Türkiye, tarihinin en zor dönemlerinden birini daha yaşıyor. İsrail’i tam koruma altına almak isteyen derin ABD yönetimi (Siyonizm) Suriye’yi, Rusya’ya emanet ederken Türkiye’yi de terbiye etmek istiyor. Mesele bu terbiyenin yöntem ve sınırlarında.

1- Türkiye’yi Suriye’den uzak tutarak Rusya kontrolünde İsrail dostu bir yönetim oluşturmak.

2- Türkiye’nin Arap dünyasıyla geçişini tamamen kapatarak etki alanını sınırlamak. Güneyinde sosyalist bir Kürt kantonu oluşturup Türkiye’yi uğraştırmak. Bu çevreleme bir bakıma kuşatma anlamına geliyor.

3- Türkiye bu ölçüyü reddederse ülke içinde karışıklık çıkarıp Türkiye’yi parçalamak.

a) Terörist eylemleri görmezden gelerek.(Bugün PYD’ye sahip çıkılmak ve destek verilmesi gibi)

b) Gezi türü eylemleri destekleyerek. (İçeride Erdoğan düşmanı grupları zinde tutarak)

***

Bugün geldiğimiz noktada PYD terör saldırılarına rağmen PYD’yi savunan bazı vatansız aydın ve sanatçılar, bu planın bir parçasıdır. Onlar için Ankara’yı ve İstanbul’u kimin yönettiğinin veya yöneteceğinin önemi yoktur. Merkel bile yönetebilir!.. Onlarda vatan mefhumu kaybolmuştur. “Gidin o zaman ABD’de yaşayın.” dediğinizde de “Fark etmez, zaten Avrupa’da yaşıyoruz.” derler. Onlar için ABD uydusu, bölünmüş, parçalanmış bir Türkiye’nin hiçbir önemi yoktur. Yeter ki kendi ölçülerinde yönetilsin!..

Kendi ölçüleri derken sakın aklınıza ‘demokrasi’ gelmesin. Onlar özünde demokrat da değillerdir. Halk iradesinin onlar için hiçbir önemi yoktur. Yalnızca nefret ettikleri yöneticiler gitsin!.. Halktan kopuk, vatan mefhumundan uzaklaşmış bu aydın tipleriyle arasına mesafe koyamayan CHP’de maalesef hızla millî vasıflardan uzaklaşmaktadır. İran saflarında Türkiye ile savaşmayı kabullenen milletvekili… 1128 imzaya, yani teröre destek deklarasyonuna destek veren bir CHP yönetimi!...

CHP hızla HDP kulvarına doğru savrulmaktadır. Emperyalist güçlerin Türkiye’yi parçalayıp kendilerine toprak vermesi için mücadele eden PKK/HDP, en büyük siyasî desteği ne yazık ki Atatürk’ün partisinden, CHP’den almaktadır. Ne hazindir ki CHP, AK Parti düşmanlığıyla ülkeye düşmanlık etmeyi birbirinden ayırt edememektedir.

***

Bir devlet adamı mesabesindeki Deniz Baykal’ın son çıkışı ve CHP’yi uyarısı bunun içindir. Baykal “AKP’ye düşmanlık ülkeye düşmanlık etmeye dönüşmesin.” derken CHP’nin millî hiçbir meselede millîci davranmadığına vurgu yaptı. CHP, en başından beri Esat’ın yanında saf tuttu. 1128 imzalı bildiriyle teröre destek sundu. En başından beri ‘güvenli bölge’ye karşı çıktı. Şimdi ‘olmalı’ demesi bir anlam ifade etmiyor. AK Parti hükûmetini zayıflatmak isterken ülkeyi zayıflattığını görmüyor.

Deniz Baykal, AK Partinin açılım politikasını başından beri yanlış buldu. Ülkenin bu noktaya gelmesine açılımın sebep olduğunu vurgularken 2009 yılında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a yazdığı mektupta, şunları söylüyordu: “Ne yazık ki bu açılım süreci daha şimdiden terör örgütünün itibarını artırmış, bölgedeki gücünü katlamış, meşruiyetini ve etkinliğini giderek yükseltmiştir. Bölgedeki güvenlik güçlerinin en önemli işi kendilerini korumak olmaya başlamıştır. Kamu düzeninin kontrolü elden kaçırılmaktadır. Artık sizin muhatap aldıklarınızı bölge daha çok muhatap olmaya başlamıştır. Açılım politikası bir açmazdır. Daha fazla geç kalmadan dönülmelidir.”

Baykal’ın 2009 yılındaki bu mektubu, bugün Suriye politikası ile ortaya koyduğu söylemlerle daha bir anlam kazanıyor. Meselâ Baykal’ın “Yanlışı AK Parti yaptı bedelini de o ödesin, deme hakkımız yoktur. Bedelini ülkeye ödetemeyiz” sözleri CHP’deki ideolojik nefretin hangi noktaya vardığını göstermektedir.

 

Zira şayet ülke birlik içinde olmazsa Türkiye, üzerinde emperyal planların yapıldığı yeni ülkelerden biri olacaktır. Bunun için emperyalist kuşatma yarılmalı ve Türkiye, Suriye masasında mutlaka olmalıdır. Türkiye’yi Suriye masasının dışında ancak içindeki İrlandalılar yüzünden kalabilir. Nefret duyguları kendi insanına ve toprağına karşı düşmanlığa dönüştüren İrlandalılar yüzünden… Öncülüğünü vatansızların yaptığı İrlandalı güruh yüzünden.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.