Sayın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara-İstanbul yürüyüşünü başlattı. Her gün 15-20 km. yol yürüyor. Bayramı yollarda geçirdi. Yürüyüşüne katılanlar iktidar partisinin karşısında olan, HDP, DP, SP ve FETÖ yanlıları. Yürüyüşlerine “adalet” sloganının yazılı olduğu pankartlarla çıkıyorlar. Hindistan’ın meşhur lideri Mahatma Gandi’nin Büyük Britanya’ya karşı başlattığı meşhur “Tuz Yürüyüşü”ne benzetenler var. Ancak bu benzetmenin uzaktan yakından bir ilgisi yok. Gandhi Hindistan bağımsızlığı için yollara düşmüştür. Başlattığı yürüyüş hedefine ulaşmıştır. Bu günkü güçlü Hindistan onun eseridir. CHP Lideri 2019 yılında yapılacak cumhurbaşkanlığına adaylığını perçinlemek ve garantilemek için “adalet”i öne çıkarıp bahane etmiştir. Partideki konumu, seçimlerdeki başarısızlığını örtbas etmek için bir bahane yaratılmıştır.

Türkiye’de “kuvvetler ayrılığı”  prensibine göre yargı tarafsız ve bağımsızdır. Adaleti bağımsız ve tarafsız mahkemeler ile bunların başındaki hâkimler yürütür. Yargıyı her türlü tartışmanın dışında tutarak, inancımızı sarsmamamız gerekir. Yargının ve yargıcın itibarının sarsılması adalet duygusunu büsbütün zedeler. Hâlbuki adalet günün birinde bize de lazım olabilir. İhtilallerin döneminde yapılan yanlış ve yanlılığın tüm yargı mensuplarına şamillendirilmesi açık bir haksızlıktır. Biz bu memlekette “Sizi buraya tıkayan güç böyle istiyor” diyecek kadar hukuku ayaklar altına alan Yassıada Mahkemelerinin icraatlarını da, “üç sağdan, üç sol kanattan idam kararı verdirerek dengelemeğe çalışan 80 ihtilalcilerini gördük. Ama o zaman Kılıçdaroğlu’nun partisinin o dönemdeki mensuplarının “adalet” pankartı ile değil yola, meydanlara çıkanları da görmedik.1960 İhtilalini planlayıp bir devrin seçilmişlerini Yassıada’ya tıkayıp, uyduruk mahkemelerle idama mahkûm edenlere karşı en küçük bir tepki ile karşı çıkanları göremedik. Yapılan kumpaslarla FETÖ’cülerin iftiralarına maruz kalan Türk Ordusunun şerefli mensuplarının uğradığı haksızlığa karşı en küçük bir tepki göstermeyen Sayın Kılıçdaroğlu’nun sudan sebeplerle sırf kendi egosunu tatmin etmek için yollara dökülmesi pek inandırıcı olamaz. Olsa olsa siyasi bir şov olabilir. Ancak şimdi şov zamanı değildir. Yedi düvelin dişlerini bileterek üzerimize gelmelerine karşı birlik ve beraberlik zamanıdır.

Bu yürüyüş bilerek ve tasarlayarak kendi ülkesini jurnalleyerek, dünyaya karşı itibarını sarsmayı amaçlayan bir harekettir. Unutulmaması gerekir ki Türkiye’de OHAL uygulaması var. OHAL uygulamasının teröristler dışında kimseye zararı yok. Bu gün Fransa’da da OHAL vardır. Ama OHAL’i bahane edip sokaklara, yollara dökülen kimse yoktur. Devlet bunlara müsamaha gösteriyor diye iyi niyeti istismar etmeğe kimsenin de hakkı yoktur. Hele TRT’nin bu yürüyüş ile her saat başı ve ana haberlerde verdiği bilgiler Kılıçdaroğlu’nu reklam etmekten başka bir işe yaradığı yok. Ama buna rağmen TRT bilerek ve ya bilmeyerek bu işe alet oluyor. Maalesef TRT den sorumlu bakanlığın, TRT Genel Müdürü ve ilgili daire başkanlarının da haber değeri olmayan bu yürüyüşü saniyesi saniyesine duyurma gayretkeşliğini anlamak mümkün değil. İktidar olmak başka, muktedir olmak başkadır. Reklam için özel TV. Ve radyolar yeterlidir. Devlet televizyon ve radyolarının bu işe alet olmaması gerekir. Çünkü bu hareket keyfi, sebepsiz ve zarar vermek amacı taşıyor. Emniyet güçlerinin terörle amansız mücadele ederken, bunlarla uğraşmaları gereksizdir.

           

               

               

               

               

               

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
aig 6 ay önce

bir gün gelir "adalet size de lazım olur" sayın yazar!

banner35

banner37