Hırslar, husumetler, kinler ve nefretler yok olmalı; adaletle birlik, uhuvvet sağlanmalı, tek vücut ihdas olunmalı.

Neden böyle başladık, durumumuz bunu icap ettirdiği için: Ülkemiz üzerinde yılların ihmallerinin birikimiyle kara bulutlar dolaşmaya başladığı için.1961darbesini,12 Mart’ı, 12 Eylül’ü, 28 Şubat’ı ve nihayet 15 Temmuz’u yapan aynı gücü fark edemeyerek, o güçlerin kaynağını ve nedenlerini bulamadığımızdan bugünlere geldiğimizi dile getirmek için.

Mustafa Kemal, Osmanlının küllerinden bir devlet yarattı. Ne ile, o küllerde kalan közleri üfleyerek bularak. Neydi bunlar, inançtan doğan vatan ve millet sevgisi. İstiklâl Savaşı bu inançla kazanıldı. Mustafa Kemal döneminde 60’tan beri yaşadığımız darbelere hiç tanık olduk mu? Hayır. Birliği sağladın mı, sorun kalmıyor. Birliği, ekmeği eşit bölerek sağlarsınız, fabrika kurarak, adaletle hükmederek, inanca saygı duyarak, eğitime öncelik vererek, ağalık düzenini kaldırarak…

Dış güçler rahatsızdı ama birliği, dengeyi,  uhuvveti sağlayan lider karşısında ses çıkaramıyorlardı. Kemal Paşa’dan sonra dişlerini göstermeye başladılar. II. Dünya Paylaşımında bizi haraca bağladılar. 50’de NATO’ya mecbur ettiler... 61’de darbeler başladı…

Neyi, neleri eksik bıraktık da bu duruma geldik. Bakalım: Yıllarca millete vatan sevgisini, birlik ruhunu veren saf inancının önüne ket vurduk. İnanç, birtakım mezhepçilerin ve uyduruk tarikatçıların insafına bırakıldı. Dinin halkı şekillendiren ve ona yön veren en büyük güç olduğunu bilenler, teslim aldıkları dini empoze ettiler. Kimlere mi, başta din görevlilerine, okuduğunu anlayamayan akademisyenlere. Muhakeme  yerini başkalarının fikirlerini ezberlemeye bıraktı. En büyük felâketimiz milli şairin dediği gibi, ”İşin ehli olanların ortaya çıkmaması”ndan kaynaklandı. Yıllarca işler ehillerinin elinde olsa idi, bugün otomobillerimizle, tanklarımızla, uçaklarımızla… Dünya piyasalarının devleri arasında olurduk. Bugün ABD ve Avrupa’dan azar işitmezdik; savunmamız için Rusya’dan füze almak istiyoruz diye NATO’dan tehdit almazdık. Kaldı ki o füzeleri biz ihraç ediyor olacaktık.

Öyleyse hemen bugün ,”Varlığımız için, dinimiz için iş ehli olanlara yer verelim.” kampanyasını başlatalım. İşi bilmeyen baba görevi anneye ya da bir çocuğuna bırakmalı. İşi bilmeyen muhtar, imam, müdür, müftü, başkan… Görevlerini derhal işi ehli olanlara bırakmalı. Tüm acemiler hizmet içi eğitime alınmalı. Okullarda ezber kaldırılmalı, muhakeme getirilmeli.

Yarışmalar değişmeli: Kur’an okuma yarışması değil Kur’an’ı anlama yarışması, ansiklopedi yarışması değil yorumlama yarışması, dekolteli giyinme yarışması değil geleneksel giyinme yarışması vb. düzenlenmeli.

Zaman zaman Cumhurbaşkanı’mız eskiden kalma, ( ezbercilik, mezhepçilik, millilikten uzaklaşma, dini yanlış yorumlama vb.)  eksiklikleri dile getirmekte.  Dileriz herkes görevini lâyıkıyla yapar ve kara bulutlar bir daha görünmemek üzere kutsal semalarımızı terk eder.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Huseyin boz 1 ay önce

peygamberimiz işi ehline vererek bir muşriğe kendisini kibul ettirmiş ve muşrik adaleti görunce musluman olmuştu

banner88

banner37