Şunun şurasında ne kaldı ki… Bir hafta desek yeridir. Uzun bir ara ve çalışma döneminin ardından ligler önümüzdeki hafta start alacak.

Ve günebakış gazetesi olarak ‘Söz Spor Servisinde’ sayfamızla yeniden okurlarımızla birlikteyiz. Umarız yeni sezon öncelikle adil, tarafsız ve hak edenin kazanacağı maçlara sahne olur.

Gelelim biz kendi takımımıza…

Trabzonspor 24 gün Slovenya’da tamamladığı sezon öncesi kampında bize göre oldukça iyi bir çalışma dönemi geçirdi. Son yıllarda takip ettiğimiz kampların aksine sürekli takımla iç içe olan, takımla çalışan bir hoca gördük öncelikle. Teknik Direktör Ünal Karaman ve ekibi 24 gün boyunca basına da açık tuttukları çalışmalarda oyuncularını öncelikle kafa olarak hazırlamak adına büyük çaba sarf etti. Sadece motive etmekle yada konuşmakla işin bitmeyeceğini iyi bilir Ünal Hoca. İşte bu yüzden de oyuncularıyla birlikte koştu, onlarla birlikte kondisyon çalışması yaptı, bunları yaparken de gözünü de onların üzerinden ayırmadı.

Onca ağır ve yorucu antrenmanlara karşılık oyuncuların yüzündeki pozitif enerji ise umut verir nitelikteydi. Özellikle yabancı oyuncuların kamptaki ruhaliteleri bize çok çok olumluydu. Rodallega’yı hiç bu kadar gülerken, Sosa’yı bu kadar neşeli görmedik belki de…
Hani hep, ‘Futbolcunun bir takımda başarılı olması için en önemli şart kendisini oraya ait hissetmesi’ deriz ya… İşte bize göre öncelikle hocanın kendisini o takıma, o takımın şehrine ait hissetmesi gerekiyor. Ünal Hoca’da bize göre bu var… Ünal Hoca kendisini Trabzon şehrine ve Trabzonspor’a ait hissediyor. Başarı için bize göre en önemli etken bu, dedik ya… Oyuncularının yüzü gülüyorsa, oyuncular yorucu antrenmanlarda dahi daha çok efor sarf etmenin çabası içindeyse…

Evet hoca o takıma bir şeyler vermeye başladı demektir.

Biz Ünal Hoca da önce bunu gördük. Ve gördüğümüz şeyin neticelerini de antrenmanlarda gözlemledik.

Umudumuz, beklentimiz, bütün temennimiz odur ki, Ünal Karamanlı Trabzonspor başarılı olur. Çünkü gerçekten kampta çok çalıştılar… Eksiklere rağmen…

*****

Kafama takılan!

Spor Toto Süper Lig’de 2018-2019 sezonu, Fenerbahçe’nin efsane futbolcusu Lefter Küçükandonyadis’in ismiyle oynanmasına karar verildi.

Şimdi bunu ilk öğrendiğimiz andan itibaren kafamıza takılan soru şu;

Her sezon önemli görülen bir değerin adıyla oynanmaya başladı son yıllarda.

Peki bu Trabzonspor’un hiç mi değeri yok, yada şöyle soralım, bizim değerlerimiz sizin kriterlerinize uymaz mı?

Bir de duyum aldık, Trabzonspor’un, ‘Dozer Cemil’ olarak öneri getirdiği ancak kabul görmediği yönünde…

Eğer bu iddia doğru ise, neden kabul edilmediğini de merak ettik. Sanırız Türkiye Futbol Federasyonu’nun öncelikleri yada kriterleri bu manada farklı.

Dedik ya, merak ettik, kafamıza takıldı.

Nihayetinde biz gazeteciyiz…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner37