mersin escort bayan

banner114

Üniversite hastaneleri dönemsel olarak, mali ve idari sorunlarıyla gündem olmaktadır. Bu günlerde yine üniversite hastanelerinin finansal sorunları olduğu görülmektedir. Üniversite hastaneleri, ülkemizdeki tedavi edici sağlık sisteminin en üst basamağında görev yapmaktadır. Üniversite hastaneleri, genel hastanelerde tedavi edilemeyen, ileri bilgi ve teknoloji gerektiren, karmaşık sağlık sorunlarına sahip hastaların tedavi edildiği hastanelerdir.  Bu hastaneler aynı zamanda tıp fakültesi ve tıpta uzmanlık eğitimi verilen ve bilimsel araştırma ve yenilikçi çalışmalarının da yürütüldüğü hastaneler olarak önem arz etmektedir.

Hastaneler normalde karmaşık bir yapıya sahiptir. Üniversite hastaneleri, tıp ve uzmanlık eğitimi ve bilimsel çalışma fonksiyonlarıyla daha karmaşık bir yapıya dönüşmektedir. Tıp fakültesi bulunan 100 civarında üniversite mevcuttur.  Bu üniversitelerden 73’ü devlet, 27’si vakıf üniversitelerindir.  Aktif olarak eğitim yapan tıp fakültesi sayıyı 84 civarındadır. Bu tıp fakültelerinin mülkiyeti devlet üniversitelerine ait 68 eğitim ve araştırma (merkezi) hastanesi bulunmaktadır (2017 SBİY).  Hastane sayısı az gibi görünse de, üniversite hastaneleri ülkemizdeki toplam yatak sayısının %18’ine sahiptir. Son dönemde kurulan veya aktif hale gelen 20 civarındaki tıp fakültesi ise Sağlık Bakanlığı hastaneleriyle yapmış olduğu afilasyon sözleşmeleriyle eğitimlerini Sağlık Bakanlığı hastanelerinde sürdürmektedir.

Üniversite hastaneleri sağlık sistemi sunmanın yanında, eğitim ve araştırma faaliyetlerini de yürütmesi hastanelerin planlama ve yönetimini güçleştirmektedir. Üniversite hastane yönetimlerinin belirlenmesinde, tıp fakültesi dekanlığı veya doğrudan üniversite rektörlüğü etkin olmaktadır. Dekanlığın etkin olduğu modelde, hastane başhekimi bir tür dekan yardımcısı konumunda görülmektedir.

Üniversite hastane üst yönetimi başhekim ve yardımcılarından oluşmaktadır. Başmüdür, işletme müdürü ve sağlık bakım hizmetleri müdürü bulunmakla birlikte etkinlikleri hastaneden hastaneye değişmektedir. Hastane Başhekimi, hastanede görev yapan akademisyenlerin yani bölüm, anabilim ve bilim dalı başkanları, öğretim üyeleri ve uzmanlık öğrencilerinin amiri pozisyonunda değildir. Bu personel tıp fakültesi dekanlığına bağlı olarak görev yapar. Başhekim bir tür koordinatör konumundadır. Dolayısıyla hastane yönetiminin tıbbi hizmetlerin yönetimi üzerinde etkisi sınırlıdır. Birçok klinik veya birimde hasta yatağı, tıbbi cihaz, hizmetlerin planlaması ve kullanımında hastane yönetimi bütünsel bir bakışla yönetmekte zorlanmaktadır.

Birçok üniversite hastanesinde görev tanımları, hiyerarşi, çalışma esasları ve işleyişi belirleyen bir “Hastane İşletme Yönetmeliği” bulunmamakta veya etkin olarak kullanılmamaktadır. Bu durumda muğlak alanları çoğaltmakta, kişisel yorumların ön plana çıkmasına kapı aralamaktadır. Ayrıca sağlık hizmeti sunumu, tıp eğitimi, uzmanlık eğitimi ve bilimsel araştırma görevleri birbirinden belirgin bir şekilde ayrıştırılmamıştır.

Özellikle birçok branşta poliklinik muayenelerinde sıkışıklık yaşanmaktadır. Uygulamada, üç-beş veya daha fazla öğretim üyesi olan bir branşta bir veya iki poliklinikte asistan hekimler hasta muayene etmektedir. O günkü poliklinik sorumlusu öğretim üyesi asistan hekimlerin poliklinik muayenelerini yönlendirmektedir. Öğretim üyeleri, eğitim, bilimsel araştırma veya özel hasta muayene etme faaliyetlerini yürütmektedir. Böylece birçok hasta alandaki öğretim üyesi hekimlere ulaşmakta zorluk çekmektedir.

Üniversite hastaneleri, akademisyenler tarafından eğitim amaçlı hastaneler görülse dahi en karmaşık sağlık hizmetlerini yürütmektedir. Eğitim kadar, sağlık hizmeti sunumu da önemlidir. Hastaneler, maliyet-etkin ve verimli yönetilmek zorundadır. Yoksa üniversite hastaneleri sürekli mali sorunlarıyla gündemi işgal etmeye devam edecektir. Sorun konjonktürel değil, yapısaldır. 

Üniversite hastaneleri profesyonel yönetim anlayışıyla yönetilmeli, hastane yönetimi bütün hastane hizmetleri üzerine hâkim kılınmalıdır. Mali ve idari hizmetlerin yönetiminde bu alandan eğitimli sağlık yöneticilerine rol verilmelidir. Hastane içerisinde, sağlık hizmeti sunumu, tıp eğitimi, uzmanlık eğitimi ve bilimsel araştırma süreçleri, işlemleri ve kaynakları tanımlanarak ayrıştırılmalıdır. Mutlaka hastanelerin yazılı “Hastane İşletme Yönetmeliği” olmalı ve etkin bir şekilde işler hale getirilmeli, belirsizlikler ortadan kaldırılmalıdır. Hastane performans sisteminden yararlanan klinisyen öğretim üyelerinin makul sayıda doğrudan hasta bakmaları sağlanmalıdır.

Etkili ve verimli sağlık hizmetleri için daha iyi bir yönetim

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ERDAL TAHA AYDOĞDU 2 hafta önce

Kıymetli Hocam, söylediklerinize kesinlikle katılıyorum...özellikle araştırma Hastanelerinin asistan dr lar la birlikte öğretim üyeleri aynı ortamda olmalı...asistanlar işlem yaparken uzmanlar gözetmemeli ve denetlenmeli,eksik leri tamamlamalı yoksa hasta memnuniyeti ve sağlık bakim kalitesi beklenenin çok altında kalacaktır,ben bir üniversite personeli olarak özel hastaneyi seçmek durumunda kaliyorum

banner108

balikesir escort bursa escort canakkale escort eskisehir escort kastamonu escort erzurum escort bolu escort karabk escort konya escort kayseri escort afyon escort samsun escort edirne escort grkle escort tokat escort