Çok değil, belki size uzun zamanmış gibi gelebilir ama bana göre dün gibiydi. Transit Taşımacılığın yapıldığı en önemli merkezdi. Trabzon’un ekonomik lokomotifiydi. İran Avrupa’dan ithal ettiği tüm ürünlerini Trabzon Limanı üzerinden taşıyordu. 1970'li yılların başından itibaren 1980 li yılların sonuna kadar. Trabzon, öylesi bir hareketlilik yaşıyordu ki, tüm ekonomik veriler bu sektörü işaret ediyordu. Değirmendere de açılan hemen her işletme bu sektöre yönelikti. Kısacası, sanki bu sektör ömür boyu devam edecekmiş gibi algılanıyordu. Sırf bu yüzden " ipek yolu ticareti" adıyla büyük bir sektör haline gelmişti. Bu işten sadece Trabzon değil, tüm Doğu Karadeniz Bölgesi faydalanıyordu. Ancak, 1980'li yılların ortalarında zayıflayıp, sonlarına doğru bitme noktasına geldi. Trabzon biranda o yoğun ticari ilişkinin dışına çıktı. Hafifledi, durgunlaştı. " ne olacak " diye şaşkın, şaşkın sorular sorulmaya başlandı. Olan oldu ve Transit Taşımacılık nihai sona geldi.

Herkes şaşkın ve âdeta bir ekonomik şok yaşarken birden bire SSCB dağıldı ve Rusya dünyaya açıldı. İlk açılan kapı Sarp oldu. Biz daha Transit Taşımacılığın şokunu atlatamadan hiç bilmediğimiz sürpriz bir sektörle karşı, karşıya kaldık. Yoğun bir bavul turizmi oluştu. Binlerce, milyonlarca insanların geldiği, alış- veriş yaptığı bir ticari ilişki oluştu. Biz biranda Transit Taşımacılığı unuttuk ve bu sektöre odaklandık. Artık Trabzon ve Doğu Karadeniz ekonomisi bu sektöre bağlanmıştı. Yıllık milyar dolarla ölçülen büyük bir pazar oluşmuştu. İnanılması neredeyse imkânsız rakamlar vardı. Bu işin ticari tarafıyla sosyal tarafı birbirinden ayırt edilemedi. Büyük paralar vardı ve bu yüzden büyük sorunlarda beraberinde gelmişti. Bir liralık malı bin liraya satıp biranda zengin olma hevesi de ayrı bir sorun oldu. Trabzon maalesef üretmeden, yani al- sat mantığı ile hareket etti ve nihayet bu işte tıpkı Transit Taşımacılıkta olduğu gibi bitti. Her biri yaklaşık 10 yıl sürdü.

Şimdilerde Araplar modası var. Onlarda yaklaşık 5 yıldır yoğun bir şekilde geliyor ve önemli bir ekonomik pazar oluşturuyorlar. Biz ise hala, " eski tad eski hamam " misali üretmemekte ısrarlıyız. Hâlâ biranda zengin olma çabası içindeyiz. Al bire sat beşe misali. Şu tacirlik zihniyetinden kurtulamadık. Uzatmaya gerek Yok, bu Araplarda yakında gelmemeye başlarlar. Zira ülkemizde öldürüldüğü belirtilen Suudi Gazeteci meselesiyle ipler kopma noktasına geldi bile. Açıkçası biz umduğumuzu bulmuş değiliz. Gel- geç ticaretiyle bugüne dek iyi idare ettik. Hep geçici işler peşinde koştuk. Israrla üretmedik, bakalım bu kafayla nereye kadar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89