksende neler yapabileceklerini ele aldıklarını söyledi. Vali Ustaoğlu, “Bu çerçevede attığımız her adımda Ticaret ve Sanayi Odası ortağımız olacak.” dedi.

Bir basın mensubu Vali Ustaoğlu’na Trabzon Sanatevi Restorasyonu sonrasını sordu. Sanatevi’ni oluşturan paydaşların halen restore edilen o binadan çıkarılıp çıkarılmayacaklarını sordu. Kamuoyunda Sanatevi’nin boşaltılacağı ve halen orada bulunan kuruluşlardan geri alınacağı iddiaları hatırlatılınca Vali Bey; “Kimse niyet okuyuculuğuna soyunmasın.” ifadelerini kullandı. Kullandı kullanmasına da ardından şehrin duyarlığından, binanın restorasyon sonrasının oturulup konuşulacağından bahsetti. Biz vali Ustaoğlu’nun söylemlerinden Sanatevi bileşenlerinin o binadan çıkartılacağını algıladık.

****

Gündeme geldiği için bu iki konuda görüşlerimizi kaydetmek istiyoruz.

1) Turizm ve Sanayi... Vali İsmail Ustaoğlu’nun önceliklerine katılıyoruz. Turizm konusunda mevcut potansiyelin korunması ve turist memnuniyeti açısından yapılabilecek çok şey var. Önemli olan bu konudaki hassasiyettir. Tekrar ifade etmeliyiz ki Arap turizmini bu kente iki isim kazandırdı. Vali merhum Recep Kızılcık ve Eski DOKA Genel Sekreteri ve bugünkü Elazığ Valisi Çetin Oktay Kaldırım. Üçüncü isim olarak da TTSO Başkanı Suat Hacısalihoğlu’nu sayabiliriz. Merhum Vali Recep Kızılcık, Arap gazetecileri evinde ağırlayacak kadar hassas ve samimiydi. Aynı hassasiyeti sonra gelen valilerimizden göremedik. Turizmde inanmak yeterli olmuyor. Sorunlar karşısında yeterince hassas olmak da gerekiyor.

Sanayi konusundaki yaklaşıma müteşekkiriz. OSB’lerin hayata geçirilmesi, mevcutların sorunlarının giderilmesi... Hepsinden önemlisi Yatırım Adasının 3 yılda kriz sonrasını beklememesi. Vali Ustaoğlu’ndan özellikle Yatırım Adası konusunda kararlı bir hassasiyet bekliyoruz. Kentin istihdam sorununu öncelikli olarak orası azaltacaktır.

2) Sanatevi Olayı... Önce Sanatevini tanıyalım... 1200 civarında üyesi olan, uluslararası kuruluşlarla sanat protokolleri yapan Sanatevi, bu kent için sıradan bir keyfiyet değildir. Trabzon Sanatevi şu 10 kuruluştan oluşmaktadır: 1) Trabzon Sanatevi, 2) Mizah ve Sanat Derneği (Bu dernek içinde ayrıca 4 sanat kolu faaliyet gösteriyor.), 3) Çağdaş Yazarlar Birliği, 4) Türkiye Yazarlar Birliği, 5) Karadeniz Yazarlar Birliği, 6) Trabzon Müzik ve Halkoyunları Derneği, 7) Trabzon Liselerinden Yetişenler Derneği, 8) Trabzon Fotoğraf Sanatçıları Derneği, 9) Trabzon Şehir Tiyatrosu, 10) Karadeniz Plastik Sanatlar Derneği.

Kentin vizyonundan, marka değerinden bahsederken ‘Trabzon bir sanat merkezi’ diyerek övünüyoruz. Bu bağlamda Trabzon Sanatevi kent adına bir fonksiyon icra ediyor. Bunu bilmeliyiz. Trabzon ediplerin, şairlerin, ressamların ve özellikle karikatürcülerin yetiştiği bir şehirdir. Bu bağlamda bir kültür merkezimiz, sanatçıların bir merkezi yoktur. Sanatevi adeta onların sığındığı bir ortamdır. Hemen tüm muhafazakarlar vakıf, dernek ve gönüllü kuruluşların kamudan mekan tahsisi aldığı bir süreçte, siyasi olarak muhafazakar çizginin dışında da olsalar Sanatevi bileşenlerini dışlamak ve mağdur etmek doğru ve akılcı bir iş değildir. Siyasi olarak var olan farklılıklarımızı zenginliğimiz kabul edip, Trabzon için tek yürek olmamızı esas almalıyız.

Bu kent bir tarih, kültür ve sanat kentiyse... Bu kent imparatorluğa merkezlik yapmış bir marka kentse... Sanat bu kent ve kentin geleceği için kültür ve siyaset kadar önemliyse hakkaniyetli davranmalıyız.

‘Bizden olan, olmayan’ ayrımının yaşam hakkına müdahaleye kadar varacağını ve ötekileştirmek gibi bir kapıyı açacağını unutmamalıyız. Şayet ‘Ortak akıl’ veya ‘Kent duyarlığı’ esas alınacaksa anket yapalım. “Sanatevi yerinde kalsın mı, çıkartılsın mı?” anketi. Sonucuna biz razıyız. İnanıyorum ki Sanatevi bileşenleri de razı olacaktır.

Sayın Valimize iki konuda bizim önerimiz budur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner108