banner114

Dedi: Ordumuz, son yarım asrın en büyük operasyonuna başladı. Dış dünyadaki bu karşı çıkışı nasıl yorumluyorsunuz?

Dedim: Dünyaya nizamat veren bir dinin ve o dinin temsilcisi bir ırkın mensupları olarak ne zaman barış için harekete geçsek, neredeyse dünya karşımıza dikiliyor. Kıbrıs Barış Harekatı’nı hatırlayın. Başta ABD olmak üzere dünya yine karşımıza dikilmişti. Lakin o dönemde de emperyalizme boyun eğmeyen Erbakan/Ecevit ikilisi vardı. Kıbrıs Barış Harekatı Türk’ü adadan silmek isteyenlere karşı varlık operasyonuydu. Millet tek yürek olmuş zafer dualarına çıkmıştı. Zaferle bitti.

Dedi: Bugünkü tablo ile farkını ortaya koyabilir misiniz?

Dedim: Kıbrıs Barış Harekatı, Türkiye’nin ileri karakollarından birisi mesabesindeki Kıbrıs’ta varlığımızın savunulmasıydı. Şimdi ise söz konusu olan Türkiye’nin toprak bütünlüğü. Yani şimdi ülkenin kendisi söz konusu.

Kıbrıs Barış Harekatında kendimize yetecek silah ve mühimmatımız yoktu. Şimdi kendi silah ve mühimmatımızla operasyon yapıyoruz. ABD, önce Irak’ı böldü. Şimdi Suriye’de bir Kürt devleti oluşturarak Suriye’yi bölmek istiyor. İran’ın işi kolay.. Önce Türkiye’yi halletmek istiyorlar! PYD-YPG terör örgütleri üzerinden… Ya da kiralık askerleri üzerinden Türkiye’nin içine çomak sokmak istiyorlar. Türkiye işte bu büyük oyunu bozuyor.

Dedi: Türkiye önce içerde PKK’nın belini kırdı, şimdi terörü dışarda komaya sokuyor. Belki bitmeyecek ama hareket edemeyecek hale gelecek.

Dedim: Türkiye bu operasyonu veya içte-dışta yürüttüğü planı yeni yapmadı. Türkiye bu noktaya adım adım geldi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun önce psikolojik üstünlüğe ulaşarak PKK’nın üzerine gitmesi… Dağlarda, mevzilerde ‘Sıçanlar gibi deliklere gizleniyorlar’ ifadesi psikolojik olarak çökertmesi... Ve son olarak ‘Artık 600 kişi kadar kaldılar’ ifadesi...

Diğer yandan Diyarbakırlı annelerin HDP önünde sürdürdükleri ve PKK’yı lanetleyen söylemleri… Prof. Dr. Ersan Bocutoğlu’nun ifadesiyle, “Türkiye’nin son yüzyılda Kürtler üzerinde yaptığı en başarılı çalışma… Bu bir devrimdir.” sözleri… Artık Kürt anneler içerde PKK’yı lanetler hale gelmiştir. İşte tam da bu noktada dış operasyon önemliydi. İçerden halletmeniz yetmiyor. Dışarda da bitirilmesi gerekiyor. Zira PKK, PYD’yi dış güçler yönetiyor. Barış Pınarı bu oyunu bitirecek inşallah.
Dedi: HDP dışındaki siyasetin birlikteliğini nasıl yorumluyorsun?

Dedim: CHP baştan ikilem yaşadı. ‘İçimiz yana yana evet diyoruz!...’ diyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu operasyonun ardından verdiği mesajlarla tam destek oldu. Önce HDP’ye doğru yalpaladı. Ancak bu tarafta İYİ Parti vardı. CHP, gönülsüz davransaydı İYİ Parti’yi kaybedebilirdi. Mecburen destek verdi. Bir de toplumsal baskıyı karşılayamazdı.  
Dedi: Afrin Operasyonuna karşı çıkmışlardı. Üstelik YPG’yi terörist saymıyorlar.

Dedim: Türkiye’nin tüm emperyal güçlerle karşı karşıya kaldığı bir noktada Erdoğan nefretinin arkasında daha fazla tutunamazdı. İttifak çökebilir ve CHP altında kalabilirdi. Yine de ilerleyen süreçte CHP farklı bir noktaya savrulabilir. CHP yalpalayabilir.

Dedi: Sonuç olarak neler diyebiliriz?

Dedim: Başkomutan Recep Tayyip Erdoğan’ın yürüttüğü politika... Türkiye’nin gücünün farkına varması... Artık bizim etken bir dünya devleti olduğumuzu gösterdi. Yanı başımızda, ayak ucunda, önümüzde ve arkamızda bize rağmen plan yapılmasının imkansızlığı dosta ve düşmana gösterildi. Bu, yarım asırdır cebimizde kaybettiğimiz kıymetimize yeniden kavuştuğumuz anlamına geliyor. Kuzey Suriye Operasyonu, Türkiye’yi gözleyen ve Türkiye’ye dua eden 2 milyar insanı ilgilendiriyor.

Türkiye eski Türkiye değil… Yeni Türkiye geliyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ali 3 gün önce

2008 yılında kurulan 9 üniversitenin 2018 yılı raporları (karneleri) ve başarı durumları

yükseköğretim kurumu (yök), 2018 yılı için tüm üniversitelerin yıllık izleme ve değerlendirme raporlarını 26 eylül 2019 tarihinde açıkladı. bu raporda tüm üniversiteler 5 ana alanda toplam 62 kategori ile değerlendirildi. türkiyede 2008 yılında kurulan 9 adet devlet üniversitesine ait 2008 yılı raporları incelendiğinde ve bu 9 üniversite birbirleri ile karşılaştırıldıklarında, ardahan üniversitesi 9, yalova ve munzur üniversiteleri 8, şırnak üniversitesi 7, bayburt üniversitesi 6, bartın üniversitesi 5, gümüşhane üniversitesi 3, hakkâri ve iğdır üniversiteleri de 2 alt kategoride en yüksek puanı almışlardır. gümüşhane üniversitesi, bu 9 üniversite arasında sondan üçüncü, yani yedinci olmuş ve sadece hakkâri ve iğdır üniversitelerini geçebilmiştir (tüm üniversitelere ait 2018 yılı raporları-karneleri yök sayfasından indirilebilir ve karşılaştırma yapılabilir).

banner108