Geçtiğimiz Pazar günü Faroz’da bir toplantı yapıldı. Saat 10.00’dan 14.30’a kadar dört buçuk saat süren yemekli toplantı neredeyse katılımcılar tarafından hiç bitmesin isteniyordu. Çok anlamlı, çok güzel saatler yaşandı.

 Çünkü katılımcılar kırk yıllık hasretle bir araya gelmişlerdi. Geçmişin anıları, günümüzün sorunları, geleceğin umutları; kaybedilen arkadaşlar ve hocalar hakkındaki değerlendirmeler ve duygusal hatıraların hepsi birlikte yaşandı. Herkes teker teker mikrofonu eline alarak konuşmalarını yaptılar. Katılımcıların mikrofon ustası, deneyimli, kültürlü, bilgili ve birikimli kişilikler oldukları anlaşılıyordu…

Dördüncü kez bir araya geliyorlardı. Oluşturmuş oldukları bir yürütme kurulunun çağrısı ve organizesiyle her yıl Temmuz ayının son pazarı toplanarak dostluk ve dayanışmanın en güzel örneğini sergiliyorlardı. Bu sene de öyle yaptılar. Trabzon İmam-Hatip Lisesi 1977-1978 mezunu arkadaştılar; aynı sınıflarda aynı havayı yedi yıl boyunca teneffüs etmiş, aynı pansiyonun yatakhanelerinde birlikte uyumuşlardı… Çok hatıraları vardı anlatılması gereken ama onlar daha çok ülke meselelerine odaklanmışlardı. Çünkü onlar mefkûre-misyon adamıydılar; sorumlulukları vardı ülkelerine karşı; hocaları onları öyle yetiştirmişti…

Hocaları deyince, bu toplantıya hocalarından hayatta olanları da davet etmişlerdi. Bazıları, “hocalarının yanında o eski heyecanı duyduklarını, saygıda kusur etmemek için gayret gösterdiklerini” ifade ediyorlardı. Hocaları da çok memnundu ve onlardan razı olduklarını ifade ile kırk yıllık öğrencilerine dua ediyorlardı. Konuşmalarında kaliteden söz ettiler; eğitimde kalitenin düştüğünden şikâyet ettiler…

Bir konuşmacı şöyle dedi: “Şu anda burada çok şükür ki neredeyse bir devleti yönetecek kadrolarla birlikteyiz; aramızda vekil var, vali var, Danıştay üyesi var, politikacı var, il müdürü var, müftü var, yazarlarımız var, diğer daire amirleri var…“ dedi. Evet, bu topluluk; aralarında Giresun Milletvekili Cemal ÖZTÜRK, Rize Valisi Erdoğan BEKTAŞ ve Danıştay üyesi Cevdet MALKOÇ ve Müteşebbis Gelişim Vakfı Genel Müdür Yardımcısı Mehmet KALYONCUOĞLU’nun da bulunduğu aynı okulun mezunu, içten ve samimi bir o kadar da saygın meslek gruplarından oluşan arkadaşlardan oluşuyordu…

Onlar bu ülkeye çok değerli katkılar sağlamış bir birlikteliğin, bu ülke için fedakârlık yapmayı sürdürmeye karar vermiş bir mefkûrenin dava adamlarıydılar. Çünkü buradaki konuşmalarında “15 Temmuz ihanet gecesinde acaba biz de tankın altına yatabilir miydik?” diye kendilerini sorguladıklarını ifade ediyorlardı…  Mehmet Akif’in ve kendilerinin deyimiyle “Asım’ın nesli” bir topluluktu.

-cı, -ci; -cılık, -cülük …    

Ülkemizde zaman zaman bazı hassasiyetler kaşınarak iç gerginlik ve çatışma ortamı oluşturma denemeleri yapılmaktadır. Son günlerde yine buna benzer kurmaca denemeler yapıldığını, önceden kurgulanmış görüntülerin sosyal medyada ve basında yayınlanarak ülkemiz insanları arasına kin ve nefret tohumları ekilmek istendiğini, böylece iç barışı bozmak için bir çatışmanın fitilinin ateşlenmek istendiğine şahit olmaktayız.

Bunlar bayatlamış numaralardır. Artık Türk Milleti bu kokuşmuş yalanlara ve düzmecelere ilgi göstermiyor. Çünkü bu konularda bayağı tecrübe sahibi oldu. Elinde orak, yüzünde sakal, başında sarık, sırtında cübbe; içinde züppe! Güya kendisini gönderenlerin kamerasına poz, bilinen çevrelere mesaj vermiş…

Dost düşman herkes bilsin ki; bu millet bir bütündür; Kürt-Türk çatışması yoktur. Olmayacaktır. Bu millet aynı Allah’a inanır; alevî-sünnî ayırımı yoktur, olmayacaktır. Atatürk’ü kim ne kadar severse sevsin, o, bu toplumun ayrıştırıcı değil, birleştirici gücüdür; ortak değeridir; onun üzerinden -cı, -ci; -cılık, -cülük ekleriyle oluşturulmak istenen kamplaşma tutmamıştır; tutmayacaktır. İleri-geri, lâik-anti laik meselesi tarihe gömülmüştür.

Karanlık odaklar ve yerli işbirlikçileri, elinizde ne kadar benzeri ayrıştırıcı, bölücü malzeme varsa onların hepsi artık Türk Milleti nezdinde miadını doldurmuştur. Bunu böyle bilin.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ahmet ALTIN 5 ay önce

Sayın Abdullah GÜLAY hocamıza yapmış olduğumuz çok değerli sevgi ve muhabbet dolu bir o kadar da alanlarında birikimli ihl.mezunları arkadaşlarımız ile yaptığımız toplantının manasını anlamını özet şeklinde köşesine taşıdığından dolayı teşekkürlerimi arz ediyorum

Avatar
Abdulah Gülay 5 ay önce

Teşekkür ederim. Allah razı olsun.

banner35

banner37