Ömrümü Trabzon için araştırmalarla ve kitap yayınları ile geçiriyorum. 80’e adım atmağa iki yıl kaldı. Daha kaç yıl daha yaşar ve daha ne kadar yazı yazabilirim bilemem. Mevlâm’ın sonsuz sağlıklı ruhsatını diliyor ve “az ârî âsân ölüm” niyaz ediyorum.  Bir de niyazım Vakfıkebir gibi tarihi ve şirin ilçemiz için çeşitli alanlarda eserlerinin yayınlandığını görebilmek…

Vakfıkebir, en kadim ve Yavuz Sultan Selim’in anneleri Gülbahar Hatun’dan armağan bir cennet beldesi. Bu ilçeden eli kalem tutan birçok da arkadaşım var. Diğer ilçelere göre canlı bir de basın hayatına sahip. Ancak şimdiye kadar Vakfıkebir ile ilgili göz doyurucu bir kitap yayınına şahit olamadım.  Hikmet Aksoy arkadaşımın iki tane broşür mahiyetinde yayınını, Akçaabat-Vakfıkebir Nüfus Kütüğü (1835-1845) ve Akçaabat-Vakfıkebir Öşür Defteri isimli yayınlardan başka bir yayın hatırlamıyorum. Oysa Vakfıkebir’in tarihi, ekonomisi, coğrafyası, kültürü ve sanatı, şairi, ilim adamları, yazarları, ekmeği, yağı….  ve daha bir sürü özellikleri bir bir araştırma konusu olup kitapları yayınlanmalıydı. Diğer ilçelerin yayınlarına bakınca niçin böylesine geri kaldığına bir anlam veremiyorum.

Meselâ hemen doğu komşusu, aynı yöre şartlarına sahip Akçaabat için yapılan güzel yayınlar görülüp de niçin bir canlanma olmuyor onu da bilemiyorum.  26-28 Nisan 2013 tarihlerinde yapılan “Dünden Bugüne Akçaabat” Sempozyumu ve ortaya konulan 720 sayfalık büyük boy dev kitap gibi Vakfıkebir’de de niçin böyle bir hamle olmasın.

Trabzon’un en küçük ve en ücra bir ilçesi olan Çaykara için kütüphanemde bir yığın yayın var. Trabzon İlçelerinde ilk sempozyum da Çaykara’da 12-19 Temmuz 2002 tarihlerinde başarı ile yapıldı ve sempozyum kitaplaştı. Bu konuda eski kadim ilçelerimizden Of, Sürmene, Maçka uykuda. Ancak Vakfıkebir hepten derin bir uykuda…

Vakfıkebirli dostlarım ve gönül arkadaşlarım gücenmesinler amma ben bu ilgisizliği ve sessizliği kabullenemiyorum. 2017  Nisan ayında  Uluslararası Edebiyat Festivali (UTEF) etkinlikleri sırasında kalabalık bir misafirin de bulunduğu Vakfıkebir Belediye Başkanı makamında bizzat dile getirerek, bu eksikliği ve eser beklentileri içinde olduğumuzu belirtmiştim.  Orada Vakfıkebirli sanatkârların oluşturduğu şahane diyebileceğim bir resim sergisine de şahit olmuştuk.  Şimdi de aynı isteği yine dile getiriyorum.

Trabzon Milli Eğitim Tarihi, Trabzonlu Meşhurlar Ansiklopedisi isimli eserlerim ve şu anda da matbaada yayın safhasında olan “Dünden Bugüne Merkez ve İlçeleriyle Trabzon’da Dinî  Hayat” isimli eserimde Vakfıkebir’in birçok değerine  kısaca da olsa yer verdim. Bu konularda bir Vakfıkebir uzmanı gönül verir emek harcar ve Vakfıkebir mahalli yöneticileri de yapılan çalışmaları değerlendirir ve bu çalışanları yüreklendirirlerse sanırım çok güzel çalışmalar gün yüzüne çıkacaktır.

Ben, bir gönül dostu olarak fikrimi hiçbir beklenti olmaksızın açıkça ve en iyi niyetlerimle-temennilerimle ortaya koydum. Bu iğneleyici ifadelerim belki uykudakileri uyandırır, kendilerine gelerek bir şeyler yapabilmenin gayreti içinde olurlar. Bu çorbada benim de bir damla olsun tuzum olabilirse Mevlâ’ya şükreder, Vakfıkebirli dostlarıma da minnet duygularımı ifade etmek isteri. Yazımı şairin duygulu iki mısraı ile bitireyim:

“Nedir bu meskenetin bir kımıldasana

Niçin kımıldamıyorsun, niçin, ne ol sana”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner37