Trabzonspor’da yıllardır alışık olduğumuz bir durumla karşı karşıyayız yine. Belki de bu bizim genlerimizde var. Tıpkı agresifliğimiz, aceleciliğimiz, tez canlılığımız… Bunlar her ne kadar bizi biz yapan değerler, farklılıklar olsa da zaman zaman belki de en fazla kendimize zararı dokunuyor bu huylarımızın.

Trabzonspor’da son yıllarda bunu çokça yaşadık, yani bu yönümüzü tıpkı oyuncuların performansı gibi sahaya yansıttık. Ne mi yaptık?

Bir maçla çok kızıp yerle bir ettik, bir maçla çok sevip sevgiden boğduk adeta.

Elbette taraftarın (Halen TFF’nin teslim etmediği 2010-11 şampiyonluğu hariç) yıllardır şampiyonluk hasretine ilişkin söylenecek söz yok. Çünkü kaç nesil geçti doyasıya bir şampiyonluk yaşayamadı.
Fakat, lakin, ancak…

Bütün bunlar bir yana bizim belki de en kötü huyumuz.

Güzel bir galibiyetle bütün takımı göklere çıkartıyor, methiyeler diziyor ve bir yere sığdıramıyoruz.

Kötü bir mağlubiyet alınca da yerin dibine sokuyor, olmadık şeyler söylüyor ve söylenmedik şey bırakmıyoruz.

Yani iki ruh halini de en uçta yaşıyoruz.

İşte Teknik Direktör Ünal Karaman da bunu çok iyi bildiği için her demecinde, her röportajında bu konuya önemle vurgu yapıyor.

‘Bir maçta abartıp, bir maçta yerin dibine sokmayalım’ diyor. Çok doğru söylüyor Ünal Hoca.

Elbette galibiyette doyasıya sevinmek taraftarın en büyük hakkı. Çünkü bu tür galibiyetlere çok hasret kaldı bu taraftar. Belki de hiç yaşanmamış skorlar yaşayarak çok üzüldüğü de oldu. Ancak neticede takım aynı, futbolcuların büyük çoğunluğu aynı. Ve bu takım yine aynı taraftarın karşısında çıkıp oynuyor.

Ligde henüz 5.haftaya girilecek ve yol uzun… Alınacak skor ne olursa olsun taraftar takımının arkasında durmalı. Hem de öylesine durmalı ki, en kötü mağlubiyette bile bunu yapmalı. O zaman takımın yaşayacağı mahcubiyet, motivasyon çok daha üst seviyelere çıkacaktır kanımızca.

Ünal Hoca da mesajlarını verirken bu konuya her seferinde vurgu yapmadan geçmiyor haklı olarak.

Dedik ya lig uzun bir maraton… Her şartta, her halukarda destek, tam destek.

İşte o zaman hem bordo-mavililerin takım olma yolunda kendilerine güveni artar hem de taraftarın gücünü her zaman yanında hissederek yoluna devam eder.

*****

Bize yakışan…

Trabzonsporlu futbolcular Galatasaray galibiyetiyle hem kendi yüzlerini hem, camianın hem de taraftarın yüzünü güldürdü.

Bu öylesine bir gülme ki nereye baksanız buna şahit olmak mümkün.

Sosyal medya deseniz deyim yerindeyse yıkılıyor.

Galatasaray galibiyetine yönelik yapılan yorumlar, espriler… Karadeniz insanının yaratıcılığı burada bir kere daha kendini gösteriyor.

Bordo-mavili taraftar öylesine mutlu ki espriler bile değişiyor bir anda. Bir de işin içine çocukları katınca daha da renkli oluyor.

İşte bu yüzden Galatasaray maçı bir galibiyetten fazlası...

Ancak sonuçta bu bir oyun ve bu şekilde bakmak gerekiyor.

Abartmadan, kırmadan, dökmeden.

Rakibi de çok rencide etmeden.

Çünkü bize yakışan budur. Çünkü biz iyi öğretici olmalıyız.

İşin sadece oyun olduğu düşüncesinden hareketle de tadını çıkarmalıyız.

*****

Kolbastıyı özlemiştik

Uzun zaman oldu… Bu kadar coşkulu bir şekilde kolbastı oynanmamıştı statta. Zaman zaman taraftar takıma küstü, takım taraftara… İşte bu yüzden çoğu galibiyette bunu yaşayamadık.

Galatasaray maçı sanki bir patlama sebebiydi.

Taraftar stattan çıkmadı, takım sahayı terk etmedi. Yeni transferlerin sadece sahada değil oyundaki uyumuna ise diyecek yok.

Umarız, dileriz… hep böyle sürsün.

Gerçekten böylesine güzel bir havaya camianın ihtiyacı vardı.

Doğrusu kolbastıyı da özlemiştik.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner37