Önce hakimler tutuklandı, şimdi savcılar meslekten atıldı. Onlarca polis şefi içeride. Bir zamanlar muhtemel darbe önleyicisi savcılar ve polisler şimdi darbe zanlısı oldular. Biz anlıyoruz ama Avrupa anlayamıyor. Hatta dünya anlayamıyor.

Halbuki İslam dünyası bu tür olayları ilk kez yaşamıyor. İktidar kavgası ilk kez 21’inci asırda olmuyor. Emeviler, Abbasiler, Selçuklular ve Osmanlılar... Aynı dinin mensupları, aynı secdeye varanlar iktidar uğruna birbirlerine kıymayı mubah saydılar. Hepsi de kendi doğrusunun ‘en doğru’ olduğuna inandığı için... Kendisinden başka hiçbir anlayışı İslam dairesinde saymayan haricilik İslam tarihinin en acı gerçeği... O günlerin bizansı, olup bitenleri anlayamamıştı. Şimdi ki Avrupa da anlayamıyor. Sanki biraz da işine öyle geliyor.

***

Bugün yaşananlar 17/25 Aralık darbesinin sonuçları... O günden bugüne dikkatle izliyoruz. Cemaatin tabanındaki isimler ‘Bizimle ilgisi yok’ dese de... İnanmak istemeyenler  ‘O hakimin, o polisin paralelci olduğu ne malum?’ dese de gerçek gizlenemiyor. Bir gün önce gözaltına alınan veya tutuklanan hakim-savcı-polis vs. kim varsa bir gün sonra cemaatin gazetelerinde savunulduğunu görüyorsunuz. Gözaltıları ve tutuklamaları yalnızca cemaat medyası böyle takip ediyor. Karşı görüş belirtiyor ve tepki yayınlıyor. Vaziyeti anlıyorsunuz.

***

Yandaş medyada bir haber... “Konya’da paralel yapının kilit isimlerinden avukat Memduh Oğuz yurtdışına çıkmak üzereyken  hakkında çıkarılan yakalama kararıyla havaalanında yakalandı ve gözaltına alındı” Ertesi gün cemaat medyası savunmada...“Konya’nın ünlü avukatı gerekçesiz gözaltına alındı. Avukat için herhangi bir tutuklama kararı bulunmuyor.” Avukat öylesine savunuluyor ki cemaat mensubu olduğunu anlıyorsunuz.

***

MİT TIR’larını durdurup algı operasyonuyla hükümeti zora sokmakla suçlanan Savcı Aziz Takçı konuşuyor: “Sorguda yaptığım savunma, hakkınızda yazılacak olan iddianamenin önemli bir parçası olacak. Esir miyim? Evet esirim. Müteessir miyim? Hayır değilim. Milyonlarca insanın yerinden yurdundan edildiği, yüz binlercesinin öldüğü kirli bir savaşın kirli bir noktasını bilmeden ortaya çıkarmışım. Binlercesi ölen kara gözlü çocukların yanında bu esaretten şikâyet etmek doğru olmaz.

Bu zulmün emrini verenlere, destek olanlara, aracılık edenlere, bu zulmün tetikçisi sözde hukukçulara hakkımı helal edecek miyim? Elbette hayır. Selam olsun kendisini hukuk ve vicdan dışında hiçbir güç ile bağlı hissetmeyen meslektaşlarıma.”

 

Bir savcı böylesine ideolojik konuşur mu? Darbe suçlamasıyla tutuklanan bir savcı, darbeci olmadığını, cemaat memaat tanımadığını, devletin savcısı olduğunu ve göstermelik de olsa kendisini tutuklayanlar kadar cemaate de eleştiri yöneltmez mi?..  En azından ‘ben değilim’ demez mi?. Ama o selam gönderiyor. “Selam olsun kendisini hukuk ve vicdan dışında hiçbir güç ile bağlı hissetmeyenlere...” Savcı Tak düzenin bir gün değişeceğini ve kendisinin tutuklayan olacağına inanıyor. Ötekiler de aynı. Haksızlığa uğrama sebeplerinin sıralarken hiçbiri ‘cemaat mensubu değiliz’ demiyorlar. Adeta olup bitenleri  haklı çıkartır cinsten konuşuyorlar!.. Bir gün geri döneceklerine inanıyorlar!.. Milletin duruşunu hala anlamıyorlar. Millet cemaat konusunda kararını verdi. Eski günler bir daha geri gelmeyecek. Cemaat ya anlayışını yenilemeli veya siyasetten tüm elini eteğini çekmeli. Mazlum durumuna düşmeden destek bulamayacaklarını görmeliler. Zira Tayyip Erdoğan’a meydan okumayı, Erdoğan’a oy verenler ve arkasındakiler kendilerine meydan okumak olarak algılıyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89