Türkiye’nin Avrupa ve Amerika’nın terörle kuşatmasını yarmak için içte ve dışta sürdürdüğü aktif mücadele ciddi bir krizle yüzleşti. İçerde FETÖ ve PKK, dışarda ise İŞİD ve PYD’ye karşı verilen savaş ABD’nin öngördüğü sınırları aşınca karşımıza ilginç biçimde ESAT çıktı. ABD ve Esad El Bab’a girmemize şiddetle karşıydı. Türkiye buna rağmen El Bab’a dayandı ve ardından Münbiç’i işaret etti.

Önceki gün Tayyip Erdoğan’ın “Mümbiç’i de alacağız” açıklamasından sonra dün Esad uçaklarının saldırması tesadüf değil ve olamaz. Olay ABD’nin ciddi bir maniplasyondur ve ABD Türkiye’nin dik duruşundan çook rahatsızdır.

Esad ise uluslararası güçler tarafından kullanılan bir maşadır. Esat’ı bu saldırıya ya doğrudan ABD teşvik etmiştir veya Rusya üzerinden gitmiştir. Her iki durumda da ABD esas fail, Rusya bu gelişmeden önceden haberdar gibidir.

***

Şimdi esas soruya gelelim. Bu olaydan sonra Türkiye, Rusya’nın onayını alarak kuşattığı El Bab’dan geri çekilecek mi? Yoksa El Bab’dan sonra Mümbiç’e yine yönelecek mi? ABD artık ve doğrudan Türkiye ile savaş halindedir. Rusya ise ABD ile anlaşıp Türkiye’yi her an satabilir. Ya da Türkiye’yi pazarlık aracı yapabilir. Böylesi bir tablo, sonucu en ağır ihtimaldir. Yani Türkiye girdiği Suriye’de yalnız kalabilir. Bunu göze almalıdır ve de almıştır.

Türkiye bu yoldan geri dönemez. Geri dönerse artık Türkiye’yi kontrol edemez. Avrupa ve Amerika’nın kah doğrudan kah dolaylı saldırıları ülkeyi teslim almaya ve hatta bölmeye kadar gider. Öyleyse geriye iki şık kalıyor. Suriye’de ya yerinde saymak ve müdafaa yapmak. Veya ‘En doğru müdafaa taarruzdur’ deyip rest’e restle karşılık vermek. Türkiye şayet ‘Bundan böyle terörist unsurları ülke dışında vuracağım’ söylemini hayata geçirecekse geri adım atamaz. Yanı başımızdaki bu tablonun dışında kalıp olayları seyredemez. ABD’ye bu saatten sonra hiçbir şekilde güvenemez.

***

Türkiye’nin Suriye ve Irak’ta atacağı her adım artık ekonomik riskleri de beraberinde getiriyor. Dolar yükseliyor ve yükselişi sürecek görünüyor.

Türkiye geri dönerse ve kabuğuna çekilirse dolar inmeyecek. Bu yükseliş uzmanların işaretine göre önemli ölçüde psikolojik… Demek ki Türkiye, çıktığı bu yolda sonuç elde edene dek risk sürecek. Demek ki, Türkiye’yi Suriye adımından geri döndürecek hiçbir gerçekçi neden yok. Dolar ancak Türkiye bu mücadeleden güçlenerek çıkarsa düşecek.

***

Büyük Devlet olma iddiasını hayata geçirmek kolay değil. Emperyal güçler bir asırdır bu bölgede hesaba katmadıkları Türkiye’yi hesaba katmak istemezler. Zira onların hesabı ile Türkiye’nin hesabı örtüşmez. Bugüne kadar hep onların hesabına çalışan ve karar alan Türkiye artık kendi hesabını yapmaya başladı. Sorunu da bu olgu yarattı.

Türkiye ile yol almak, yol arkadaşlığı yapmak Türkiye’nin de çıkarlarını kollamakla mümkün olacaksa bunu ABD de istemez, Avrupa da istemez. Öyleyse çıkılan yoldan geri dönmek bir anlamda bedeli çok ağır bir teslimiyet olacaktır. İleri adımları ‘en akılcı’ ve ‘son çare’ biçiminde atmak belki geleceği yakalamakla sonuçlanacaktır.

Türkiye iddiası ve davası büyük ve büyük bir devlet hamlesi yapmıştır. El Bab ve Mümbiç dönüm noktası değil, eşik olayıdır. Daha henüz Ya herru-Ya merru noktasına bile varmamıştır. Geri dönülmez bir yoldayız ve olmak, olabilmek adına hedefe ulaşmalıyız. Hedef revize edilebilir ama feda edilmemelidir.

 

Anadolu’nun bir köşesinden, Trabzon’dan bakış bu şekildedir. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.